İnsan duygularını kontrol edebilen bir varlıkmış. Bazen hissedileni değil hissetmek isteneni hissedermiş.

seen from Australia

seen from Peru
seen from United States

seen from Singapore
seen from China
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Australia
seen from South Korea
seen from Italy
seen from United States
seen from United States

seen from Singapore
seen from Norway
seen from South Korea
seen from Norway
seen from United States
seen from United States
İnsan duygularını kontrol edebilen bir varlıkmış. Bazen hissedileni değil hissetmek isteneni hissedermiş.
Nakil aldırılan okulda hissedilen o pazarda anneni kaybetmişsin hissi
arkadaşlık diye bir şeyin var olduğuna pek inanmıyorum ben. her şey 2-3 gün mesaj atmayışıma veya aramayışıma bakar.. ben yazmadan kimse yazmaz, aramadan da aramaz.. ben kendim gördüm, kendime göre inanmıyorum.. öyle çok arkadaş dediklerimiz, dost dediklerimiz yazmayışların, aramayışların ardından sessizce çekip gitti.. pervane olursun, her derdi dinler, teselli olur, omuz olursun.. yazmasam nolur dersin, kimsede sana yazmaz.. ve acı gerçekler.. onun için pek arkadaş ve dost eksikliği falan hissetmiyorum çünkü alıştım, yok oluşlarına.. keşke alıştırılmasaydım, ben hiç ister miydim?
Hissedilen her şeye cümle kurulamıyor
Dışım Highgarden, İçim Astapor aq. Öyle bir bitkinlik öyle bir sefillik.
ben istiyorum ki herkes gibi olmayalım. sabah işe gidip, akşam geberik şekilde gelip televizyon karşısında o dizi senin, bu dizi benim, reklam aralarını bile değerlendirmeyelim istiyorum. istiyorum ki çıkıp dolaşalım, yalnız kalmayalım. 2 kişiden birer yalnız çıkarmayalım. 2 kişiden 1 olalım. çıkıp dolaşalım, fotoğraflar çekelim. değişik değişik yerlere gidelim. avmlere tıkılmayalım mesela, değişik konulu tasarımları olan cafelere gidelim. kimselerin bilmediği sokaklarda yürüyelim. hep bilmediğimiz yerlere gidelim. otobüs yolculuğuna çıkalım sürekli, arada paraya kıyıp uçağa binelim mesela. havaalanında hayretle izleyelim uçakları. ben seviyorum diye sende sev mesela. napıyor bu değişik diye bakma bana. sen istediğin zaman kitap olabilirsin, bense zor seçip, zor okuduğum için beğendiklerimi okuyayım sadece. öyle tatillere galaksi gibi yıldızları olan otellere gitmeyelim. evlere gidelim. bungalov evleri var mesela, öyle güzeller ki. festivallere gidelim. alalım çadırımızı, her şeyimizi gidip festivallerde çadırda kalalım. güzel müzikler dinleyelim, konserlere gidelim ama öyle oturmayalım vip tribünde. ayakta izleyelim, en önde olmak için uğraşalım hatta. filmler izleyelim, sevdiğimiz oyuncuların filmlerini kaçırmayalım. son model arabalar almaya, villalar dubleksler almaya uğraşmayalım. bahçeli bir evimiz olsun eski olsun yeter ki. ben bunları istiyorum ama kalkıp hamallığını yapacağım işime gideceğim. bir of çekmeli. sadece hayalini kurabildiğimiz şeylere.. offf..
kusursuz insan yoktur, kusurlarını gizleyen insan vardır. kusurlarıyla gelen insanları tercih etmez kendisini kusursuz gösterenlere karşı bir takım hisler beslerseniz, kendi iradeleri dışında kusurları ortaya çıktığında hayal kırıklığına uğrarsınız. çünkü bu kusurlar genellikle sinir ve kavga anlarında ortaya çıkar ve insanın içinden geçenlerin istemsizce dışa vurumuyla ortaya çıkarlar.. ve "sinir haliyle oldu, özür dilerim" deyip geçiştirilirler..
doluyum, anlatamıyorum, anlattırmıyorlar.. derine inmeyenler, yüzeysel kalanlar hiç anlamayacaklar ama anladıklarını sanacaklar..