Not today Justin

oozey mess
One Nice Bug Per Day

Product Placement

shark vs the universe
Claire Keane
hello vonnie
almost home

pixel skylines
todays bird
Sade Olutola

PR's Tumblrdome
d e v o n

Love Begins
$LAYYYTER
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ

Kiana Khansmith
i don't do bad sauce passes
No title available
Xuebing Du

seen from Malaysia
seen from United States

seen from United Kingdom
seen from Australia
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Germany

seen from Netherlands
seen from Netherlands
seen from United Kingdom
seen from Malaysia
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from Malaysia

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from Singapore
seen from China

seen from India
@suphi
Bir sonbahar yağmuru gibi içim ağlardı
Bir şeyler fakat beni yaşamağa bağlardı.
Boynundaki o cumartesi kokusu Nereden geldi, nereden sızdı yalnızlığıma Sana baktıkça içimden koşmak geliyor…
…
Öpüşmek yasaktı, bilir misiniz, Düşünmek yasak, İşgücünü savunmak yasak
…
Işık kör edicidir, diyorlar, Özgürlük patlayıcı. Lambamızı bozan da, Özgürlüğe kundak sokan da onlar.
Her dilden bir şarkı, her dudakta bir ıslık.
Ne yoksul ahı ne dul hıçkırığı ne hasta iniltisi,
Mesut olmuş görmek isterdim hepinizi! ..
Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem, Boğazımda düğümleniyorsa lokma, Buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa Alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli, Yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa, Denize bile iştahsız bakıyorsam, Hep bu boyu devrilesi bozuk düzen, Bu darağacı suratlı toplum.
Güneşi kucaklamış
kırlarda koşarken küçük kız çocuğu
ben asılı tüm bulutların iplerini kestim
(birkaçı hariç)
‘’ Neden bu kadar sessizsin’’ sorusunu bu aralar o kadar çok duyuyorum ki, rahatsız edici olmaya başladı artık. Hayır, sessiz değilim, kafamın içinde sürekli konuşuyorum, sadece sizi paylalaşacak kadar yakın , samimi ve değerde bulmadığımdan diyemiyorum, sıkılıyorum.
yaşanacak onca güzel şey varken
akılsız bir şaire uydu,
beni güzel hatırla
bunlar son satırlar
deyip gitti
Nahide Hanım söyledi yine
Neden babama yazmışım da
anama şiir döktürmemişim
Kaç kere yazdım
cebimden uçup gittiler
Ben onyedi yaşında beni yıkayan
Anneme şiir yazacak kadar şair değilim
İçlerinden geçenleri anlıyorduk, sölylemediklerini. Yoksulsunuz, iğrençsiniz, diyorlardı, ne giysiniz var dolabınızda, ne iki türlü yemeğiniz, ne de paranız, sevginize karnımız tok, özgürlükse özgürlük bizim için, Sırıtmaya bile gerek duymadan arkalarını dönüyorlar soframıza. Oysa biz alın terimizi bölüşürüz, yağma ve harç bilmeyiz. Tütünü öküz için icat ettik, sürerken bir cıgara içimi dinlensin diye. Öküz bizsek, hani soluk alacak vakit nerde! Bu yüzden hor bakıyorlar bize, kanımızı içtiklerinden. Bencillik en büyük bereket onlara, beylikleriyse en büyük dolap.
Bu turuncu balık diğer turuncu balığa yazıyor
diğer turuncu balık oralı değil
çünkü diğer turuncu balığın gönlünde şu turuncu balık yatıyor
mavi balık için bir şey farketmiyor
o hepsine yazıyor.
ben seni düşünüyorum.
ellerimi uzatırsam fildişi bir tarak gibi
taramak için değil görmek için
saçlarında ıhlamur kokan geceyi.
bu boynundaki bükülüş
hangi duygunun ürünü
sevinç mi tasa mı
yoksa bilinmez bir rüzgâr mı
büken dalında gülü
Onun yüzü
Taze bir yaprak gibi
Kıpırdar durur içimde
Oysa nice güzler geçti
Bunca yaprak döküldü dalından
O günden beri
Anladık ölüme çare yok Kazaya belaya çare yok Saç dökülmesine Yüz buruşukluğuna çare yok Anladık çare yok İşsizliğe de mi yok Açlığa da mı yok Anlamadık gitti Çare yok.
bahardan mıdır nedir
içimde yeniden filizleniyorsun.