Milliyetçiliği cisimleştirmek
Oyunlar ve oyuncaklar da milli sembollerde, geleneklerde ve seremonilerde kendilerine yer bulurlar. İdeolojilerin, milli duyguların gözle görülür, elle tutulur formları olarak gündelik hayatın içerisinde yer alırlar. Askeri bir marştan, saygı duruşundan, törenden veya bayraktan daha çok gündelik yaşamın içinde, evde, okulda, sokakta özel alandan toplumsal alana hayatın pek çok noktasında boy gösterirler.
Pek çok bakımdan millî semboller, gelenekler ve seremoniler milliyetçiliğin en etkili ve devamlılık arzeden veçheleridir. Milliyetçiliğin temel kavramlarını cisimleştirir, bütün topluluk mensupları için görünür ve vazıh kılar, soyut bir ideolojinin öğretilerini, topluluğun bütün tabakalarında derhal duygusal tepkiler uyandıran elle tutulur somut terimlerle ifade ederler. Sembol ve seremoniler daima Durkheim'ın tarif ettiği kollektif duygusal niteliklere sahip olmuşlardır ve bu durum hiçbir yerde milliyetçi sembol ve seremonilerde olduğundan daha gözle görülür değildir. ( Milli Kimlik, s.127)
Topluluğun her üyesi seremoniler, gelenekler ve semboller yoluyla topluluğun yaşamına, duygularına ve erdemlerine katılır ve kendini bunlar aracılığıyla topluluğun kaderine yeniden yeniden vakfeder. Seremoni ve sembolizm, milliyetçiliğin ideolojisi ile millete dair kavramları eklemleyerek ve onları elle tutulur kılarak tarihi ve kaderi olan soyut bir topluluğun devam edegelmesine yardımcı olur. (s. 127)
Milliyetçi ideolojinin, milliyetçi dil ve sembollerin uyandırdığı temel duygu ve emeller nelerdir? Üç ana atıfla ilgilidir bunlar; toprak/ülke, tarih ve topluluk.









