İkimiz de biliyoruz, sevgilim, öğretebiliriz: dövüşmeyi insanlarımız için ve her gün biraz daha candan biraz daha iyi sevmeyi…”
seen from United Kingdom
seen from United Kingdom
seen from Spain

seen from United States

seen from Poland

seen from United Kingdom
seen from Romania

seen from Germany
seen from United States

seen from United States
seen from Canada

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Brazil
seen from Japan
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United Kingdom
İkimiz de biliyoruz, sevgilim, öğretebiliriz: dövüşmeyi insanlarımız için ve her gün biraz daha candan biraz daha iyi sevmeyi…”
Eğer bir his varsa ve bu hissi yaşıyacaksak bazı önceliklerimiz biz olması gerekiyor
"Yağmur bir daha böyle güzel yağar mı şimdi çıkıp da ıslanmazsak"
İkimiz beni aştık
Seninle aynı evde yaşamak istiyorum. Her sabah yanınında uyanıyorum, kimin hangi işi yapacağını şakacı bir şekilde tartışıyoruz, birlikte evcil hayvan sahipleniyoruz, evimize tencere seti ve yastık gibi sıkıcı şeyler alırken bile gülünç bir şekilde heyecanlanıyoruz, dekorasyon yapıyoruz, birlikte mağazaya gidiyoruz, beraber yemek hazırlayıp yiyoruz. Akşamları pijamalarımızı giyip kanepede birbirimize yaslanıp çizgi dizi izlerken, sarılmış halde oracıkta uyuyakalıyoruz. Gece çişim gelse bile rahatsız olma diye kalkmıyorum. Sen dönerken kanepeden düşüyorsun bende seninle düşüyorum. Gülüşüyoruz..
Belirsizliklerin ortasında, iki eski sevgili, bir zamanlar paylaştıkları aşkın yankılarıyla dolu bir boşlukta dolaşıyor. Birbirlerine yakınlar, ama aynı zamanda uzak; aralarındaki bağ ne kadar güçlü olursa olsun, isimlendiremedikleri bir ilişki içinde sıkışıp kalmış gibiler. Birlikte yedikleri her yemekte, dudaklarında eski günlerin tadı, zihinlerinde geçmişin izleri dolaşır. O anlarda, sanki zaman durur; geçmişle şimdi arasında asılı kalırlar. Geceleri aynı yatakta, birbirlerinin sıcaklığında uyuyup rüyalarında kaybolurlar. Ancak bu rüyalar bile, onların ne olduğunu tam anlamıyla çözemez. Bedenleri birbirine dokunur, kalpleri bir an için aynı ritimde atar, ama sabahın ilk ışıklarıyla birlikte her şey yeniden belirsizleşir. Her dokunuş, bir zamanlar paylaştıkları sevginin izlerini taşır; ama her anın sonunda, yine de cevaplanmamış bir soru kalır: "Biz neyiz?" Bu ilişki, bir uçurumun kenarında durmak gibi. Bir adım daha atsalar, ya birbirlerine yeniden düşecekler ya da sonsuz bir boşluğa savrulacaklar. Ama o adımı atmak, cesaret ister; çünkü adı olmayan bu bağ, belki de en çok bu belirsizlikte, bu karışıklıkta var olabilir. Belki de onların aşkı, artık eski sevgililer olarak, yalnızca geçmişin gölgelerinde, belirsizliklerin ortasında yaşamaya mahkumdur. Ve belki de bu karmaşık ilişki, hem bir sonun hem de bir başlangıcın işareti olarak, kalplerinin derinliklerinde bir iz bırakacaktır.
.
.
.
sadece birbirimize ait olalım..
"Evet, Ben o kalpsiz dediğin kadınım....🍷"
'Z'💐.🌚