Maymun İştahlılık Müzik Aletleri Ve Ben
Eğer dünyada maymun iştahlılık adına bir tanım yapacak olsalardı o numune kesinlikle ben olurdum. Ya bir insanın hevesi bu kadar mı çabuk söner arkadaş! Daha karpuz kesecektik nereye gidiyorsun? Benim bu durumun en büyük kanıtı şuan sahip olduğum müzik aletleri ve bunlara sahip olma serüvenimdir.
İlkokuldan beri farklı müzik aletlerine sardım. Bir sürü kez. Def ya da diğer adıyla bendir olarak başladı bu. O zamanlar gittiğim kursta çalıyorladı ve çok hoşuma gidiyordu. Bildigimiz davulun ici boşluklusu. Vurmalı bir çalgı. Allah'a şükür ritim yeteneğimiz de var. Annemlere uzun bir süre ısrar ettim hatta niyetimin ciddi olduğunu anlasınlar diye akla gelebilecek her eşyayla ritim tuttum bayağı bir süre ,hatta o zamanlar tüplü televizyonumuz vardı annemler televizyon izlerken geçip bir anda onda ritim tutardım. Neyse. Annemler el mecbur aldılar defi. Ve kabul edelim ki çabasız çalınabildiği için en uzun süre kullandığım müzik aleti oldu kendileri.
Sonra ortaokula doğru gitara heves ettim. Nasıl hoşuma gidiyor hele de bazen parkta falan filan gitar çalanları görüyorum inanılmaz özeniyorum. Ağla zırla onu da aldırdım. Deften sonra kendim yapabileceğime çok inanmıştım bütün gitarı on saniyede çözemeyince bozuldum. Derhal bir kursa yazıldım ve dünyanın en tuhaf hocasıyla karşı karşıya kaldım. Çok değişik ve marjinal görünümlü bir hocaydı. Erkek ama saçı benden uzun on parmakta on yüzük tırnakta ojeler falan... Tuhaftı vesselam. Bir de dünyanın en zorba insanıydı. Kursa sadece iki gün gittim ve bir daha gitmemeye yemin ettim. Evde kendim takıldım ama çalma konusunda ilerleme kaydetsem de akorda gelince zorlandım sinirlendim ve bir süre sonra hevesim kaçtı.













