Boşluğa Düşmek, Oralet, Çay
Geçen sene sabahları kalktığımda kafamda 50 tane iş olurdu. Günlerim hepsini sıraya diz (multitasking) ve bi onu bi onu yapmaya çalış şeklinde geçerken daha rahattım gibi geliyor. Mesela şimdi uyanıyorum. Hiç. Yapacak hiç bir şey yok. Aslında yapacak çok şey var ama acelesi, zorunluluğu yok. Hobiler yani.
En kötüsü sabah hakikaten boşluğa düşmüş gibi hissettiğimi farketmek. Dediğim gibi yapacak iş zaten yok orası tamam (hatta güzel bi yerde) ulan insan hiç mi bişey hissetmez. Mal gibi yatıyorum denir ya, aynı öyle oluyorum. Ruhum oralet içmeye gitmiş ama vicıdımı unutmuş gibi düşün.
Diğer yandan böyle olması sınırsız kafa rahatlığı sağlıyor. bir saat sonrasını bile planla(ya)mamak nereden baksan çok acayip. Nihilizm bu mu lan yoksa? :)
Oralete ve çaya hayır diyemeyen arkadaşlarım var. Yani gerçekten hayır diyemiyorlar. Biz böyle böyle 'oralet, o olmazsa çay' dinini kurarız. Ya da en kötü ihtimalle oralet ve çay sevenler derneği kurarız. Lan! Kursak mı? :)
Ustaa, bize 3 çay. biri açık olsun... bak bide şey vardı. "Giderken bir de mektup bırakmıştı İzmir'e gelirsen ara diye. 5 sene sonra gittim. Hatta bir de çay içtik. Ben, o, bir de kocası. "