Geceye bırakıyorum içimde kalanları…
Hep diyorum ya...
Her insanın bir hayat hikâyesi vardır.
Ve herkesin hikâyesi birbirinden farklıdır.
Peki benim hikâyemin başrolünde gerçekten ben mi varım?
Ya sizin?..
Hikâyemiz dediğimiz şey; yaralarımızı, yaşanmışlıklarımızı, ailemizi, düşüncelerimizi ve anılarımızı içinde taşıyan uzun bir yolculuktur.
Bazen geçmişe öyle sıkı tutunuruz ki, onu paslı zincirlere vurup kaderimiz sanırız.
Oysa geçmişi değiştiremeyiz.
Yaşanmışlıklar hayatımızın gerçeğidir.
O sayfaları yırtıp atamayız...
Ama hayat hikâyemizi yeniden yazabiliriz.
Geçmişte yaşadıklarımıza yüklediğimiz anlamları değiştirebilir, önümüzde duran yeni sayfalara farklı cümleler kurabiliriz.
Çünkü hikâyenin nasıl devam edeceğine karar veren kişi sensin.
Bu senin hayatın...
Elindeki kalem senin.
Yazdığın kitap da senin hikâyen...
Şimdi derin bir nefes al...
Ve düşün...
Önünde hayatının bembeyaz, boş bir sayfası duruyor.
Geçmiş satırlarda kaldı.
Ama bu sayfa hâlâ yazılmayı bekliyor.
Oraya ne yazmak istersin?
Korkularını mı?
Yoksa umutlarını mı?
Kırgınlıklarını mı?
Yoksa yeniden başlamaya cesaret eden kalbini mi?
Unutma...
Hayat bazen bize yeni bir sayfa verir.
Ama onu nasıl dolduracağımıza yalnızca biz karar veririz.
𝑵û𝒓â𝒛𝒆𝒍 🦋








