Karsilasmalar en beklenmedik anda gelir. Bu bilindik bir gercektir. Beklerken olmaz. Her sabah acaba onu gorur muyum, durakta, markette, allahin belasi mahallenin bir kosesinde karsilasir miyiz acaba diye evden cikmalara neredeyse alismisti bunyesi. Ali'yi gormek Handan icin ancak bir buyuk tesadufun eseri olabilirdi. Ali icin mi? O konuya getirilebilecek bir yorum yok malesef. Handan'in zihninde donen iki kurgu vardi. Karsilasmak aylardir hasret oldugu yuzu gormenin icini rahatlatmasi olacakti. Bu denli yakin gecip birbirine uzak olmak ve asla tesaduf etmemek ise icini kemirip duracakti. Ozlem ne garip bir sey. Belki bir karsilasmanin yaratacagi dagilma hissini bile unutturuverir kimi zaman insana. Bir de nasil karsilasacaklari mevzusu vardi tabi. Insan evinden her daim hazir nazir bakimli bir halde firlamiyordu elbet dışarıya. Burasi hikayenin komik kismi. Handan saydigi gunlerin bir cogunda uyanip kendine ceki duzen vermeden markete ugramaz, kapinin onune cikmaz olmustu. Gel gelelim gunler birbirini kovalarken artik umitlerde kendini tuketmeye baslamisti. Beklenmedik andan soz etmistik az once. Gunler kendini devirirken Handan tarafindan sayilarak geciyordu. 100 gunu doldurali bir kac vakit olmustu. Ve artik bir insanin bir insani tesadufen gorme umidinin yitip gitmesi tam da bu vakitlere rastliyordu. Handan sabah boş, aslinda rahat bir gune acti gozlerini. Uyandigi gibi çayı koyma adetinden hala vazgecmemisti, ilk is cayi koymustu. Ardindan elini attigi sigara paketinin boş olmasina bir sitem etti "Kahretsin" Gunun ilk sigarasina verdigi onemi hicbir seye vermiyordu galiba. Uyandiginda pakette bulamadigi sigara gune kotu baslamak icin bir sebepti ozetle. Aksamdan kalan makyaji, darma duman saclarina aldiris etmeden pijamalarinin uzerine gecirdigi montu ile kendini disari atti. Ankara'nin soguguna aldiris etmeden atkisini boynuna dolamadan cikmasina caddeye iner inmez sovmeye baslamisti bile. Alelacele marketten cikarken sigara paketini acmakla mesguldu. Her seyin ters gittigi gun boyle olur, sigara paketi de olmasi gerektigi gibi acilmamis kapagi elinde kalmisti. Yolda yuruyerek sigara icmekten cok hoslanmasa da su an bunu dusunecek hal yoktu. Bir sigarayi dudagina oturtup yakti. Handan ilk nefesi cekerken sinirden eser kalmamis hafiflemis hissediyordu kendini. Basini kaldirmasiyla hissettigi hafiflik hissi yerini tedirginlik, heyecan ve adini birbirine karistirdigi bir cok duyguya birakti. Günlerdir "bir gorsem" diye kalbinden aklindan düşürmedigi Ali karsisindaydi iste. Ufak bir sarilma, sonrasinda nasilsinla baslayan bir kac soru. Handan sohbeti bir sure sonra duymaz olmustum sozler yerini sadece bir ugultuya birakmisti. Kafasinin icinden siyrildigindaysa gercekten karsilikli duran iki insan ve bir sessizlik vardi ortada. Eli sacina gitti orada kaldi. Veda vakti. Nasil vedalasilir ki simdi bu insanla. Handan kafasinda olusturamadigi vedalasmayla, disaridan sacma gorulecek bir ayriligi gerceklestirdi. Bir kac adim attiktan sonra ilk aklina gelen elinde icmeye devam ettigi sigarasi oldu. Yoktu. Muhtemelen dusurmustu. Gozleri dolu dolu yuruyup evin kapisina zor atti kendini. Anahtar kilide oturmamakta israrciydi. Bir kufur de anahtara. Sonra eve girer girmez karşılaştığı aynadaki yuzu ile şoka girdi. Aylardir bekledigim karsilasma su halimle mi olacakti demekten kendini alamadi. Sis gozleri, yarim yamalaka sulanan gozleriyle akmaya calisan makyaji, uzerindeki pijamalar ve darmaduman saclari.. Belki de en son dusunulecek seyi dusunup kendini durduruyordu. Durdurmasa caresizligin dehlizine kapilip saatlerce dusunur, aglar, kendi haline uzulurdu cunku. Kahvaltiyi hazirlamaya koyuldu dusuncelerden bir nebze arinabilmek icin. Kalbindeki tum karanliga ragmen, masaya iki tabak koyup Ali'nin kapiyi calmasini ne denli istedigi fikrindense tirim tirim kacti. Kahvaltiyi hazirlayip sakinligini korumaya calisarak masaya oturdu. Handan cayindan bir yudum alirken calan zil ile irkildi. Kapiya tereddutlu kalbi agzinda gitti. Neden heyecanlandigini sorsalar o da aciklayamazdi gerci. Gelen elinde zeytinli acmalarla Tulin'di. Aksam kahvalti icin sozlestiklerini tamamen unutmustu Handan. Yuzundeki yalanci tebessum Tulin'in "Neler oluyor?" demesini kacinilmaz kildi. Handan; "Kahvaltiya gecelim kendine cay koy, anlatacaklarim var"