Geceye beni bırakın. Yıldızlar bile bulamasın. Yandığımda görürsünüz ancak. Yıldızlardan daha parlak...

seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from South Korea
seen from China
seen from Russia
seen from Norway
seen from Germany

seen from Italy

seen from United Kingdom

seen from Italy

seen from Italy
seen from Germany

seen from Italy

seen from Norway
seen from United States
seen from United States

seen from Italy
Geceye beni bırakın. Yıldızlar bile bulamasın. Yandığımda görürsünüz ancak. Yıldızlardan daha parlak...
Verdiği güveni gerçek olanın, mutlu olduğunu hiç görmedim. Ne varsa sahtecilikte, piçlikte var...
"Bildiğiniz halde, bile bile hakkı ketm etmeyin (gizlemeyin)." (2/Bakara, 42)
“İçinde cennet saklayan,
virane kullar var…”
Mevzu: Yalan
28 yaşıma gunler kala su hayatan ogrendigim en önemli derslerden birinin su olduguna kanaat ediyorum;
Insanin en hassas noktasi, sinavi oluyor. En deger verdigin kisi/konu/deger ile sinavini vermeden gocup gidemeyeceksin bu dunyadan.
Sinav dediysem zorlu bir mucadele. Yapmam dedigini yapacak, olmam dediginle olacak, karsilassam siler atarim dedigin ile karsilasip ne yapacagini bilemeyeceksin. Sinavindan kimi acili, kimi gururlu cikacaksin. Ve emin ol hassas noktan artik hassasliktan cikip senin icin cok daha degerli bir hal alacak.
Ben oldum olasi yalan konusunda hassasimdir. Kolay yalan soyleyemem, insanlara guvenmeyi cok severim. Yalan deyince kanim donar, icim sıkılır. Hayatimin hicbir yerine yalanlardan bir temel koymam.
Sonra neler mi oldu? Hikaye dogrulari soyledigim icin yargilanmam ile basladi. Bitip tukenmeyen huzunlu gunler. Keske yalan soyleseydim diyecek kadar nefret ettim bazi gunler gerceklerden. Bu fasli tamamladim derken, yalan bir tokat gibi carpti yine yuzume. Meger insanlar gizli kapakli isler cevirmeyi yalandan saymiyormus. Oysa ben hayat arkadasimi, dostlarimi, ailemi sifir suphe tam guven uzerine kurmus sekillendirmistim. En azindan oyle sanmistim. En az bir ay boyunca bana soylenen yalanlar, benim hakkimda soylenen yalanlar birbirine dolandi. Yuzlestim, adalet bu dedim sandim ki adaleti sagladiktan sonrasi kolay. Hic de oyle olmadi. Imtihan sirasinda isin icine duygular girince her sey birbirine dolasti. Sukunetten uzak olsa da sabirla bekledim. Insanlara inanmadigim bir dunyada yasamak istemem, bunlari yasadigim icin guzel bir kalbe, icimdeki ask ve sevginin beni yonlendirdigine inanmaktan vazgecmem dedim.
Sonra ne mi oldu?
Kapimda, sokaklarda, kose baslarinda sarilip agladigim, futursuzca sevgiden asktan pismanliktan umuttan bahseden adam gozumun icine bakmadan tum bunlarin yalan oldugunu tek cumle ile gosterdi bana. Oysa biliyor musunuz ben inanacaktim. Bir daha, yine, yaram gecmeye meyil vermisken nerdeyse inanacaktim.
Simdi oturup düşünüyorum. Tum bu sinav surecinden ne cikarmaliyim diye. Allah beni koruyor mu demeliyim, yoksa artik insanlara saf bir inanc duymamam gerektigini kabul mu etmeliyim? Bu yilki yasimin sinavini yalan konusu ile tamamladigimi dusunuyorum. Ben hala insanlarin kalbinden gelen sozlerine, gozunden akan yaşa, sımsıkı bir sarilmaya inanmayi cok istiyorum. (Hic mi akillanmiyorsun be insan deseniz yeri fakat icinde yalan veya ihtimali olan bir kucuk dunya sadece bana mi izdirap olur bu dunyada?) Zaman ne gosterir bilmiyorum. Belki seneye bu vakitler her sey cok daha guzel olur hayatimda.
Gruppo Z - La ballata del Pinelli
...
Quella sera a Milano era caldo ma che caldo, che caldo faceva brigadiere apri un po' la finestra una spinta e Pinelli va giù.
Allah o büyük mahkemede İnsanın unuttuğu şeyleri tek tek sayacaktır...
Pes etmek kaybetmektir.Kaybetmemek icin savaşın ve mücadele edin. Etmezseniz kaybetmeye mahkumsunuz