Güzel anılar biriktirmeye devam... 🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️ Dünya Bisiklet Günü Kutlu Olsun! #DünyaBisikletGünü #Bisiklet #tbt #pedalla #velespit (Türkiye) https://www.instagram.com/p/CPpxcGRrPsO/?utm_medium=tumblr
seen from United States
seen from Taiwan
seen from India

seen from United States
seen from China

seen from Malaysia
seen from United States
seen from China
seen from China
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States
seen from China
seen from Türkiye

seen from Netherlands

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Netherlands
Güzel anılar biriktirmeye devam... 🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️🚴🏼♂️ Dünya Bisiklet Günü Kutlu Olsun! #DünyaBisikletGünü #Bisiklet #tbt #pedalla #velespit (Türkiye) https://www.instagram.com/p/CPpxcGRrPsO/?utm_medium=tumblr
"...Bisiklete binmeyi öğrenmek için geç kalma çocuk. Büyüyüp ağırlaştıkça sana yardımcı olacak kişinin bisikleti dengede tutması, senin peşinde koşması ve düşerken seni yakalaması zorlaşacak. Bir çocukluk olarak görüp küçümseyeceksin belki de bisiklete binmeyi. Yol büyüyecek gözünde, güvenemeyeceksin dizlerine. Vakit varken asıl pedallara. Yol boşsa hızlı da gidebilirsin. Fakat ellerini bırakma sakın. Boşluğa terk edilen ellerde değil, nereye tutunacağını bilen ellerde özgürlük..." Bisiklet Dersleri 'A. Ali URAL'
Herkese sağlıklı mutlu pazarlar diliyorum 🙏🏻 Bu pazar günü👉🏻Sağlık için #pedalla diyoruz 🚴🏻♂️ #isbike ile saati 2.5 tl ye Yeşilyurt sahilinde spor yapmanız mümkün👍🏻#strestenuzak #spor #egzersiz #sağlıklıyaşam #kalbinisev #drahmetkarabulut (Yesilyurt Sahil) https://www.instagram.com/p/B2tcFfVhzLv/?igshid=2boxr2fl9a0t
Herkese sağlıklı ve mutlu bayramlar diliyorum🙏🏻 bugünkü sloganımız👉🏻 sağlık için pedalla🚴🏻♂️ #kalbinisev #pedalla #sağlıklıyaşam #egzersiz #mutlubayramlar🎈 (Masukiye, Kocaeli, Turkey) https://www.instagram.com/p/B0_FbROhbQl/?igshid=hk6krevm5o2y
YÜZYILLIK MACERA (Hüdavendigar Vilayeti Dahilinde Velosipetle Bir Cevelan)
10 Temmuz-4 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşen Fransa ve Almanya bisiklet turu ardından biraz dinlendikten sonra sıra bisiklet festivallerine katılmaya geldi….
İlk kez katıldığım bisiklet festivali BUBİDOSD (Bursa Bisiklet ve Doğayı Sevenler Derneği) tarafından 6-7-8-9 Eylül 2018 tarihlerinde düzenlenen ‘’Yüzyıllık Macera” oldu. Bundan yüzyıl önce iki macerapest delikanlının, Galata Rıhtımı’ ndan başlayıp, Mudanya’dan itibaren bisikletle devam eden, Bursa-İnegöl-Yenişehir güzergahını kapsayan gezilerini canlandıran bu festival BUBİDOSD’un özenli hazırlığı ve organizasyonuyla harika geçti.
266 kilometrelik seyahatimiz 105 bisikletseverin katılımıyla aşağıda yer alan rotada 4 gün sürdü.
İlk gün (6 Eylül 2018 Perşembe – 43 km):
· 09:00 – 10:30 Kayıt ve kahvaltı (Montania Hotel)
· 10:30 – 11:00 turun açılış konuşmaları
· 11:00’de hareket
· Işıklı köyünde mola
· Eski tren istasyonunda su molası
· Ülküköy, Mürselköy, Ted Koleji üzerinden Bademli otobüs durağı (su molası)
· Roma köprüsü, Ergin Evler, Ergin Petrol’de toplanma
· Mudanya yolu, FSM Bulvarı, İzmir yolu, Orhaneli Yolu üzerinden Eker Meydan
· 17:00’da Eker Meydan’da akşam yemeği
· Yemek sonrası konaklama mekanı Misi’ye hareket,
İkinci gün (7 Eylül 2018 Cuma – 53 km):Saat 07:30’da Misi’den hareket,
· 08:00 – 09:00 arası Misi Kamp Karavan Tesisleri’nde kahvaltı,
· 09:00’da Emek Metro İstasyonu’na hareket
· 10:30’da ve tüm bisikletlilerin bisikletleriyle birlikte metroya binmeleri sonrasında Kestel İstasyonu’na doğru harekete geçme,
· 11:30’da Kestel Metro İstasyonu’nda inerek Kestel Meydanı üzerinden yola devam etme,
· Çataltepe köyü ve Eski İnegöl Yolu üzerinden Aksu’ya varış
· 14:00 Aksu Köyü’nde otantik öğle yemeği
· 15:30’da hareket ederek Şükraniye Köyü üzerinden Kozluören’e varış (su molası)
· Ankara Yolunu kullanarak (10 km asfalt) Yeniceköy DOSTUM Tesislerine varış
· 19:30 DOSTUM‘da konaklama ve akşam yemeği
Üçüncü gün (8 Eylül 2018 Cumartesi – 82 km):
· 08:30’da Kahvaltı,
· 09:30 Yenice, Edebey, Cerrah, Çeltikçi, İnegöl üzerinden Kozluca’ya varış (su molası)
· Yeniyörük, Osmaniye, Söylemiş üzerinden Yenişehir’e varış
· 14.00-15.00 Öğle yemeği ve Biber Festivali gezisi,
· 15:00 Köprühisar, Terziler üzerinden Eğerce (su molası)
· Avdan, Yenişerefiye, Kaynarca, İznik-Adapazarı asfaltı üzerinden İznik’e varış
· 20:00 Akşam yemeği (Umut Restaurant)
Dördüncü gün (9 Eylül 2018 Pazar – 55 km):
· 08:30’da Köfteci Yusuf’ta kahvaltı,
· 09:00’da İznik Gölü manzarası ile dönüş yolculuğuna başlama,
· Göllüce, Müşküle, Narlıca (su molası)
· Sölöz, Dutluca, Gölkaya, Akharem, Asil Çelik (su molası)
· Orhangazi-Gemlik yolu üzerinden Gemlik’e varış
· 15:00’da deniz yoluyla Mudanya’ya hareket
· 16:00’da Mudanya İskelesi’ne varış ve bu seneki maceranın sonu.
Başlangıcımız Mudanya’da ve otelde kahvaltımız sonrasında bando eşliğiyle oldu…
Bol rampa çıktık, manzaralı yollardan keyifle sürdük,
Ağaçlardan meyve topladık,
Aksu Köyü’nde bize hazırlanan ikramı afiyetle yedik, müzelerini ziyaret ettik,
Atatürk’ün önünde konuşma yaptığı Çınar Ağacı’ nı fotoğrafladık,
Yenişehir Belediyesi’ nin düzenlediği Biber Festivaline katıldık,
Yemek sonunda Yenişehir Belediye Başkanı Sayın Süleyman Çelik’ten madalyalarımızı aldık…
İznik’ te güzel güneş batımı eşliğinde yemeklerimizi yedik,
Turun son günü göl manzarası eşliğinde sürdük…
BUBİDOSD’un, başta Ertan Ayçetin ve katkısı olan herkese, emekleri, çabaları için teşekkür ediyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.
Gente, não são de enfeite são para vocês... Visite o #Aro27BikeCafe e veja nossas lindas bicicletas que podem ser sua. Temos as E-Bikes (Bicicleta Elétrica) da #Pedalla para fazer um #TestRide aqui na loja e tenha uma nova experiência e visão das bikes elétricas! (em Aro 27 Bike Café) https://www.instagram.com/p/BnZYyFQB1eJ/?utm_source=ig_tumblr_share&igshid=mvyhvvdihih3
FRANSA - BASEL-FRANKFURT BİSİKLET TURU 10 Temmuz - 4 Ağustos 2018
Uzun süredir seyahat eden, dünyayı bisikletle dolaşan kişileri takdir ve merakla izliyor, blog ve fotoğraflarını hayranlıkla takip ediyor, kendimi onların yerinde hayal ederek, bir gün gerçekleştirme düşüncesini heyecanla zihnimde hikayeleştiriyordum. Kurumsal çalışma hayatımın devam ettiği süreçte boş zamanlarımda yürüyüş gruplarının düzenledikleri doğa yürüyüşü ve seyahatlere katılıyor, bireysel veya arkadaş grupları ile bisiklete biniyor ve yoga yapıyordum. Yurtiçi ve yurtdışı bisiklet turu yapan arkadaşlarımdan Temmuz ayında Paris’te başlayıp, Türkiye’ye devam edecek turlarına katılma teklifi, bu hayalimin gerçeğe dönüşmesinde ilk adım oldu. 28 Yıllık kurumsal çalışma hayatımı sonlandırdıktan sonraki ilk günümde başlamak üzere 10 Temmuz gidişli Paris biletimi aldım. İlk hedef olarak grupla birlikte Paris’ten Basel’e kadar sürme hedefini belirledim. Öncelikle tur bisikletçisi olma yolunda yapmam gereken hazırlıkları tamamladım; tura uygun yeni bir bisiklet ve kamp malzemelerimi aldım, çadırlı kamp deneyimi yaşadım.Hazırlık dönemi benim için keyifli ve verimli geçti.
Yol Yapmaktan Çok Yolda Olmak Önemli
Bisikletle uçak yolculuklarında gerekli prosedürleri tamamladık; bisikletimiz olduğunu önceden uçak firmasına bildirdik, bisiklet ve bagajlarımızı kutulattık. İlk yurtdışı ve uzun turum olması sebebiyle son derece meraklı ve heyecanla biran önce Paris’e varma isteğimle uçağımıza yerleştik, uçuş boyunca görevli hostesle turumuz hakkında sohbet ettik, bizi merakla dinledi ve önceden tebrik etti. Paris havaalanına indikten sonra bisikletlerimizin montajlanmasını tamamladık. Yüklerimizi yerleştirerek, havaalanından itibaren kamp yerimize ulaşmak üzere sürmeye başladık.
Aylarca uğruna hazırlık yaptığım ve merakla beklediğim maceram başlamıştı, bir noktaya varmaktan çok, yolda olmak güzeldi.
Fransa İlk Yurtdışı Bisiklet Tur Deneyimi için Doğru Ülke
Havaalanından başlayıp, 1,5 saat Seine Nehri kenarındaki kampımıza kadar sürede bazen araç yolu, bazen bisiklet yolundan ilerledik. Kampa doğru oldukça yeşillik ve ormanlık diyebileceğim bir alana geldik, şehirden sadece 8 km uzakta bir ormanla karşılaştık. Trafikte dikkatimi çeken şey araç sürücülerinin bisikletlilere yaklaşmamaları, yol vermeleri, hatta bazen yol vermemize karşın durmaları ve ilerlememizi beklemeleri oldu. Bisiklet yolu olmayan durumlarda araç sürücülerinin farkındalıklı yaklaşımı ağır yüklerimizle sürüşümüzü oldukça rahatlattı.
Fransa; Tarih, Sanat, Mimari, Çiçek ve Spor Kent
Paris’e gitmeden önce özellikle gezilecek ve görülecek yerler hakkında her gezi öncesi yaptığım gibi araştırma ve çalışma yaptım. Paris benim için tarihi, devrimi, sanat ve aşkı simgeliyordu; turumuzun ilk gününü Paris’e dolaşmaya ayırdık. Eyfel Kulesi, Notre Dame, Louvre Müzesi, Opera Binası, Mirebeau Köprüsü, Bastille ve Republique’ i harita ve navigasyon aracılığı ile bularak gezdik. Şehrin tarihi dokusunu koruması, bahçelerin ve yeşilliklerin bakımı, her detayda çiçeklendirmeye önem vermeleri gözden kaçılmaz, bizi neşelendiren, mutlu eden bir detay oldu. Ayrıca yeşillikler üzerinde ülkemizde yaygın olduğu üzere mangal yapılmaması, çöp ve çekirdek kabuklarıyla kirletilmemesi takdire şayan bir durum olarak aklıma yerleşti. Yeşilliklerin üzerinde gencinden yaşlısına günün her saatinde spor, yoga ve meditasyon yapan insanları görmek bana ayrı mutluluk verdi.
Turumuzun İlk Gününde Tatsız Deneyim…
Paris’i dolaşmaya ayırdığımız turumuzun ilk gününde turistik yerlerin kalabalığı ve bazı yolların tadilatlı oluşu biraz sıkıntılıydı. Öğle saatinde yiyeceklerimizi almak için market alışverişimiz sırasında bisikletlerimize birimiz gözcü olmasına rağmen maalesef bir arkadaşımızın bisiklet üstündeki telefonu çalındı. Turun ilk günü can sıkıcı olayın meydana gelmesi kısa süreli olsa da moralimizi bozdu, telefon iletişim ve fotoğraf çekimi için şart olduğundan arkadaşımıza turistik yerlerin yanı sıra telefon alabileceği bir mağaza bulduk ve alışverişi gerçekleştirdik. Dünyanın belki her büyük şehrinde dikkatli olmamız gereken bu durumu maalesef deneyimledik. Aklımıza bir yıl önce Paris’e tura gelen arkadaşımızın bisiklet ve üstündeki tüm eşyasının çalınması ve hazin olay sonrası ülkeye geri dönmesi geldi ve durumumuza şükrettik.
Alışverişle Sınavımız
Bir diğer farklı durum, Fransa’da dolaştığımız kasaba ve şehirlerde marketlerin, alışveriş yerlerinin saat 19:30’da kapanması, küçük marketlerin öğlen saatlerinde, Pazar günleri ise tamamıyla kapalı olmaları oldu. Birçok şehirde sadece akşam değil, gündüz saatlerinde de mağazaların, alışveriş yerlerinin kapalı olması dikkatimizi çekti, bu durum en çok tur boyunca gıda alışveriş saatlerimizi kısıtlayan ve bizi akşam saatlerine doğru varmamız gereken yere daha hızlı sürmemizi zorlayan bir durumdu.
Turumuzun Fransa Kısmı; Masal Kasabalar, Köyler
Turumuz boyunca 25 gün, 13 farklı kasaba ve şehir gezdik (liste 1-Fransa Turu). Basel’e kadar bisikletle şehir içi turlarla birlikte 780 km yol yaptık. Paris dışına çıktığımızda köy, kasaba ve şehirlerin ortak özelliği bina ve mimarilerinde tarihi yapılarını korumaları, asma köprü, ev, sokak detaylarının çiçeklendirilmesi ve peysajı gözümün önünden gitmeyecek güzellikte hatıra oldu. Özellikle Seine Port Sur Loire, Briare, La Charite Sur Loire ‘a girerken kendimi masal kentine girer gibi hissettim, çiçeklerle bezenmiş asma köprü, köprünün rampa kısmı biterken uzak manzara silüetinde görünmeye başlayan mimarinin uç noktaları içimde hep ‘iyi ki gelmişim, ne şanslıyım’ hissini uyandırdı ve o günün yorgunluğunu mutluluğa çevirdi.
Liste 1- Paris-Basel Arası Konaklanan Yerler
1. 10-11 Temmuz Paris
2. 12 Temmuz Montargis Yönünde Seine Üzeri
3. 13 Temmuz Seine Port Sur Loing
4. 14 – 15 Temmuz Briare
5. 16 Temmuz La Charite Sur Loire
6. 17 Temmuz Nevers-Decize
7. 18 Temmuz Lucy
8. 19 Temmuz Autun
9. 20 Temmuz Dole
10. 21 Temmuz Besancon
11. 22 Temmuz Baume Les Dames
12. 23 Temmuz Montbeliard
13. 24 Temmuz Mulhouse
14. 25 Temmuz Basel
Sürüş yaptığımız yol boyunca tüm şehir ve kasabalar ayrı güzellikteydi. Paris’ ten sonra bende en çok iz bırakan yerlerin başında ‘’ La Charite sur Loire’’oldu. 12. Yüzyılın tarihi yapısını koruyan şehir, Unesco’ nun 1998 yılında ilan ettiği üzere Dünya Mirası listesinde yer almakta. Benim için kişisel ayrı bir önemi vardı, Shirley Mac Laine’ nin ‘Kamino’ kitabını okuduktan ve ‘Yol’ filmini izledikten sonra Kamino, diğer adıyla Santiago de Compostela Camino yolunda yürüme hayalim uzun yıllardır vardı. Santiago yolu üstünde bulunan bu şehirde bisikletle gezerek konaklamanın benim için ayrı bir yeri oldu.
‘’Nevers’’ sanat ve tarih dolu bir kasaba, 11. Yüzyıl tarihi yapısını ve sanatsal eserlerini korumaya devam ediyor, şapel, kilise, evleri ile şiirsel ve masalsı duruyor. Kampımızın nehir kenarında olmasına ayrı sevindim, çadırımı tam olarak nehir kenarına kurdum, doğal ortamlarında mutlu yüzen kuğu ve ördekleri, sabah uyandığımda ise sudan göğe doğru yükselen ve ilk kez karşılaştığım helezonik doğal su dansını hayranlıkla seyrettim.
‘’Autun” katedrali, çiçek detaylarıyla bezenmiş sokakları ile bol turist içeren bir şehir. Bu şehri olumlu kılan başka unsur Türk cafesi yanında toplanan ve Fransa’da yaşayan Türkler oldu. Cafe sahibi bizi evinde ağırlar gibi ağırladı, ikramları karşılığı ödeme talebimizi reddetti, yol haritamızla ilgili bizi çok aydınlattı ve yardımcı oldu.
‘’Besancon” yine Dünya Mirası listesinde yer alan bir şehir. Şehre girmeden önce büyük surlarını ve kalesini büyük yükseltide görebiliyorsunuz. Şehir tarihi yapısını aynen koruyor. Bu defa nehir kenarından 1,5 saatlik yürüyüşle şehri keşfe çıktık, parklardan, tarihi yapılardan geçerek, şehrin kalabalığına karıştık.
Eurovelo6 Bisiklet Yolu
Paris-Basel arası 780 km’lik turumuzun ilk bir haftası araç yolundan oldu. İkinci haftada Nantes’tan başlayıp, Budapeşte’ye kadar uzanan, dünyanın her yerinden gezginin kullandığı, insan eliyle orman kenarında açılmış kanal ve kanal yanına yapılmış Eurovelo 6 bisiklet yolundan ilerledik.
Kampçı Tur Bisikletçisi Olma Yolunda Sınavım
Paris’ten Basel’e kadar 15 gün süren turumuzda 780 km, günlük ortalama 60 km bisiklet sürüşü yaptık. Temmuz ayı ve Avrupa’ nın sıcak bir yaz döneminde öğle saatlerinde başlayan ve akşama kadar süren sıcak havanın etkisiyle yükle birlikte bisiklet sürmek kolay olmadı. Akşam konaklayacağımız yere varma hedefimizi genelde saat olarak 17:30 olarak belirledik, zira kamp ofis kapanış saatinden önce kamp yerine varmamız ve alışveriş işimizi tamamlamamız gerekiyordu, bu nedenle günün bu saatlerinde hafif telaşlı olduk. Fransa çadır ve karavan kampı konusunda oldukça gelişmiş bir ülke, kampların ortak özelliği her kamp girişinde pasaportunuz veya kimliğinizle çadır kuracak iseniz kaç adet olduğunu ve bisiklet sayısını bildirmeniz gerekiyor. Kampta konaklanabilecek uygun alanı kamp krokisi üzerinde numaralandırarak veriyorlar, ortak duş, tuvalet, bulaşık yıkama, bazı kamplarda çamaşırhane yerini yine kroki üzerinde belirtiyorlar. Her kampın farklı bir ücret tarifesi var, grup iseniz kişi sayısı arttıkça ortalama kişi başı fiyatta indirim oluyor, bulunduğumuz dönemde kişi başı gecelik kamp ücreti en düşük 5, en pahalı 15 euro oldu.
İlk Hedefe Varış; Basel
Tura başlarken ilk belirlediğim varış noktam olması sebebiyle üç ülke sınırı içinde bulunan şehir, benim için daha özel bir anlam taşıdı; öğlen 12:00 civarında ulaştığımızda gurur fotoğrafımı çekmesini arkadaşımdan rica ettim.
Basel’ de kamp alanımıza yerleştikten sonra şehri keşfe çıktık; ilk etapta Almanya tarafında ilerledik, çokça Türk lokantasına denk geldik, özlemle sulu, klasik Türk yemeğini tercih ettim. Ardından merakla İsviçre tarafını bisikletle dolaştık, şehirde çok sayıda bisiklet sürücüsü vardı, hızlı ve düzensiz bir akışta sürüyorlardı. Şehir trafiğinde araç yolu yanı sıra tren raylarının olması, bisiklet sürücülerinin dikkat etmesi gereken bir husus, ray içine girmeden ve başka bisikletçilerle çarpışmadan sürmek dikkat gerektiriyordu. Basel’in meşhur nehir kenarı ve hükümet binasını ziyaret ettik, şehiriçi sokaklarını bisikletle dolaştık, nehirde yüzlerce insanın gemi, tekne, deniz araçlarının arasında plastik şişme çantaları üzerinde kilometrelerce su akıntısı üzerinde akmalarını uzun süre seyrettik. Daha sonra sokaklarda mayolu, bikinili insanları görünce yerel birisinden işlerine giderken bu yöntemi kullandıklarını öğrendik. Şehir ortasında bulunan nehrin kirletilmeden yüzme amaçlı kullanılabilmesi imrenilecek bir durum olarak hafızamıza yerleşti. Basel’e kadar 780 km süren yolculuğumuza, 350 km daha ilave ederek, Frankfurt’a ulaşacağımızı hesapladık. Sürüşümüzü Rhein nehrini takip eden Eurovelo 15 bisiklet yolu üzerinden yapmaya karar verdik. Turumuzu 6 günde tamamlayacağımızı hesaplayarak üzerine 2 günü bagaj işlemlerini tamamlamak ve Frankfurt’u dolaşmak üzere ilave ederek, 4 Ağustos tarihine Türkiye’ye dönüş biletlerimizi aldık.
Basel - Frankfurt Turu
Frankfurt’a doğru 27 Temmuz’ da Basel’den başlayan sürüşümüz, Rhein nehri üzerinden bu defa Eurovelo 15 Bisiklet yolunu takip ederek başladı. Rhein nehrinin bir tarafı Almanya, bir tarafı Fransa, Avrupa birliği sınırları içinde geçişler serbest ve rahatlıkla sürüş yapılabiliyor. Fransa’dan sonra Almanya bana oldukça gürültülü ve kalabalık geldi, Fransa’ da alıştığım sessiz ve sakin insan davranış şeklinin sınırlar değiştiğinde farklılaştığını çok net olarak gözlemledim. İlk gün Fransa tarafından ilerledik ve Biesheim Alsace’de konaklamamızı yaptık. Tarihi ve mimari yapısı ile harika manzaralar sunan bu şehri çok sevdik. Kaldığımız kamp yine Fransızların düzenli ve sessiz yapısal özelliklerini taşıyordu. İkinci gün yine Eurovelo 15 bisiklet yolunun Almanya tarafından yaklaşık 60 km mesafede bir kamp yeri belirleyerek küçük bir kasaba olan Meibenheim’a geldik. Meibenheim oldukça sessiz ve küçük bir kasaba, ancak tesadüf olarak yolda rastgeldiğimiz kişilerle sohbet ederken Eva Roth’un Bisiklet Konaklama evini mucizevi olarak keşfettik. Buradaki konaklamamız bahçesi, dekorasyonu ve Eva’ nın harika ev sahipliğiyle bize unutulmaz bir hatıra bıraktı.
3. Günümüzde yine bisiklet yolu üzerinden Baden şehrine geldik. Yol üzerinde öğle yemek molası verdiğimizde karavanları ile tesadüfen yanımıza parkeden ve daha sonra arkadaş olduğum Nadine’le tanıştım. Nadine bisiklet turumuza inanılmaz olumlu tepki verdi, bize dinlenmemiz için karavanından güneşten korunmak için şemsiye, yere sermemiz için battaniye, yastık vererek, kısa süreli öğle uykumuza katkıda bulundu. Uyku sonrası kahve ikram etti, güzel sohbetimizden sonra facebooktan arkadaş olduk, bizi güzel şekilde sürüşümüze uğurladı. 4. Günümüz sürüş sonunda Philipsburg’a geldik, nükleer santralin bulunduğu bu sessiz yerde dinlenmek ve konaklamak üzere misafirevini tercih ettik.
5. Günümüz sonunda Mahnheim’a ulaştık, kamp yerimiz bu defa tur boyunca kaldığımız imkanları ve ortamı nedeniyle en olumsuz kamptı, seçeneksizlikten çadırımızı kurup, kamp yanındaki nehir plajında çadır yerine geç dönmek üzere zaman geçirdik. Tur boyunca hep istediğim halde fırsat bulamadığım şeyi gerçekleştirdim ve gün boyu nehirde yüzdüm. Bu şekilde kampımızın olumsuz tarafını olumluya çevirerek, sadece duş almak ve hemen uyumak üzere kampımıza döndük.
6. Günümüzde nehir üzerinde harika bir Yunan restaurantı keşfederek, nadir yaptığımız restaurantta öğle yemeği molası faaliyetimizi gerçekleştirdik. Ardından tur boyunca en güzel konaklama yeri olarak tanımladığımız Nordheim’a erken öğlen saatlerinde ulaştık, diğer yandan en pahalı kampımız oldu, ancak ortamı nedeniyle buna değdi. Öncelikle doğal ortamı çok güzeldi, orman içinde ve gölet kenarındaki yerleşkede çadırımızı kurduk. Bizden önce yerleşmiş bisikletçi Alman aile üyeleriyle sohbet ettik, gün sonunda çok sayıda bisiklet ve motosikletli gezginler geldi. Akşamüzeri hafif yağış nedeniyle doğa bize inanılmaz görsel ziyafet gösterisi sundu. Gölet üzerinde oluşan ve gün ışığıyla değişken ziyafeti seyrederek, günümüzü tamamladık. Turumuzun son çadır kampının böyle keyifli geçmesi evrenin ödülü olmalı.
7. Günümüzde öğleden sonra saat 16:00 civarı Frankfurt’a ulaştık, Basel’de yaptığımız üzere şehir tabelası önünde hatıra fotoğrafı çektirdik.
Şehre varmadan önce bize bisiklet ve bagaj paketlememize yardımcı olacak ‘’Per Pedal Bisiklet Mağazası’’ sahibi Deniz Bey’le görüştük, bize özellikle mağazası yakınında bulunan otelde konaklama rezervasyonunu yaptı, şehre vardığımızda rotamızı hızlı şekilde bisiklet mağazası olarak belirledik ve mağazaya ulaştık. Akşam şehri keşif için yorgun olmamıza rağmen yürüyüşe çıktık ve uzun süredir yürümediğimi, adımlarımı garip ve tuhaf attığımı fark ederek uzun süre sadece bisiklet üzerinde olmaktan yürümeyi unutmuş olduğumu anladım. Bu durum tur sonunda uzun bir süre devam etti. Ertesi gün sabah 20 yıldır Frankfurt’ta yaşayan lise arkadaşımla buluştuk, bizi bisikletle Frankfurt’un önemli yerlerini ve eski şehri dolaştırdı, nehir üzerinde bir cafede elma şarabımızı içtik, daha sonra panayır tarafında meşhur Alman birası eşliğinde Alman sosis ve patatesini yedik. Öğleden sonra bisiklet ve bagaj paketleme işlemlerimiz tamamlandıktan sonra Per Pedal sahibi Deniz Bey inanılmaz ev sahipliği ile bizi ‘bahçe’ sinde ailesi ile birlikte ağırladı. Ertesi gün sabah kahvaltısından sonra Türkiye’ ye dönmek üzere mağazaya uğradık, bisiklet ve bagaj kolilerimizi daha önce anlaştığımız büyük araca yükledik, bizi Frankfurt Havaalanına bıraktı. Havaalanı okulların açılış tarihi arifesi olmasına rağmen çok kalabalık değildi, sakin ve düzenliydi. Türkiye’de olduğu üzere havaalanı girişinde x ray araması bulunmuyor, sadece pasaport kontrolünde gerçekleştiriliyor, bu da havaalanında yaşanılan telaş ve işlem yorgunluğunu azaltıyor. Uçağımız tam saatinde kalkış yaptı. Gökyüzündeyken başka turlara çıkmak üzere ayağımızın tozu ve tatlı yorgunluğumuzla tatlı hayallere daldık.
10 Temmuz’da başlayan ve 4 Ağustos tarihinde sona eren turumuzu en başta emniyetli ve sağlıklı, güzel hatıralarla dolu mutlu bir şekilde tamamlamayarak, ülkemize özlemle vardık.
Tüm bisikletçilerin rüzgarı arkasında, tekerleri taşsız olsun, başka turlarda görüşmek ve paylaşımlarda bulunmak üzere ….