ALLAH'ım Sen konuyu biliyorsun, aminnn
seen from China
seen from Romania
seen from Singapore
seen from France
seen from United States
seen from United States

seen from France
seen from Romania

seen from United States

seen from Canada
seen from United Kingdom

seen from United States
seen from United States

seen from Germany
seen from Germany
seen from United States

seen from United States

seen from Malaysia

seen from Türkiye
seen from United States
ALLAH'ım Sen konuyu biliyorsun, aminnn
☝️ #putlar #sözler #ihsansenocak #izm #hadisler #ayetler #iman #islam #ilmisuffa https://www.instagram.com/p/B437gA-neth/?igshid=oc4ic8ylcdwd
İbrahim Suresi, 35. ayet: Hani İbrahim şöyle demişti: "Bu şehri güvenli kıl, beni ve çocuklarımı putlara kulluk etmekten uzak tut." #ayet #tapmak #tapma #ayetlet #ibrahimsuresi #put #putlar #islam #ilmisuffa
Bekleyin! #bekleyin #hakimiyet #Allah #lailaheilallah #putlar #ihsanşenocak #ihsansenocak #ifam #ilmisuffa
Babi - Eski Mısır’ın Maymun Tanrısı (MÖ. 3000)
Batz - Maya, Aztec, İnka Maymun Tanrısı (MÖ. 2000)
Hanuman - Budizm Ve Hinduizm İnsansı Maymun Tanrısı (MÖ. 500)
Su wukong - Çin Mitolojisinin İnsansı Maymun Tanrısı (MÖ.12)
Australopıthecus - Ateizmin İnsansı Maymun Atası (21. yüzyıl)
"Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim var, yerde kim var tümü Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar bile, şirk koştukları varlıklara ve güçlere (gerçekte) uymazlar. Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminde bulunarak yalan söylemektedirler.'" (Yunus Suresi, 66)
"Zulmedenleri, eşlerini ve taptıklarını bir araya getirip toplayın." (Saffat Suresi, 22)
"Siz yalnızca Allah'tan başka birtakım putlara tapıyor ve bir takım yalanlar uyduruyorsunuz. Gerçek şu ki, sizin Allah'tan başka taptıklarınız, size rızık vermeye güç yetiremezler; öyleyse rızkı Allah'ın katında arayın, O'na kulluk edin ve O'na şükredin. Siz O'na döndürüleceksiniz." (Ankebut Suresi, 17)
#maymun#maynunlar#putlar#ateizm#Allahvar
Nankörlük
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM...
Hadid-16 "İnananların gönüllerinin Allah'ı anması ve O'ndan inen gerçeğe içten bağlanması zamanı daha gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar; onların üzerinden uzun zaman geçti de kalbleri katılaştı; çoğu, yoldan çıkmış kimselerdir."
Bakara-152 “O halde beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin.”
İsra-17 “Denizde başınıza bir felaket geldiği zaman, Allah'tan başka yalvardığınız bütün putlar kaybolur. Allah sizi tehlikeden kurtarıp karaya çıkarınca da yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.”
Hud-9 “Ve şayet insana tarafımızdan bir rahmet tattırır, sonra da onu kendisinden geri alırsak, şüphesiz o ümitsiz ve nankör bir kimse olur.”
İbrahim-34 “O, Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size verdi. Allah'ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız! Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür.”
Ankebut-66 “Kendilerine verdiklerimize nankörlük etsinler ve safâ sürsünler bakalım ama yakında bilecekler.”
“
Zuhruf-15 “ Buna rağmen insanlar, Allah'ın kullarından bir kısmını O'nun bir parçası saydılar. Gerçekten de insan apaçık bir nankördür.”
Adiyat-6 “Şüphesiz insan, Rabbine karşı çok nankördür.”
Şüphesiz Allah (c.c) Doğruyu Söyledi.
OKU
46:5 ALLAH'ı bırakıpta Diriliş Günü'ne kadar kendilerine cevap veremeyen ve hatta onların dualarından habersiz olanlara dua edenden daha sapık kim olabilir?
PUTLAR VE CAHİLİYE GELENEKLERİ
Cahiliye döneminde bütün Arap kabilelerinin, boylarının hatta ailelerinin kendilerine özel putları vardı. Bu kabileler putlarının bazılarını Kâbe’ye ya da yakınlarına getirip koymuşlar, orayı üç yüz altmış putla doldurmuşlardı. Araplar her ne kadar putlara tapmakta iseler de Allah’ı (c.c.) unutmamışlardı. Kâbe onlar için en kutsal yerdi. Orası her yıl hac ve umre yaptıkları, ziyaret ve tazimden geri kalmadıkları Allah’ın (c.c.) eviydi. Araplarda Allah (c.c.) inancı tamamen silinmemişti. Hemen, hemen hepsi de Allah’ın varlığını inanıyorlardı. Putlar onlar için Allah’ın (c.c.) kızları, Allah (c.c.) nezdinde şefaat edicileri idi.
Gerek Kâbe’nin kutsiyetini koruması, bu nedenle Arapların hac ve umre için uzaktan yakından akın, akın Kâbe’ye gelmeleri, gerekse kutsal saydıkları putlarla dolu oluşu Mekke’nin sosyal yönden son derece aktif olmasına, ziyaretçilerle dolup taşmasına neden oluyordu.
Mekke’ye hâkim olan Kureyşîler ise tüccar insanlardı. Böyle bir potansiyeli boşa harcamaları, görmezlikten gelmeleri mümkün değildi. Bunun için Mekke ve civarlarında hac mevsimlerinde panayırlar düzenlemeye başladılar.
Bunlar başlıca üç panayır olup birincisi Arafat’ın arkasındaki Zül’mecaz’da, ikincisi Merruzzahran’daki Mecenne’de, üçüncüsü ise Nahle ile Taif arasında bulunan Ûkaz da kurulmakta idi. Panayırlar hacıların yolları üzerinde kolaylıkla ulaşabilecekleri yerlerde idi.
Panayırlar Araplar için çok önemli idi. Buraları bir alış veriş yerleri oldukları kadar birer kültür merkezleri gibiydiler.
Her yıl Arap kabileleri buralarda toplanırlar, alış verişle beraber şiir ve övünme yarışları da yaparlardı.
Ûkaz panayırı bulunduğu yol ve mevki nedeniyle Arapların en büyük panayırı idi. Ûkaz panayırında bozulan pazar Mecenne’de, daha sonra Zül’mecaz’da tekrar ku- rulur, Zül’mecaz’da kurulan panayır zilhiccenin sekizinci Tevriye gününe kadar devam ederdi.