Fai_Ryy
hello vonnie
ojovivo
Misplaced Lens Cap
macklin celebrini has autism
almost home
Lint Roller? I Barely Know Her

bliss lane

JVL
wallacepolsom
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Sade Olutola

Kiana Khansmith
RMH
Mike Driver

oozey mess

Andulka
𓃗
No title available

titsay

seen from Germany

seen from Singapore

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Singapore

seen from Australia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States
seen from United States
@suphi
Dizinde bir kitapla
denize karşı oturuyorsun,
bakıyorsun görmüyorsun
okuyorsun anlamıyorsun
kışın gökte kırmızı ısıtmayan
o buz cehennemindeki güneş gibi
kederin bulutu içinde yüreğin,
senin gözün de aklın da başka yerde.
kimi sevsem sensin / hayret sevgi hepsini nasıl değiştiriyor gözleri maviyken yaprak yeşili senin sesinle konuşuyor elbet yarım bakışları o kadar tehlikeli senin sigaranı senin gibi içiyor kimi sevsem sensin / hayret senden nedense vazgeçilemiyor
Şairlere de kızgınım
içimde öldürmeye çalıştığım
seni
besliyorlar
oldum olası teknolojiye öyle pek bi ilgim olmadı. Sadece iş gereği kullanmam gereken bir kaç proğram dışında kalan konularda cahil dahi sayılırım. Hatta bazen telefonda bir işlem yapacakken, yanımdakine “ulan şunu nasıl yapıyorduk” diye sorarım. Şu yapay zeka olayı da bu nedenledir pek ilgimi çekmedi. Yani bugüne kadar, bu kadar konuşulmasına rağmen bi merak edip de bu nedir diye bakmadım. Ta ki geçen günlerde, bir mimar arkadaşla aramızda geçen muhabbetten sonra oluşan meraktan bakmaya başladım. Abi dedi, millet alışmış şu yapay zekaya , yanımıza gelen herkes bir tasarımla geliyor, Allah tan eksiklikleri varda hâlâ tasarımda eksikler ve ölçümlerde hatalar veriyor, eğer ki bunlar da giderilse ve millet bu işi tam öğrenirse , bizim işler yaş. Pek bi önemsemedim, yani ne kadar yaş olabilir ki? Sonuçta yine senin onayından geçmesi lazım deyip kapaktık konuyu. Sonradan ne kadar yaş olabilir konusu kafama takıldığından, biraz uğraşmaya başladım şu yapay zeka işiyle ve ortaya beni dahi tedirgin edecek bir sonuç çıktı. Ve aklıma şu soru takıldı, şu yapay zeka olayı ilerde bazı mesleklerin yok olmasına sebebiyet verebilir mi? Elbette ki faydalı bir şey, ama eksileri ya da zararları ne derece yansır insanlığa?
Normelde günlerce sürebilecek ve yapay zeka ile 1 saat bile sürmeyen bir çalışma örneği.
bu fâni alem için beklentiye giren kalbime de kırgınım.
Gidersen yıkılır bu kent, kuşlar da gider
Ahmet Telli
hiçbir zaman ağlamadım böyle sevimcimden
hiçbir zaman bu kadar yürekten istemedim
beş kıtayı dolduran iki milyar insanın
kucaklayabilmek tekmilini birden
Buraya bir tur atalım mı? 4,5 km uzunluğunda parkura sahip göynük kanyonu. Parkurun bir kısmını yüzerek bir kısmını da yürüyerek geçmek durumundasınız. Tabi ki soğuk suyu sevmeyenler botlarla da kanyonun içerisinde belli bir noktaya kadar ilerleyebilirler. Ama kanyonun sonunda doğal şelaleden oluşan muhteşem havuzda yüzme şansları olmaz. Harika bir doğaya, şelalelere ve doğal havuzlara sahip görülmesi gereken muhteşem bir yer.
Dışardan bir günlüğüne gelen arkadaşım denize gitmek istemesine rağmen buraya götürmeye ikna ettim ve günün sonunda duyduğum ‘keşke denize gitseydik’ lafı canımı hâlâ sıkıyor. Güya çok soğukmuş. İnsanlar garip, ben de.
Burası dalyan kahvesi Ortalık süt mavisi Apostol bu ne biçim meyhane Tabağımda bir bulut Kadehimde gökyüzü
Bir İstanbul bilir seni nasıl sevdiğimi
seni görünce
içime dolan yaşamak sevincini
Ve bir sen bilirsin
nasıl sevdiğimi İstanbul’u.
Rüzgârın direğine takılmış
fesleğenin pencereden uçurduğu uçurtma
yeşil bir yağmurla iniyor ikindiye
çakılıyor göğsüne aylak bir akşamın,
zar altı beşi gösteriyor saat sekiz,
karanlık işler peşinde vakit,
düşler gerçek peşinde.
Boynundaki o cumartesi kokusu Nereden geldi, nereden sızdı yalnızlığıma Sana baktıkça içimden koşmak geliyor…
Her dilden bir şarkı, her dudakta bir ıslık.
Ne yoksul ahı ne dul hıçkırığı ne hasta iniltisi,
Mesut olmuş görmek isterdim hepinizi! ..
Ağzımın tadı yoksa, hasta gibiysem, Boğazımda düğümleniyorsa lokma, Buluttan nem kapıyorsam, vara yoğa Alınıyorsam, geçimsiz ve işkilli, Yüzüm öfkeden karaya çalıyorsa, Denize bile iştahsız bakıyorsam, Hep bu boyu devrilesi bozuk düzen, Bu darağacı suratlı toplum.
Güneşi kucaklamış
kırlarda koşarken küçük kız çocuğu
ben asılı tüm bulutların iplerini kestim
(birkaçı hariç)
‘’ Neden bu kadar sessizsin’’ sorusunu bu aralar o kadar çok duyuyorum ki, rahatsız edici olmaya başladı artık. Hayır, sessiz değilim, kafamın içinde sürekli konuşuyorum, sadece sizi paylalaşacak kadar yakın , samimi ve değerde bulmadığımdan diyemiyorum, sıkılıyorum.