15 haziran 1915′te beyazıt meydanı’nda idam edildiler...
“ölenlerin adını unutma, türkülerin, meydanların...”

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States

seen from Canada

seen from Canada
seen from United States
seen from United States

seen from Australia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from Canada
15 haziran 1915′te beyazıt meydanı’nda idam edildiler...
“ölenlerin adını unutma, türkülerin, meydanların...”
"acısını feylesofça, sevincini şairce..."
Devrimci Paramaz’ın İstanbul’da idam sehpasındaki son sözleri Anadolu’nun ilk sosyalist lideri Devrimci Paramaz’ın İstanbul’da idam sehpasındaki son sözleri: “Bizim istediğimiz eşitlik. Talebimiz Ermeni, Türk, Kürt, Alevi, Laz, Ezidi, Süryani, Arap ve Kıptilerle birlikte eşit koşullarda kardeşçe yaşamak istiyoruz. Ama Osmanlı devletinin tutumu onu Türkçülüğe götürüyor. Siz, sadece bizim vücudumuzu yok edebilirsiniz, fakat inandığımız fikirleri asla... Yarın Ermenilik, ülkenin Doğu’sunda özgür ve sosyalist Ermenistan’ı selamlayacaktır, yaşasın sosyalizm!” PARAMAZ SARKİSYAN
parama ham pizza
Paramaz Kızılbaş’ın arkadaşları sınır nöbetinde
Paramaz Kızılbaş’ın arkadaşları sınır nöbetinde
Kobanê direnişinde yaşamını yitiren MLKP savaşçısı Suphi Nejat Ağırnaslı’nın (Paramaz Kızılbaş) arkadaşları direniş nöbetlerinin tutulduğu sınıra geldi. Ağırnaslı’nın arkadaşları, “Direnişin bir parçası olmak onur ve umut verici” dedi.
DAİŞ çetelerinin saldırılarına karşı Kobanê direnişi saflarında yer alan ve 5 Ekim’de çıkan çatışmada yaşamını yitiren MLKP savaşçısı Suphi Nejat Ağırnaslı’yı…
View On WordPress
Paramaz Qızılbaşlı’nın arkadaşları sınır nöbetinde
Paramaz Qızılbaşlı’nın arkadaşları sınır nöbetinde
★
Bu içerik sadece kayıtlı aboneler tarafından ulaşılabilmektedir
❌
View On WordPress
Ulrike'den Nejat'a "vaat edilen" gelecekten, tercih edilene...
“Ben şahsen bu ülkede yaşanan şeylerin çoğunun öyle uzun boylu tahliller gerektirmediğine kâni oldum.” Eldridge Cleaver
15 Mayıs 1970, Almanya. Bir sosyal araştırmalar enstitüsü. Bir kadının hayatının baştan aşağı değiştiği gün. Ulrike Meinhof’un…
Kızıl Ordu Fraksiyon’u -RAF- ilk eylemini gerçekleştiriyor, Andreas Baader özgürlüğüne kavuşturuluyor. Almanya’nın en büyük kabusu işte o gün başlıyor. Baader’i kaçıran grubun içinde bir kadın var, herkes onu tanıyor, biliyor. Herkes ona dikkat çekiyor. Ulrike Meinhof.
Ulrike Meinhof, o gün Andreas Baader’in kaçırılmasında başka bir evrene adım atıyor; yeraltına, illegaliteye, profesyonel devrimciliğe, gerçek evrenine…
Ulrike Meinhof o güne kadar bir gazeteci; köşe yazıyor, televizyon programlarına çıkıyor. Ama biraz “farklı” bir gazeteci, aşırı sol-radikal sol diye adlandırılan daha sonra içinden RAF, 2 Temmuz Hareketi gibi örgütleri çıkaracak olan gençliği savunuyor. Onların diyor, benim gibi çıkıp kendilerini televizyonlarda ifade etme şansları yok, o yüzden şiddete başvuruyorlar. Binlerce taşla ilgili sözünü herkes bilir. Ulrike Meinhof, 15 Mayıs günü tüm bunları salt dile getirmeyi bırakıp, pratiğin ustası oluyor.
Şimdi bunları anlatmama sebep olan asıl meseleye geleyim.
Suphi Nejat Ağırnaslı… Çevirmen, grafik tasarımcı, yazar, sosyolog. Ama hayatına bunlarla devam etmeyi değil; Kobane’ye gitmeyi, eline silah almayı, IŞİD’e karşı savaşmayı tercih etti.
Suphi Nejat bir çocuk değildi, eğitimsiz değildi (Boğaziçililiğinden bağımsız), kişisel olarak mutsuz değildi, hayatı sevmiyor değildi, Suphi Nejat kandırılabilecek biri de değildi.
Suphi Nejat teoriyi tabir-i caizse yalamış yutmuş biri olarak, artık pratikte bir sıra neferi olmayı ancak kendi isteyebilirdi.
YPG Basın Merkezi’nin yayınladığı fotoğraftaki gülüşü, silah sesleri altında kimlik bilgilerini söylediği videodaki gülüşü bundandır.
Suphi Nejat sizlere göre büyük fırsatları tepmiş, buralarda “büyük adam” olacakken Kobane’de “terörist” olarak kandırılmış bir genç olabilir. Ama değil; asıl Suphi Nejat Kobane’ye gitmese geri kalan nefes aldığı her günde hayatının en büyük fırsatını kaçırdığını düşünecekti. O enternasyonalist bir komünistin, kurabileceği en büyük düşü kurmuş ve gerçekleştirmiştir. Hepimizden onlarca adım öndedir.
Suphi Nejat, kendini Peter Pan’a benzetecek kadar çocuk, Kobane’yi, savaşı Neverland’i görecek kadar büyüktü.
Gazeteci Ulrike Meinhof gibi, “gelecek vaat eden” Suphi Nejat da devrim yolunda sıra neferi olmayı önündeki-arkasındaki bütün “büyük” şeylere değişmiştir.
Suphi Nejat’ın seçimlerine saygı duymak, o kadar da zor değil. Deneyin.
Polîsan teheamulî konê Paramaz nekirin
Polîsan teheamulî konê Paramaz nekirin
STENBOL (DÎHA) – Polisan çadıra ku ji bo Suphi Nejat Agirnasli (Paramaz Kizilbaş) ê ku di şerê li hemberî çeteyan de jiyana xweli kobanê ji dest da hate vekirin re bi hinceta ewlekariyê rakirin kolana Mîsê ya Beyogluyê.
Rêxistina HDP-HDK’ê ya Stenbolê ji bo Suphi Nejat Agirnasli (Paramaz Kizilbaş) ê ku 5 cotmehê de di berxwedana Kobanê de jiyana xwe ji dest da li riya Îstiklalê ya Stenbolê kon…
View On WordPress