Kürtlerin de en az sizin kadar aklı var efendiler!
Kobane IŞİD barbarlığına karşı direnirken yalnızlaştırıldığı bir dönemde Kürt halkı var olduğu her yerde ayağa kalktı. Avrupa’da havaalanları, çeşitli kamu binaları, televizyon kanalları işgal edildi. Türkiye’de sokaklar zaptedildi.
Kürtlerin tek bir isteği vardı. Kobane’deki katliama sessiz kalmayın.
Bu süreçte Aydemir Güler’in MK üyesi olduğu KP ne sokağa çıktı, ne kendi ayrı bir program örgütledi. Üniversite öğrencileri okullarında IŞİD saldırıları ile uğraşırken, birlikte meydanlarda eylemler yaparken bir tek KPli öğrenciler yanlarında yoktu. Bu süreçte KP’nin Kobane’ye dair tek yaptığı, bir salon toplantısındaki basın metnine imzacı olmaktı. Ne diyelim emeklerine sağlık!
Sonra bir sabah Güney Kürdistan’ın Kobane’ye silah gönderdiği haberlerine uyandık. O günlerdir sessiz, sakin olan KP’nin bir MK üyesi, daha olayı bir anlayayım diye uğraşmadan hemen bir yazı karalamış. Ama ne yazı!
Aydemir Güler Kürtleri emperyalistlerle işbirlikçi yapmış, yetmemiş bir de Kobane’yi kendi nazarında düşürmüş... Şimdi bu yazı; kendisini vicdana, insafa ve akla davet ettiğimiz bir yazı olacak.
Aydemir Güler, Kürtlere uzun uzun akıl vermiş. Kendine komünist diyen biri için, ezen ulusa mensup olması ve bunu yenememesinin verdiği bir zaaf bu. Bir de tabi yıllardır Kürt hareketine uzaktan bakmış olmanın verdiği bir yabancılık var. Mazur görmek lazım. Ama göremiyoruz. Çünkü bu defa bambaşka bir durum var. Kobane, IŞİD barbarlığına karşı tek başına direniyor. Savaş var, çocuklar ölüyor, insanlar yurdundan sürgün ediliyor. Bu iş artık sizin ezber analizlerinizi kaldırmaz.
Sizin için Kürtlere savaşın demek hep kolaydı. Türkiye’de barış sürecine de bu kafa ile yaklaştınız. Ama şunu hiç düşünmediniz. Evladını, kardeşini, babasını, annesini dağlardan bekleyen bir halka “devlet bizle pazarlık yapacak da biz bu iktidarla değil, kısmetse sosyalistler iktidar olunca barışı yaparız, doğrusu da bu” diyemeyecek günler yaşadık bu ülkede. Siz Kürtlere durmadan akıl verirken, Kürtlerin ödediği tek bir bedele ortak olmadınız.
Ama artık yeter! Bu halk sizin hep yapmak istediğinizi yaptı Rojava’da, bir devrim. Yaratım süreci halen devam eden bir devrim. Ne bir güzel laf ettiniz Rojava için, ne bir ufak destek oldunuz. Sadece öylece durup bulduğunuz en ufak açıklıktan kin kustunuz.
Türkiye’nin Kobane’ye günlerce koridor açmamasındaki ortaya sürdüğü şartlarından biri PYD’nin Esad’la ilişkilerine son verip Esad’a karşı savaşan diğer grupların yanında yer almalarıydı. PYD bunu kesin bir dille reddetti. Son olarak “Ankara’nın askeri olup Esad’la savaşmayacağız” diyerek noktayı koydu. Oysa PYD’nin Esad’la da arası pek iyi değil zaten. Evet diyerek şartı kabul edebilirdi, etmedi. Sonunda geri adım atan Ankara oldu. PYD defalarca çeşitli ağızlardan IŞİD’e kimlerin silah verdiğini, destek olduğunu ifade etti. Bugün bunların hiçbirini unutmuş değil, emin olabilirsiniz.
Kürtlerin de sizin kadar aklı var efendiler, olmasa günlerdir Kobane direnemezdi, Rojava Devrimi yaratılamazdı. Onun için siz aklınızı kendinize saklayıp, Kürtlere akıl vermekten vazgeçin artık.
Kürtler silahı Amerika’dan almadı, Güney Kürdistan’dan aldı. Dört parçalı bir ülkenin, bir parçası bir parçasına destek oldu. Varsın Amerika aracı olmuş olsun. Ne olur. Siz o kadar saf bir anti-emperyalist misiniz? KP üyeleri hiç mi Amerikan ürünü kullanmaz mesela? Aydemir Güler hep Küba malı şeyler mi kullanır?
Bunları geçtim. Kobane’ye Küba silah yolladı da YPG mi yok dedi?
Yaşanan bir savaş, herkesin de savaşta kendine göre planları olur, elbette “büyük” devletlerin daha büyük planları olur. Kürtler direnişiyle herkesin planlarını alt üst etti. İki güne düşer denilen Kobane hala düşmedi, düşmeyecek de. Kürtler bir şey istedi, evet. Ama birileri onlara vermedi, Kürtler aldı. Hoş zaten tarihin akışında Kürtler için bu hep böyle oldu.
Evet, asli olan sınıf çelişkisidir. Evet, yapılması gereken işçi siyasetidir. Keşke yapılması gereken bu diyen ezberlerinizi biraz pratiğe dökebilseniz. Keşke salonlardan çıkıp, yazı masalarından kalkıp, kendinizce yarattığınız küçük “komünist” dünyanızdan çıkıp siz de fabrikalara girebilseniz. Hem bunun için çabalayıp az da olsa başarabilen hem de Kürt halkının haklı mücadelesinde yanında olmayı becerebilen sosyalistler de var çünkü. Siz onları Kürtçü Türk sosyalisti diye küçümserken, Türkiye’de emekçilere değebilen devrimciler Suphi Nejat’tan Selahaddin Adın‘e IŞİD’e karşı savaşırken ölüyor, Ali Çalışkan gibi hapse atılıyor. 40 yıl öncenin anti-emperyalist algısıyla bugün okunmaz. Çünkü böyle okursanız, geleceğiniz nokta şudur: Emperyalistler Kürtlere silah veriyor, IŞİD’e saldırıyor. O zaman Kürtler anti-emperyalist değil, IŞİD baya baya emperyalizme direniyor. Efendiler, böyle ezberler üzerinden okuma yaparsanız, IŞİD yenilmez. Ha buysa istediğiniz, onu da daha çok beklersiniz.











