"Bekle Beni" İkinci dünya savaşının en kanlı günlerinde Gazeteci Simonov sevgilisini bırakarak mecburi göreve, savaş muhabirliği yapmaya cepheye gidiyor. Alman Nazi ordusu Moskova ve Stalingrad'ı kuşatmış vahşice her geçen gün baskısını arttırıyor. Bu zulme dayanamayan Simonov gazetecilikten askerliğe geçiyor. Yarbay rütbesiyle bir gece, diğerleri gibi cehennemi andıran bir gece, yarı beline kadar çamura battığı, sağına soluna top ve şarapnel parçalarının düştüğü, başının üzerinden vızır vızır mermilerin uçuştuğu bir gece, her zamanki gibi sevdiği kadını, güzeller güzeli Valentina Serova’yı düşünürken, bu kadına karşı duyduğu aşk ve hasretin dayanılmaz bir hale geldiğini hissediyor. Bütün eti bütün kemikleri, bütün sinirleri, elleri, gözleri, beyni o anda hemen oracıkta Serova’yı istiyor. Ve alıyor kalemi eline bir şiir yazıyor. İzne çıkan bir askerden şiiri gazeteye götürmesini istiyor. Savaş bütün vahşetiyle devam ederken Simonov şiiri unutuyor. Lakin bütün bir savaş boyunca cephenin göbeğinde savaşanlardan, Rusya’nın çok uzak ve griler içindeki Kuzey limanlarında görev yapan bahriyelilerine kadar bütün bir Sovyet ordusunda bu şiir hem subaylar hem de erler tarafından ezberleniyor. O dönemde cephede vurulup ölen ya da yaralanan tüm Sovyet askerlerinin tam kalplerinin üzerine denk gelen göğüs ceplerinde, ya gazeteden kesilip çoğaltılmış ya da kargacık burgacık harflerle yazıya dökülmüş bu şiir çıkıyor. Cem Karaca'nın da söylediği şiirde şöyle diyor: Bekle beni, bekle beni geleceğim Bütün gücünle bekle Karlar tozarken bekle Bekle beni gelecegim Serova gerçekten onu bekliyor ve savaş bitince Simonov ile evleniyorlar. Rivayet o ki. Rusya'da kutsal kitaptan sonra en çok okunan metin bu şiirdir. Ürün adedi: 1 Kargo Dahil Fiyat : 45 ₺ İletişim : 05386561056 #beklebeni #cemkaraca #karahindiba #necklace #yasayankolye #kamagaci #ipekoz
















