Sayıştay’ın raporunu bile yalanlayabildiler, öyle bir durum!! #kazadeğilcinayet #şehitdeğilkurban #BartınAmasra 🥀🥀🥀😡 https://www.instagram.com/p/Cj3usFwsKeT/?igshid=NGJjMDIxMWI=

seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from China
seen from China

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from India

seen from Brazil
seen from China

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Malaysia
seen from Congo - Kinshasa

seen from Italy

seen from China
seen from China
seen from United States
Sayıştay’ın raporunu bile yalanlayabildiler, öyle bir durum!! #kazadeğilcinayet #şehitdeğilkurban #BartınAmasra 🥀🥀🥀😡 https://www.instagram.com/p/Cj3usFwsKeT/?igshid=NGJjMDIxMWI=
anladın mı dedi!? anladım dedim anladım!! #kazadeğilcinayet #kazadeğilkatliam #şehitdeğilkurban #bartın 🌹😡 #amasra 🌹😡 #kamuVinsAnlıkspotu ✌️ https://www.instagram.com/p/CjyLWq4sA7o/?igshid=NGJjMDIxMWI=
gerçeklere hoşgeldiniz!! #şehitdeğilkurban 😡 #kazadeğilcinayet 😡 #kazadeğilkatliam 😡 #bartın 🌹😡 #amasra 🌹😡 https://www.instagram.com/p/CjyIAtNM9wl/?igshid=NGJjMDIxMWI=
kabul etmiyoruz, CHP dahi olsa!! #şehitdeğilkurban #kazadeğilcinayet #kazadeğilkatliam #bartın 🌹😡 #amasra 🌹😡 https://www.instagram.com/p/CjyHnmOsAaa/?igshid=NGJjMDIxMWI=
diazem niyetine kaza kader şehit söylemleriyle yine narkozlamaya oynuyorlar hepimizi aptal yerine koymaya çalışarak da o eskidendi!! çağ değişti nesil değişti dünyayla bağlantı halindeyiz, bunları artık anaokulu bebeleri bile yemiyor!! almanya’da niye kimse ölmüyor son otuz kırk yıldır, açın bakın internetten madenleri nasıl gelişkin çağa uyumlu!! bu buz gibi cinayettir, katliamdır!! bu söylemler artık geçerli değildir!! çağın gerçeği değildir!! dayatmayı bırakıp Almanya gibi madenleri modernize edin bakalım kadere kısmete!! hepimizin canı sizinki ailenizinki kadar değerli!! #bartın 🌹😡 #amasra 🌹😡 #kazadeğilcinayet 😡 #kaderdeğilcinayet 😡 #kaderdeğilkatliam 😡 https://www.instagram.com/p/CjyBJozsbcT/?igshid=NGJjMDIxMWI=
#Bartın️ #Amasra da yerin derinliklerini kazarak, alın teri dökerek, helal kazanmak maden işçisinin kaderidir şüphesiz. Bu kederler dolu son; kaderleri olmamalı, olamaz... Türkiye; bir daha bu acıları yaşamamak için ne gerekiyorsa yapmalıdır. Genç yaşta yitirdiğimiz kardeşlerimizin yakınlarına başsağlığı, hastanelerde tedavi görenlere acil şifalar diliyorum. Allah rahmet eylesin... #bartınpatlama #kazadeğilcinayet https://www.instagram.com/p/Cjw1kOlqYf2Tr3GTq2770fayxC5yscLqtH1MBo0/?igshid=NGJjMDIxMWI=
Katliam sürüyor: 2015'in ilk 6 ayında en az 794 işçi yaşamını yitirdi
Geçtiğimiz günlerde Manisa'da mevsimlik tarım işçilerinin hayatını kaybetmesi tartışılmaya devam ederken 2015 yılının ilk altı ayında en az 794 işçinin hayatını kaybettiği ortaya çıktı.
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi'nin hazırladığı raporda, "2015 yılının ilk altı ayını kapsayan iş cinayetleri raporumuza göre en az 794 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğini tespit ettik... Yaşamını yitiren işçilerin 50'si kadın, 26'sı çocuk, 222'si yaşlı ve 37'si göçmen" ifadeleri yer aldı.
Rapordan bazı başlıklar şöyle:
Yazılı, görsel, dijital basından takip edebildiğimiz, emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ile işçiler, işçi yakınlarının bildirimleri ışığında tespit edebildiğimiz ve her gün güncellenen bilgiler ışığında 2015 yılının ilk altı ayında yaşanan iş cinayetleri şöyle: Ocak ayında en az 128 işçi, Şubat ayında en az 85 işçi, Mart ayında en az 139 işçi, Nisan ayında en az 133 işçi, Mayıs ayında ise en az 162 işçi, Haziran ayında ise en az 147 işçi yaşamını yitirdi. Böylece 2015 yılının ilk altı ayında iş cinayetlerinde en az 794 işçi can vermiş oldu...
2015 yılının ilk altı ayında en az üç işçinin can verdiği katliamlara bakarsak:
* 10 Ocak’ta Trabzon Çaykara’da yapımı süren Balkodu-2 HES tüneli inşaatında tünel dışında arızalanan jenaratörü tamir etmeye çalışan 5 işçi çığın altında kaldı. Hazırlanan bilirkişi raporunda meteorolojinin yaptığı çığ tehlikesinin dikkate alınmadığı ve işçilerin zorla tamire gönderildiği tespit edildi...
* 5 Şubat’ta Mersin Erdemli’de İliri-Karagözler Narenciye ve Sebze Meyve Paketleme Fabrikası’nın bahçesindeki yatakhane bölümünde elektrik kontağından yangın çıktı ve 3 işçi yanarak can verdi. Konteynırın hiçbir maliyeti olmayan ikinci çıkış kapısı yoktu. Maliyeti 250 TL bile olmayan bir yangın algılama düzeneği ve maliyeti 100 TL bile olmayan bir kaçak akım rölesi bulunmuyordu. İşçiler 100 km uzaktan geliyor ve servis pahalı olduğu için yatakhane kullanılıyordu.
* 29 Mart’ta Şanlıurfa Akçakale’de Suriyeli mevsimlik tarım işçilerinin kiraladıkları minibüs devrildi ve 12 işçi can verdi. Haseke’den akrabalarının çalıştığı Ankara’da pancar toplamak için gelen Suriyelilerden dördü çocuktu ve adlarını bile öğrenemedik...
* 3 Nisan’da Gümüşhane’de nakliye şirketine ait kamyon devrildi ve 3 işçi can verdi. Şehirlerarası taşımacılık işinden dönen işçilerin ikisi çocuktu... * 24 Mayıs’ta Ankara Kazan’da bulunan Bolu Çimento’da tıkanmayı açmaya çalışan 3 işçi sıcak malzemenin altında kaldı. Can veren işçilerin ikisi mühendisti...
Elimizdeki bilgiler ışığında 2015 yılının ilk altı ayında tespit edebildiğimiz 794 iş cinayetinin işkollarına göre dağılımı şöyle...
İnşaat, Yol işkolunda 184 işçi; Tarım, Orman işkolunda 170 emekçi; Taşımacılık işkolunda 117 işçi; Ticaret, Büro, Eğitim, Sinema işkolunda 59 emekçi; Belediye, Genel İşler işkolunda 51 işçi; Metal işkolunda 29 işçi; Gıda, Şeker işkolunda 22 işçi; Madencilik işkolunda 22 işçi; Enerji işkolunda 22 işçi; Savunma, Güvenlik işkolunda 20 işçi; Elimizdeki veriler ışığında çalıştığı işkolunu belirleyemediğimiz 20 işçi; Çimento, Toprak, Cam işkolunda 14 işçi; Gemi, Tersane, Deniz, Liman işkolunda 12 işçi; Sağlık, Sosyal Hizmetler işkolunda 12 işçi; Petro-Kimya, Lastik işkolunda 10 işçi; Ağaç, Kağıt işkolunda 8 işçi; Konaklama, Eğlence işkolunda 8 işçi; Tekstil, Deri işkolunda 6 işçi; İletişim işkolunda 4 işçi; Basın, Gazetecilik işkolunda 2 işçi; Banka, Finans, Sigorta işkolunda 2 işçi can verdi...
Kaynak: soL
Tarım işçileri kimin kurbanı? – Nurcan Baysal (T24)
Bugün yine tarım işçileri feci bir kazayla can verdiler. Manisa’nın Gölmarmara ilçesinde tarım işçilerini kasasında taşıyan kamyonet, süt tankeri ile çarpışınca, asma yaprağı toplamak üzere bağa giden tarım işçileri öldüler. Ben bu satırları yazdığımda 13’ü kadın olmak üzere 15 tarım işçisi can vermişti.
Bir milyona yakın tarım işçisinin çalıştığı Türkiye’de, tarım işçileri sadece kazalarla gündeme geliyor maalesef. Yediğimiz sebze ve meyvenin sofralarımıza ulaşmasını sağlayan bu insanlar, hala birçok haktan ve insanca çalışma koşullarından mahrumlar.
Tarım işçilerinin en çok hangi Bölgelerden olduğuna baktığımızda, devletin deyimiyle GAP Bölgesinden olduğunu görüyoruz. Yani bu insanlar dünyanın en büyük kalkınma projelerinden biri olarak birçok çalışmaya konu olan, GAP (Güneydoğu Anadolu Bölgesel Kalkınma Projesi)’nin uygulandığı bir Bölgeden geliyorlar. Ve yine tarım işçiliğinin Türkiye’deki artış seyrine baktığımızda, özellikle GAP Projesinden sonra mevsimlik tarım işçiliğinin gündeme girmeye başladığını, her yıl hızla arttığını ve sonunda GAP illerinde yaşayan insanların ciddi bir kısmının mevsimlik tarım işçisi olarak ülkenin Batısına her yıl kamyon kasalarında taşındığını görüyoruz.
Bir sorun var ortada…
Belli ki Türkiye devletinin dünyanın en büyük kalkınma projelerinden biri olarak gururla gösterdiği GAP Projesi, bu insanlara refah getirmek şöyle dursun, tam tersine Bölgedeki insanların köleleşmesine hizmet etmiş durumda. GAP illeri olarak da adlandırılan Adıyaman, Urfa, Diyarbakır, Batman … gibi birçok şehir birer “ırgat” kentine dönüşmüş durumda. Sadece Adıyaman’da 60 bin kişi (bilinen) tarım işçisi olarak çalışıyor. GAP’ın merkezi Urfa ise Türkiye’de mevsimlik tarım işçiliğinin en yoğun olduğu il, Türkiye’nin 48 iline işçi gönderiyor.
Nitekim Adıyaman ve Urfa’da birçok kişi GAP’ın yarardan çok zarar getirdiğini söyler. Adıyaman’a gittiğinizde sizi beyaza çalmış toprak karşılar. Dünyanın en büyük 3. baraj gölü olan Atatürk Barajı Adıyaman’ın verimli tarım arazilerini çölleştirmiştir. Bugün Adıyaman’ın mevsimlik tarım işçilerinin hemen hemen tümü toprakları baraj suları altında kalan ve yoksullaşan emekçilerdir. Adıyamanlıların çoğu “devlet toprağımızı elimizden aldı, yoksullaştık” der.
Bu söylem GAP illerinin çoğunda geçerlidir. Zaten bu illerde durumu anlamak için uzun uzun istatistiklere bakmaya da gerek yoktur. Şöyle çıplak gözle GAP illerini dolaştığınızda bile kahvede oturanların çokluğundan, yol kenarındaki amele pazarlarından, sokakta dilenenlerin bolluğundan ekonomik durumu anlamak mümkündür.
Bu noktada şu soruyu sormak durumundayız?
Bugün yiten 15 canı, bu ülkenin tarım ve kalkınma politikalarından ayrı düşünebilir miyiz?
Tabi ki hayır!
Bunca yıl GAP projesinin gidişatını yakından takip etmiş biri olarak, en hayıflandığım konu da, yıllardır projenin bu kötü gidişatını görmelerine rağmen, yöneticilerinde bu gidişatı durdurmaya yönelik en ufak bir silkelenmenin olmaması. Sürekli başka yerlere atama bekleyen idarecileri, Bölgeye gelmek istemeyen çalışanları bir kenarda duradursun, GAP Projesi her iktidarın elinde Bölge halkına sunulan bir havuç olarak kullanıldı. İdareciler pişkin pişkin koltuklarında oturup Bölge halkını bilmem kaçıncı teşvik paketiyle, bilmem kaçıncı mastır planla, yok efendim şu kadar alan sulanacak, Bölgeden şu kadar tarımsal ihracat gerçekleşecek, Bölge tarımsal üretim üssü olacak… vs. diyerek 20 yıldır oyalarken, GAP’ın yarattığı olumsuz etkiler sonucu topraklarını kaybeden insanlar yollarda can veriyor.
Bugün yiten 15 canda bu yanlış kalkınma politikalarını uygulayanların da sorumluluğu var!