Uzun zaman sonra eve dönmenin en kötü yanlarından biri , yarım bıraktıklarında ya da hala kusursuz güzellikte duran anılarla karşılaşınca onlarla baş etmek. Baş edemedim tabi “ o yaz evinin içinde denize nazır , sabaha kadar bekledim seni “ derken dalgalar dedi ki “ gelmeyeceksin “ dedi. Birden çıktım viraneden koşa koşa indim kumsala , rüzgardan önce Sezen vurdu yüzüme , geri dön dedi , başka sevgiler de teselli bulacağını da söyledi tükeneceğimizi de , gittim Ayhan abinin yanına gelmedi demi dedim , gelse burada hala bekler miydim dedi , bende çöktüm yanına , Sezen hala çalıyordu arkada iskelenin ışıklarına baktım durdum , güneş batmaya başlayınca o güzelliği denize çekti beni. Siz gündüz kara da gün batımında denizde olan Denizkızı gördünüz mü ? Görmediyseniz o benim , kalabalıkta denize girmeyen ben herkes yemek vakti ve günün en güzel saatlerinde evlerine dönünce ortaya çıkarım ben , sizlere sırrım olsun denizin de gününde hayatın da en güzel zamanları bu zamandır, denize , gün batımına ve bana aşık olabilirsiniz bu saatlerde güneşin son ışık demeti deniz suyuna değince cadılar bunu alır, büyülerinde kullanırmış, bir de deniz kızlarının gözyaşları bir tek bu saatte düşermiş , bazı göz yaşları inci olur bazıları ise denize tuzunu verirmiş , benim evin önü daha tuzludur. Bir kaç gün telefonuma Yunan hattı karıştı radyoda kalimera canımlarla dolaştım, adada botumuz battı, sadece bot değil o gece orada bir çok hayalimiz bir fotoğraf karesiyle battı siyah poşete çok şey koyduk kaldırdık. Yine de hayatın , dünya güzel bir yer ,hisler çok güzel, bizler güzel olmasakta dediği yerlerine şahit oldum. Kısıtlı imkanla anıları olan o an’ları sizinle paylaşıyorum.