Twilight content coming to polandbananasbooks tomorrow at 12pm Pacific 😊😀😀😀😀😀😀 #twilight #lifeandeath #newmoon #fangirl #2009christinesayshi https://www.instagram.com/p/B1cxVKnl2wP/?igshid=m154whf17ctf
seen from China
seen from Germany
seen from United States
seen from Germany
seen from China
seen from Germany
seen from United States
seen from United States
seen from Russia
seen from New Zealand
seen from Croatia
seen from United States

seen from Poland
seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from Morocco
seen from United States
seen from United States

seen from Australia
Twilight content coming to polandbananasbooks tomorrow at 12pm Pacific 😊😀😀😀😀😀😀 #twilight #lifeandeath #newmoon #fangirl #2009christinesayshi https://www.instagram.com/p/B1cxVKnl2wP/?igshid=m154whf17ctf
started this last summer and decided to finish it for the con this year!! ♥
Life and Death Expansion Pack Giveaway
• They say you die three times. The first is when your heart stops, the second, when you're laid to rest. And the third time is the last time someone mentions your name. The people we love and have lost are still here; you just have to know how to find them. Remember them through a laugh, a song, a place. Do not erase them from the world or your memory. #lifelessons #latenightthoughts #lifeandeath #heroesgetrememberedbutlegendsneverdie #lyricallyspeaking #lovedones #restinpeace #mummatomsic https://www.instagram.com/p/BqhPMN9gI4C0IhIPbVc50uN0dR5j7G5rXOtJjU0/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=1uu4tdiw18atq
final destination X • • . #everyoneisafraidtobeforgotten #time #life #nature #whoami #inmymind #motherearth #lifeandeath #everydayeverywhere
eternal rest
#shaimykitty #shaishai #chinkyu #loss #death #cycleoflife #mylove #alwaysinourheart #suchagoodkitty #lifeandeath #lovemycats (at Montreal, Quebec)
90 Küsur Yıllık Tecrübeden Bana Kalanlar
Geçen hafta anneannem vefat etti. Şöyle de diyebiliriz, biz ölümlüler diyarındaki görevi sona erdi ve etten kemikten oluşan fiziksel bedenini terk etti. Ölüme giden süreci ve ölümü bizde farklı farklı hisler bıraktı, öğretti ve öğretmeye de devam ediyor.
Buraya olumlu şeyler yazmak istiyorum. Üzücü deneyimler edinmiş olsak da, bize öğrettiği önemli derslerden biri: Hep pozitif olmak, olaylara iyi yönünden bakmaktı. Kötü bir deneyim mi? Hemen Pollyannacılık oyna. Daha kötüsü başıma gelebilirdi, Allah beni korudu. Kendisi inançlı ve modern bir kadındı. İnancın ve açık fikirli olmanın ve bir de mümin olmanın, kalpten Allah yolunda olmak anlamına geldiğini bana birçok kez hatırlatırdı. Tabii gençlikten ötürü; bazen inançlı olsam mı olmasam mı bilememek, bazen de söylediklerini can kulağıyla dinlemek arasında gidip geldim.
Tabii bana öğrettiği ya da konuşurken bahsettiği şeyleri daha yeni anlamaya başladım. Ee, dile kolay değil, tam yaşından emin olamasa da 92-94 yıllık yaşantısını, tecrübesini aktarmak ve benim bunu idrak etmem kolay değil elbette…
Sosyal medyanın popüler olmadığı ve yardım etmenin çok yüksek sesle söylenmediği günlerden biriydi. Anneannem odasında, kapının arkasını gösterdi, mavi bir önlük vardı. Hastanede Mavi Melek olmuş, hasta ya da ölüm döşeğinde olan çocuklara o dönem kitap okumaya gidermiş. Acıları biraz dinsin diye annelerinin yanında refakât edermiş. Ama yaptığı iyiliği iyilik görmekten ziyade, içten gelen bir hâl olduğu için bahsedilmesini ve etrafta konuşulmasını istemiyordu, bana bir sır olarak vermişti. Nitekim Mavi Melek görevi o dönem çok uzun sürmedi, hastalığından ötürü dengesini şaşırıp, merdivenden düşünce, “yardımcı olmaya çalışırken, onlar bana yardım etmeye başladılar” dedi ve ister istemez geri çekilmek durumunda kaldı.
Dakik olmak konusunda hâlâ sıkıntılarım var tabii… Ne kadar verdiğim saate sadık olma konusunda bana tavsiye verse ve beni evde beklerken saati takip etse de, ben bir şekilde en az 15-20 dakika gecikmeyi başardım. Nasılsa evde, işte İstanbul trafiği, hayatın koşuşturması ve onun acelesi olmadığını düşünmek, hepsi etti sana en az yarım saat. Heyecanla beni beklediğini pek aklıma getiremezdim. Şimdi beni beklese de, yoldayken “neredesin?” diye arasa diye telefona bakar oldum… Tabii, biraz yas yaşanacak, üzüntü çekilecek. Değer verdiğin ve anneanneden öte sevdiğin insanı kaybetmek kolay mı?
Ben biraz doğru bildiğimi, gerçekten tek doğru olduğunu düşünen bir insanım, başka gerçekler olacağını ya kabul edemiyorum ya da eninde sonunda benim dediğime gelineceğini düşünme gibi bir ukalalığım vardır. Bir gün masanın kenarında dimdik durup, “Hande sen doğrunu çok fazla sahipleniyorsun, bunu ilişkilerinde de yapıyorsun, biraz daha yumuşa” dediğini hatırlıyorum. Herhalde son zamanlarda içimde yer eden en önemli konuşmalardan biriydi. Ne kadar itiraz etmeye çalışsam da, ben seni biliyorum demişti. Doğrun uğruna, uzlaşmaya gitmiyorsun. Ohh evet, doğruyu savunma bir yere kadar, anlaşma ve karşındakini kendi alanında bırakarak kabul etmek, kulağa daha hoş geliyor di mi?
Bana öğrettikleri ve onu izlerken öğrendiklerim burada sayarak bitmez… Aşık olmadan evlenme, tabakların takımını bozma, bakımlı ol, solgun dışarı çıkma... Ona ölümünden önce doyasıya veda edemedim. Son zamanlarında göremedim ve beni bu çok üzdü. Peki, onu görseydim ve o 2 aylık çöküşünde yanında olsaydım, huzur bulacak mıydım? Pek sanmıyorum.
Bu gidişinde öğrettiği başka şeyler var… Çok sevdiğin birisine asla doyamıyorsun, her zaman bir yarım kalmışlık olacak. Sevgi fiziksel olarak gördüğün ve dokunduğun birine duyulan bir mefhum değil, ona olan sevgim ve özlemim bâki olacak ve zamanla dönüşecek, daha da derinleşecek... Ben ise pes etmeden ve her seferinde içimdeki inancı ve umudu koruyarak, yaşamaya devam edeceğim.
Zira “Ben sizin yaşınızda üniversiteye giderken Fatih’ten Fındıklı’ya ayağımda ince iskarpinler uçardım. Hem evin erkeği oldum para kazandım; kardeşlerime ve aileme baktım, hem de işten gelir gelmez ders çalıştım. Geleceğimi tırnaklarımla kazıdım, birisinin yapması gerekiyordu.”
Her daim sevgiyle anıyorum seni,
Hande