Türk dizilerinin İspanya’yı sarmasıyla beraber ister istemez ben de bu bataklığa bulaşmış bulunuyorum. Yemek yerken, çalışırken, resim yaparken, koltukta öylece hiçbir şey yapmazken bir şekilde izlerken dinlerken buluyorum Brezilya çakmalarımızı. Dalga geçiyor ailem ve arkadaşlarım benimle sık sık.
Ama işte arada bir öyle acayip şeyler söylüyorlar ki o dizilerde beynimden vurulmuşa dönüyorum. Kitabın kötüsü yoktur diye yıllardır söylediğim gibi dizinin de kötüsü yokmuş meğer. Gözbebeklerini büyütecek tek bir cümle 350 sayfa saçmalık okumuş olmana değiyor. Bir bölümde geçen tek bir replik, 39 bölüm fenalık geçirmiş olmana değiyor. Mesela az önce dedi ki bir karakter:
“Bir şeyler yaşayıp hiçbir şey yaşayamamış olmanız aslında çok şey yaşadığınızı gösterir. Zira sadece bir şeyler yaşamış da olabilirdiniz.”
Ağzım açık kalakaldım o dandik diziden yükselen bu ağır felsefe öğretisine. Muhtemelen bu şekilde söylemiyordu esas kızın arkadaşı ama tam olarak bunu söylüyordu ve ben ağzım açık televizyona bakıyordum.