
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from Germany

seen from Russia

seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Germany
seen from United Kingdom
seen from Yemen
seen from Japan
seen from Brazil
seen from United States

seen from United States
EVRİME GÖRE CANLILIĞIN EVRİLME SÜREÇLERİ BAKTERİLER
Evrimcilere göre koeservat denilen birkaç biomolekülden ibaret oldukları varsayılan basit yapılar değişip gelişerek bakterilere evrilmişlerdir.
Pagan bir dine dönüşen felsefelerinin ortaya koyduğu inançlarına gözü kapalı uyan ateistler olur mu olmaz mı diye soruşturmaya gerek duymadan “bakteriler koeservalardan evrildi” der geçer.
Evrimciler böyle der geçer ama biz öyle yapmaz; olur mu, olmaz mı diye araştırır, soruştururuz.
Canlı hücreleri insanlığın tarihinde karşılaştığı en kompleks yapılardır. Farklı yapılarda iki bine yakın proteinin canlılığın olmazsa olmaz özelliklerine uygun yapılanması sonucu oluşurlar. Bu nedenle canlı hücreleri ultra ultra kompleks yapılardır.
Proteinlerin yapısını bilenler bu tür oluşumların imkansız olduğunu da çok iyi bilirler.
Evrimcilerin ilk canlı hücresinin oluşumu evrimin konusu değildir demelerinin gerçek sebebi budur.
Nitekim ateist prof Richard Dawkins "bir canlı hücresinin rastlantılarla oluşması olanaksız hemde çok olanaksızdır" sonucuna vararak bu konuya noktayı koymuştur.
Sonuçta şunu rahatlıkla yazabiliyoruz.
Tüm canlı türleri gibi bakterilerde uygun yer ve zamanlarda yeterli cins ve sayılarda yaşamaya ve üremeye hazır halde eksiksiz var olmuşlardır.
Kademeli oluşmaları imkansızdır.
KOESERVATLAR NE İMİŞ?
Koeservatlar evrimcilerce ilkel canlı kabul edilir.
Koeservatların Özellikleri:
Bir sıvı içerisinde bir arada duran protein , enzim ve benzeri maddelerden oluşan kümeler
Dış ortamdan ayıran zarları vardır.
Büyüme ve çoğalma yetenekleri vardır.
PH değişimlerine karşı dayanıksızdırlar. Ancak dayanıklı olarak evrimleşerek hayatın öncüsü olan organik molekül kümesini oluşturmuştur.
Brown ( titreme , sigillenme) hareketi gösterirler.
Hücresel zar yapma ve büyük molekülleri sentezlemek için gerekli enerjiyi organik moleküllerin bağlarındaki kimyasal enerjiden sağlar.
Proteinler ve yapıları... Öyle rastlantılarla oluvermiş gibi görünmüyorlar. Ayıca proteinlerin ve enzimlerin oluşmaları için bilgi gerekir. O bilgi de DNA da var. DNA olmadan protein ve enzimler oluşur mu?
Cevap: Yukarıda yazılanlar GERÇEK kanıtlara dayanmayan tipik evrimci iddialarıdır. Çünkü gerçek olmak zorundadır. Aksi halde evrim temelden çöker.
Her şeyden önce cevaplanması gereken proteinler enzimler ve benzeri maddeler rastlantılarla oluşmuş mudur sorusudur.
Evrimcilerimiz bu soruya oluşmuştur cevabını verir ama kanıt gösteremezler.
= = = =
Heterotrof hipotezini destekleyen varsayımlar.
İlkel atmosfer bugünkünden farklı yapıda idi .
İlk canlı oluşmadan önce organik moleküller oluşmuştur.
İlk organik moleküller ilkel atmosferdeki gazlardan yapılırlar.
İlkel canlı cansız maddelerin uzun süren kimyasal evrimi ile oluşur basit yapılıdır ,hazır besinle beslenir , oksijensiz solunum yapar.
Fotosentezin evrimi ile ilkel atmosferin yapısı değişmiştir. Atmosfere oksijen girmiştir.
oksijenli solunum fotosentezden sonra evrimleşmiştir.
Suyun olduğu yerde fotofosforilasyon yoluyla oksijende oluşur. Bu nedenle evrimcilerimizin ilk dönemlerde OKSİJEN yoktu masalı güme gider.
Cevap: Yukarıda yazılanlar GERÇEK kanıtlara dayanmayan evrimciler özel oluverdi gidiverdi, bitiverdi edebiyatıdır.
Bir evrimci bunları GERÇEK kabul eder. Çünkü buna mecburdur.
İlkel denilen atmosferde su buharına olması, FOTOFOSFORİLASYON olayı, fotosentez olayı için gerekli olan klorofilin yapısı bile bütün bu iddiaları yerle bir eder.
Alıntı:
Hipotez iki yönden önemlidir.
1.Evrimci bir anlayışa sahiptir.
2.Miller bu konuda başarılı deneyler yapmıştır. Fakat deneyde kullanılan gazların ilk atmosferde var olduğunun ispatlanması söz konusu değildir.
Uzun sürede oluştuğu belirtilen maddelerin , Miller deneyinde bir hafta gibi kısa bir zamanda oluşturulması bu hipoteze karşı tenkitlere yol açmaktadır.
Miller - Urey deneyi aminoasit elde edimi için ÖZEL tasarlanmıştır. Ayrıca gerçekçide değildir.
Halbuki evrim aminoasitlerin ardından proteinlerin ardından canlı hücresinin rastlantılarla oluştuğunu iddia eder ki bu imksnsız kere imkansız kere imkansızdır.
Cevap: Bir deneyin EVRİMCİ anlayışa sahip yapması özel bir değer kazandırmaz. Bilimsel yönden değerliliği yanlış ya da doğruluğu ile doğrudan ilgilidir.
Miller - Urey deneyinin özel olarak aminoasit elde edimi için düşülmüş, kurgulanmış, hazırlanmış olması evrime kanıt olma açısından değersiz ve geçersiz kılar.
Kaldı ki proteinler basit aminoasit yığınları değildir. Canlı ücrelerindeki görevlerine uygun özel yapılarının olması yukarıdaki varsayımların tümünü temelinden yıkar.