"Sadece Kuran yeterse nasıl namaz kılacağız?" diyen kardeslerime ithafen gelsin ✨
seen from United States
seen from Pakistan

seen from United States
seen from United States

seen from China

seen from United States
seen from United States
seen from Saudi Arabia

seen from United States
seen from China

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from China
seen from Germany

seen from United States
seen from Russia

seen from United States
seen from Russia
seen from United Kingdom
"Sadece Kuran yeterse nasıl namaz kılacağız?" diyen kardeslerime ithafen gelsin ✨
“Ve onların aralarında birtakım bilgisizler vardır ki, Kitap'ı değil, yalnız arzularını bilirler; ve onlar yalnız zanlarına uyarlar.” (Bakara,78)
Biz Kuran'a bir tarih kitabı olarak bakalım diye gelmedi, ayetleri tarihselleştirirsek bu kitap bizim için öğüt olmaktan çıkar.
Allah'ın burada yerdiği davranışlar var. Nedir onlar?
Gönderilen kutsal kitabı bilmemek ve bunun sonucunda kitaba uymamak, arzularını bilip onlara uymak ve zanna uymak Kuran'da Allah'ın yerdiği davranışlardan.
‘Bunları yahudilere diyor.’ diyip sıyrılmak mı Allah'a sorumluluk bilincinin sonucu yoksa, 'Bunlar Allah'ın hoşnut olmayacağı davranışlar, eğer ben de benzeri şeyleri hatta aynılarını yaparsam aynı muamele ile karşılaşırım. Dikkatli olmalıyım.’ demek mi?
“İnsanlara iyiyi ve güzeli emredip de öz benliklerinizi unutuyor musunuz? Üstelik de Kitap'ı okuyup durmaktasınız. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız?” (Bakara,44)
66 - Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün, “Keşke Allah’a ve Resûl’e itaat edeydik” diyecekler. 67 - Yine şöyle diyecekler: “Ey Rabbimiz! Biz önderlerimize ve büyüklerimize itaat ettik de bizi yoldan saptırdılar.” 68 - “Ey Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları büyük bir lânete uğrat.” (Ahzab)
“Kur'an'a sımsıkı bağlı olunuz ve onu kılavuz ve rehber edininiz. Zira o, alemlerin Rabbinin kelamıdır. O'ndandır ve O'na döner. (Sizi de O'na çeker)” (Ramuz El-Hadis, 2. Cilt, s. 317, no 10)
“Allah'tan başka ilah olmadığına ve Benim O'nun elçisi olduğuma şehadet ediyorsunuz değil mi? Öyleyse müjdeler olsun. Bu Kur'an öyle bir iplik ki, bir ucu Allah'ın elinde, bir ucu da sizin elinizdedir. Ona yapışınız. Ondan sonra dalalet ve tehlikeye asla düşmezsiniz.” (Ramuz El-Hadis, 1. Cilt, s. 7, no. 4)
“Kur'an'ı taşıyan islam'ın bayrağını taşıyan gibidir. Kim ona ikram ederse, Allah'a ikram etmiş olur. Kim de onlara ihanet ederse, Aziz ve Celil olan Allah'ın laneti o kimse üzerine olsun.” (Hz. Ebu Umame r.a./ Ramuz El-Hadis 1. Cilt, s. 272, no. 100)
“Bana mucize olarak verilen ise ancak Allah'ın bana vahyettiğidir / Kur'an'dır.” (Buhari, İ'tisam, 1)
Rasulullah ölüm döşeğinde şöyle dedi: “Ben yalnızca Kur'an'ın haram kıldıklarını haram kılarım. Allah'a yemin ederim ki benim adıma bir şey (beni bahane ederek) sarılmazlar.” (Ebu Yusuf er-Redd, 31. s. 855)
“Allah'ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah'ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.” (Ebu Davud, Etime 39; Tirmizi, Libas 6; İbni Mace, Etime 60; El-müracaat sayfa 20)
“Din konusunda ihtilaflarda size Kur'an yeterlidir.” (5424–Buhari–Müslim–Nesâî; 4727–Muvatta–Müslim; 5406–Buhari–Müslim)
"Ben yalnızca Kur'an'ın haram kıldığını haram kılarım. Allah'a yemin ederim ki benim adıma bir şeye (beni bahane ederek) sarılmasınlar." (Ebu Yusuf er-Redd, 31, s.85)
"Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin." (Müslim, Sahihi Müslim, Kitab-ı Zühd; Hanbel, Müsned, 3/12, 21, 33)
#kuran#kuranıkerim#kuranyeter#kuranyeterlidir#hadisişerif
“Kur'an'a sımsıkı bağlı olunuz ve onu kılavuz ve rehber edininiz. Zira o, alemlerin Rabbinin kelamıdır. O'ndandır ve O'na döner. (Sizi de O'na çeker)” (Ramuz El-Hadis, 2. Cilt, s. 317, no 10)
“Allah'tan başka ilah olmadığına ve Benim O'nun elçisi olduğuma şehadet ediyorsunuz değil mi? Öyleyse müjdeler olsun. Bu Kur'an öyle bir iplik ki, bir ucu Allah'ın elinde, bir ucu da sizin elinizdedir. Ona yapışınız. Ondan sonra dalalet ve tehlikeye asla düşmezsiniz.” (Ramuz El-Hadis, 1. Cilt, s. 7, no. 4)
“Kur'an'ı taşıyan islam'ın bayrağını taşıyan gibidir. Kim ona ikram ederse, Allah'a ikram etmiş olur. Kim de onlara ihanet ederse, Aziz ve Celil olan Allah'ın laneti o kimse üzerine olsun.” (Hz. Ebu Umame r.a./ Ramuz El-Hadis 1. Cilt, s. 272, no. 100)
“Bana mucize olarak verilen ise ancak Allah'ın bana vahyettiğidir / Kur'an'dır.” (Buhari, İ'tisam, 1)
Rasulullah ölüm döşeğinde şöyle dedi: “Ben yalnızca Kur'an'ın haram kıldıklarını haram kılarım. Allah'a yemin ederim ki benim adıma bir şey (beni bahane ederek) sarılmazlar.” (Ebu Yusuf er-Redd, 31. s. 855)
“Allah'ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah'ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.” (Ebu Davud, Etime 39; Tirmizi, Libas 6; İbni Mace, Etime 60; El-müracaat sayfa 20)
“Din konusunda ihtilaflarda size Kur'an yeterlidir.” (5424–Buhari–Müslim–Nesâî; 4727–Muvatta–Müslim; 5406–Buhari–Müslim)
"Ben yalnızca Kur'an'ın haram kıldığını haram kılarım. Allah'a yemin ederim ki benim adıma bir şeye (beni bahane ederek) sarılmasınlar." (Ebu Yusuf er-Redd, 31, s.85)
"Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin." (Müslim, Sahihi Müslim, Kitab-ı Zühd; Hanbel, Müsned, 3/12, 21, 33)
#kuran#kuranıkerim#kuranyeter#kuranyeterlidir#hadisişerif
Bakara Suresi 286. Ayeti – Allah bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de ken
Kimseye Gücünün Yetmeyeceği Yük Yüklenmez
Bazen hayat öyle anlar yaşatır ki, içimizdeki gücü sorgularız. Sanki üstümüze dev bir dalga geliyor, nefes almak bile zorlaşıyor. İşte tam bu noktada hatırladığım bir söz var: "Allah kimseye gücünün yetmeyeceği bir sorumluluk yüklemez." (Bakara Suresi, 286. Ayet)
Bu ayeti ilk duyduğumda, derin bir nefes aldım. Çünkü fark ettim ki yaşadığımız zorluklar, aslında kaldırabileceğimiz kadar. Belki hemen değil, belki sancılı bir süreçte… ama her yük, taşıyabileceğimiz ölçüde verilmiş.
Tumblr’da dolaşırken bazen bu ayeti sade bir görselle paylaşıyorum. Altına da kendi duygularımı ekliyorum. İlginçtir, o gün en çok etkileşim alan gönderim bu oluyor. Çünkü hepimiz, bir yerlerde, sessizce aynı teselliye ihtiyaç duyuyoruz.
Günlük Hayatta Bu Ayet
Zor bir iş yükü altındayken
Beklenmedik bir kayıp yaşadığında
Hayat planların bozulduğunda
Bu ayeti hatırlamak, insanın içini yumuşatıyor. Kendi gücüne inanmaya başlıyorsun. Bazen bunu yazılı olarak görmek bile ruhuna iyi geliyor.
Ayet Online Kaynağı
Bakara Suresi 286. ayetin tam metni ve anlamını buradan okuyabilirsin: ayet.online/bakara-suresi/ayet-286 Orada hem Türkçe meali hem de detaylı açıklaması var. Ben genelde oradan okuduktan sonra kendi yorumumu Tumblr’da paylaşıyorum.
Ve belki de bu ayetin en güzel tarafı, bize şunu fısıldaması: "Bu da geçecek… ve sen düşündüğünden daha güçlüsün."
Hayırlı cumalar 🙏🏻
O kitap (kur’ân);onda asla şüphe yoktur. O, müstakiller (sakınanlar ve arınmak isteyenler) için bir yol göstericidir.
Bakara 2
Aracılık ve Şirk
Tevessül yani yüzü suyu hürmetine dua edenlere ayetlerden örnekler. Hala bu şekilde mi dua edeceksiniz? Ölmüş, dünyadan irtibatı kesilmiş ve kendisine veya başkasına yararı/zararı olmayan kişileri araya sokmaya devam mı edeceksiniz? Allah kendisi ile insanlar arasında aracılık yaptığına inanılan kimselere uyarıda bulunuyor. Düşünecek misiniz yoksa bildiğiniz gibi devam mı edeceksiniz?
Kur'an okuyun...
> Onlar da sizin gibi kuldur. Cevap veremezler ve işitemezler.
(Araf 7/194) Allah ile aranıza koyup çağrıda bulunduklarınız sizin gibi kullardır. Dedikleriniz içinize yatıyorsa onlara seslenin de size cevap versinler.
> Ne kendilerine ne de başkalarına yardım etmeye güçleri vardır. Haydi şimdi kendisine faydası olamayana seslenin de icabet etsinler.
(Araf 7/192) Bunlar, ne onlara ne de kendilerine yardım edebilirler.
(Araf 7/195) Ayakları mı var ki yürüsünler; elleri mi var ki tutsunlar; gözleri mi var ki görsünler; kulakları mı var ki dinlesinler? De ki “Çağırın ortaklarınızı, sonra bana tuzak kurun; hiç göz açtırmayın.”
> Allah'tan başkasına çağrıda bulunmak Zat'ına ortaklar koşmaktır.
(Ahkaf 46/5) Allah ile arasına koyarak, (mezardan) kalkış gününe kadar cevap veremeyecek kimselere çağrıda bulunandan daha sapık kimdir? Bunlar, onların çağrısının farkında olmazlar.
> Onlara seslenenlere bir hatırlatma. Hiçbir şey yaratmaya kadir değillerdir.
(Nahl 16/20) Allah ile aralarına koyarak yardıma çağırdıklarının hiçbiri bir şey yaratamaz. Zaten kendileri yaratılmış durumdadırlar.
> Hiçbir şeyin farkında değillerdir ve diriltilecekleri gün hakkında bir bilgiye de sahip değillerdir. Ölüdürler...
(Nahl 16/21) Onlar birer ölüdür, diri değillerdir. Ne zaman diriltileceklerinin de farkında olmazlar.
> Haydi onları çağırın bir ses veya bir fısıltı işitebiliyor musunuz? Eğer öyleyse sıkıntılarınızı gidersin.
(İsra 17/56) De ki “Allah’a ile aranızda olduğunu varsaydıklarınızı çağırın; ne sıkıntınızı gidermeye güçleri yeter ne de sizden uzaklaştırmaya.”
> Allah'a yaklaştıracağını sandıklarınızdan kaçınmanızı öğütleyen nice ayetler vardır.
(İsra 17/57) Onlar, yani çağırdıkları kendilerini Rablerine daha da yaklaştıracak bir vesilenin peşinde olurlar. İkramını umar, azabından korkarlar. Rabbinin azabı kaçınılması gereken şeydir.
> Aradan aracıları çekin demenin daha açık bir söylemi başka türlü olamazdı.
(Hac 22/12) Allah ile araya, kendisine zarar vermeyecek ve bir yararı da olmayacak şeyi koyarak yardıma çağırır. İşte bu, pek derin bir sapıklıktır.
> Aracı saydıklarınız çok kötü bir zarar sağlayacaktır.
(Hac 22/13) Zararı yararından yakın olan kişiyi de yardıma çağırır. O ne kötü bir yardımcı ve ne kötü bir yandaşlar topluluğudur.
> Boş hayaller, kuruntular gerçek dışıdır. Tek gerçek olan yardımcı Allah Teala'dır.
(Hac 22/62) Bu Allah’ın gerçeğin kendisi olmasından dolayı böyledir. Onunla aralarına koyup yardıma çağırdıkları ise gerçek dışıdır. Allah yücedir, büyüktür.
> Araya soktuklarınız da aciz, siz de.
(Hac 22/73) Ey insanlar! Size bir örnek veriliyor iyi dinleyin. Allah ile aranıza koyduklarınız bir araya gelseler bir sinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey kapsa geri alamazlar. İsteyen de acizdir, istenen de.
> Onlar aranıza koyduğunuz putlardır ve aradığınızı size verecek olan Sadece Allah Teala'dır.
(Ankebut 29/17) Siz hurafe üreterek sadece, Allah ile aranıza koyduğunuz putlara kulluk ediyorsunuz. Allah ile aranıza koyup kulluk ettikleriniz, size rızık verecek güçte değillerdir. Siz rızkı Allah katında arayın, ona kul olun; ona teşekkür edin; çünkü ona döndürüleceksiniz.
> Her şeyi haber veren, her şeyden haberdar olan ve her şeyin iç yüzünü bilen Allah Teala'dır. Araya soktuklarınız bir şey bilmezler.
(Fatır 35/14) Onları çağırsanız, çağrınızı işitmezler; işitseler cevap veremezler: Kıyamet gününde de sizin onları ortak saymanızı örtbas ederler. Kimse sana bunları, her şeyin içyüzünü bilen Allah gibi haber vermez.
> Araya soktuklarınıza bir bakın... Onlar neye güç yetirebilirler?
(Fatır 35/40) De ki: "Allah ile ortak sayarak araya koyup yardım istediklerinize baktınız mı? Gösterin bana; onlar yerin hangi parçasını yaratmışlar. Yoksa göklerde bir ortaklıkları mı var? Ya da onlara bir yazı verdik de onu belge olarak mı kullanıyorlar? Hayır; o zalimlerden biri diğerine sadece aldatıcı vaatte bulunur.
> Allah zarar verecek olsa araya soktuklarınızdan hangisi sizi kurtarabilir?
(Yasin 36/23) Allah’tan önce başka ilahlara tutunur muyum ben? Rahman bana bir zarar vermek istese onların şefaati işe yaramaz. Onlar beni kurtaramazlar.
> Yargı gününde hesap verecek olan aracılarınız mı var?
(Mümin 40/20) Allah, hakkını vererek yargılamada bulunur. Allah ile aralarına koyup yardıma çağırdıkları ise hiçbir yargılama yapamazlar. Allah dinler ve görür.
> Kaybolup gidenleri aracı yapmayın.
(Araf 7/37) Bir yalanı Allah’a atfeden veya ayetleri karşısında yalana sarılandan daha yanlış yapan kim olabilir? Defterlerinde yazılı suçlarının cezası onları bulacaktı. Elçilerimiz canlarını almaya gelince: “Hani o Allah’tan önce yardıma çağırdıklarınız?” diyecekler, onlar da “Kaybolup gittiler!” diye cevap vereceklerdir. Kendilerinin kâfir olduklarına bizzat şahitlik edeceklerdir.
(Haluk Yüksel)