Bana bir yol lazım.. Papatyalarla bezenmiş bir patika da olur.. 'Uykuyla dinlenemeyecek kadar yorgunum artık..'
seen from China
seen from Belarus

seen from United States
seen from Belarus
seen from India
seen from France
seen from Maldives

seen from Singapore

seen from China
seen from China
seen from China
seen from Russia
seen from United Arab Emirates

seen from Maldives
seen from India

seen from Australia
seen from United Kingdom
seen from China
seen from South Korea

seen from Colombia
Bana bir yol lazım.. Papatyalarla bezenmiş bir patika da olur.. 'Uykuyla dinlenemeyecek kadar yorgunum artık..'
"harfendaz"
Sesini göresim geldi..
** “Daha çok anlat” dedim.
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız.” **
- Apartman girişindeki lambayı sen mi kırdın Bülent?
+ Hangisini?
- Otomatik yanan, sensörlü lamba.
+ Hayır.
- Komşu görmüş, yalan söyleme. Süpürge sapıyla kırmışsın dün gece.
Önüme baktım.
-"Neden kırdın?"
Cevap yok
-"Hasta mısın evladım? Söyle bana, neyin var, neden kırdın lambayı, yapma böyle."
+"Kırdımsa kırdım, ne olacak! Çok mu değerliymiş?"
-"Lamba senden değerli mi evladım, lambanın amına koyayım, lamba kim? Yöneticiye de dedim. Lambanızı sikeyim, kaç paraysa veririz. Sen değerlisin benim için."
+"Beni görünce yanmıyordu baba."
-"Nasıl ya?"
+"Görmezden geliyordu, yanmıyordu. kaç sefer yok saydı beni."
-"E beni görünce de yanmıyordu bazen, böyle el sallayacaksın havaya doğru, o zaman yanıyor."
+"Hadi ya! Sahiden mi?"
-"Evet. Ucuzundan takmışlar.Bizimle bir alakası yok!"
Babama sarıldım, yıllar sonra.
Hikayenin sonunu biliyorum. Ama insan bazen yanılmayı o kadar çok istiyor ki..