His boşluğu ve iç burkulması diye bir şey varmış..
seen from Ukraine

seen from United States

seen from Germany
seen from Germany
seen from Netherlands
seen from United States
seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from United States
seen from Germany
seen from Canada

seen from Malaysia
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from China

seen from United Kingdom
His boşluğu ve iç burkulması diye bir şey varmış..
bakırköy filiz sokakta çeyrek yıla yakın kuruyemişçilik yapıyor kemal abi. yıllardır önünden her geçişimde birbirimize selam vermemizle,sonrasında alış verişle başladı sohbetimiz. mizah yazarı olduğumu öğrenince gözleri ışıldadı. o kadar yoğun bir sevdası var ki mizaha,sanki daha bu hafta bayilerde imiş gibi çok eski dergilerden karikatür,espirilerden demetler sundu. sonra her rast gelişimizde mizah üzerine konuştuk. yazdığım dergiler başta olmak üzere,arşivimden götürdüğüm dergileri verdiğimde nasıl mutlu olduğunu anlatamam. sonraları çay sohbetlerimiz başladı.bi taraftan lebleli kavururken bir taraftan sonu gelmez sohbetler yapıyorduk.arada ağzıma attıım sıcak leblebi bazen kesmeye çalışsa da ,ağzımdan leblebi parçaları fışkırarak konuşmaya çalışyordum. bi gün nasıl olduysa mizahtan sait faik e geldi konu. mizah sevdasına tur bindirmiş bir sait faik hayranlığı vardı. tüm kitaplarını,tüm hikayelerini,hikayelerdeki tüm karakterleri şiir gibi ezberlemiş olduğunu görünce aklım gitti.ben de tüm külliyatının her tozlarını alarak sait faikçi sanıyormuşum meğer kendimi. hakkında o kadar şey biliyor ki, kendisinin bile haberi yoktur sait faik in . halasından bahsediyor,tedavi için yurt dışı seyahatlerinden,yalavoda ailecek çektirdiği fotoğrafı yorumluyor,daha neler neler. ’ abi paris e gittiğinde air france uçak biletinin seri numarası kaç’ dedim. bi an durakladı. ’ eyvah söyleyecek galiba’ dedim. gülümseyip, ’ güzel espiri ilker’ dedi. bu gece de uzun uzun sait faik konuştuk. her şeyi çözmüşte ,mektuplardan derlenmiş karganı bağışla “affet sevgili arkadaşım. coşuyorum. karganı bağışla. ben şeametkargası değil, hasret kargasıyım. boş, upuzun, buğdaysız kerpiş bir tarla üzerinde uçuyorum. uzakta bir kumral, ince güzel başak var. ümitle dolu bütün ovayı ihtiyar sesle doldurarak oraya doğru koşuyorum. nevin, seni seviyorum. yıllar yılı benden küçük ablacığım. kurbağalar, benim düğünümde misafir gelir misiniz? adlı mektupta ’ kargano bağışla’ nın tam olarak ne olduğunu çözememiş. ’ sanırım dönemin jargonu’ diyor. bi de ’ aptalca gülen adam’ hikayesindeki adama kızıyor. ’ sait in hikayelerinde sevmediği tek insan bu adamdır.ama çok pis gülüyor ibne’ diyor,sanki görmüş gibi.. iki hurma,iki ceviz,bi avuç kabak çekirdeği,yarım da kabuklu yer fıstığı( açarken biri yere düştü) yedim. üç çay içtim. uğurlamada kapı önünde bi kaç hikayesini daha irdeledi. az biraz yol almışken ardımdan bağırdı. ’ ilker swing çizgi romanındaki bay blöf karakterine benziyorsun’ …
Abi servistekiler servis şöförüne Kemoş diyo
Ya koskoca Kemal Abi lan o! Herif koltuğunun yanında levye tutuyor ya İnsanda nasıl bir güven vardır da servis şöförüne kemoş der ya. Erkekler falan da diyo lan. Anlamadım gitti.