İnsanı eksilten kaybedişleri değil zannedişleridir...
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from China

seen from Czechia
seen from United States
seen from China
seen from United States
seen from China

seen from Czechia

seen from United States

seen from Russia
seen from Mexico
seen from United States
seen from China
seen from Chile
seen from China

seen from United States

seen from United States
İnsanı eksilten kaybedişleri değil zannedişleridir...
Gölgelerin içinde göğsünün derininde yüreğinde bir yıldız hâlâ parlamakta lakin sen arrık o parıltıyı göremeyeceğin kadar köreltmişsin gözlerini. Sen kendi ışığından kendini mahrum etmişsin...
Ben Karanlığım, bir ışık varsa ya da parıltı halinde bir yıldız bu içimde yanan kor bir ateşin pırıltısıdır. Dışarıdan güzel görünebilir ama unutulmamalıdır ki bu benim canımı çok yakıyor. Ne zaman bir ışık görsem ondan kaçıyorum çünkü benim hayatımdaki hiçbir ışık uzun süre hayatımda kalmadı ve onlara yaklaştıkça elimin, yüzümün ve kalbimin yavaş yavaş ama acıyla yandığını gördüm. Ben her ışığın canımı yakacağını düşünüp korkuyorum, evet korktuğumu itiraf ediyorum, ben kendi ışığımdan bile korkuyorum çünkü tekrar canımı yakacak, çünkü tekrar beni yıkacak, çünkü tekrar beni umutlandıracak. Köreldiğim doğru inanmamayı öğrendim hiçbir ışığa inanmamayı. Köreldim çünkü hiçbir ışığa inanmıyor ve yaklaşmıyorum. Karanlık siyah, hiçbir pisliği örtmese de mutlu etmese de en azından siyah ve bana hiçbir pisliği göstermiyor. Ben karanlığa güveniyorum, kandırmıyor.
Dön diyemedim ama kal demiştim...
"Ama inan bana; bu kadar mavi az bile gökyüzüne..."
Sen bana bir adım uzaklıktaydın , ama bak yetişmiyor ellerim sana.
Yağmuru seviyorum diyorsun,
Yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi seviyorum diyorsun,
Güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
Rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...
İşte bunun için korkuyorum,
Beni de sevdiğini söylüyorsun...
"William Shakespeare "
“Böyle gitme ağlarım, sensiz geçen her günüm zaten cenaze..”
Öldükte cinnete mi düştük ?