Üzgün Kızların Gizli Tarihi
Hiç bir şeyi tam anlatamam bir yanılsamadır anlatı zamanın ağlaştığı ömür zalim, vahşi gerçek ormanı
Söz öyle derin acıtıyor ki yüzyıllardır kırdığı yerlerden çürümüş günlükleri kokluyorum bilinmez utançlar devşiriyorum kendimi var ettiğim küllerden
Ben ki biraz o başkalarıyım O başkaları biraz da ben ayazda çıplak bir dal yabanıl bir ses uzun geceden
Eziyet çekerdi yüzü annemin babam gücünü umarsızlığından alan çocuk peki ben neydim ya da kardeşlerim görmezler miydi ufacıktı bedenim çıtır çıtır ezildim
Ateşten bir deftere kazıdım arzumun fısıldadığı sözleri bir garip zulümden azat olsun ruhum sesim ulaşsın diye bir sevgiliye
Neden bilmez ki sözyapıcılar ev içlerinde ne hayatlar kurşunlanır yarattıkları kavramlar dilsiz ezik kızların inleyişine
Kargacık burgacık yazılarda bir hayal gizlenirdi kaçıp gitmek üstüne sanki bir başka ülke varmış da insandan öte
Ev içlerinde solan gülkızcık yalnızlıktan korkardı yine de sonra düşleri çağırırdı sabah ışıklar konardı iç çekişine
O itiraf defterleri lanetlendi hep sözleri altüst etmesin diye sokağı Herkese bir yer verdi sürünüp geçti hayat yalnızlıkları tırmalayarak
Bana öğretilen içsiz kelimeler titretmedi hiç ses tellerimi Olmayan sözlerle yazıldı hep üzgün kızların gizli tarihi.
Neşe Yaşin










