'The Wolves of Willoughby Chase' by John Aiken ,illustrated by Rohan Daniel Eason.
seen from China

seen from Belgium

seen from China

seen from Russia
seen from United States
seen from Poland
seen from United States
seen from Russia
seen from United States

seen from Malaysia

seen from Malaysia
seen from United States
seen from United States

seen from Türkiye

seen from Malaysia

seen from Netherlands
seen from United Kingdom

seen from Malaysia

seen from Saudi Arabia

seen from Malaysia
'The Wolves of Willoughby Chase' by John Aiken ,illustrated by Rohan Daniel Eason.
Kaçak çocukların karşılarına çıkan bir yaratık. Dev gibi, konuşan bir böcek. Fare- insanların gizli dünyası. Franz Kafka’nın bir karabasandan farksız acayip öyküleri, heyecan verici olduğu kadar korkutucu da. Benim ilk Kafka’m Kitabı’nda, öykü anlatıcı Matthue Roth ve ilustratör Rohan Daniel Eason Franz Kafka’ya ait üç sarsıcı ve tüyler ürpertici öyküyü bütün yaş gruplarına uyacak bir biçimde yeniden elden geçirmiş/ yazmış diyebiliriz. Bu kitap ile birlikte Kafka’nın zaten evvelinden de aşina olduğumuz karanlık öyküleri, yeni bir okuyucu segmentine göre yeniden düzenlenip, çocuklara yönelik edebiyatta önemli isimler olan Maurice Sendak, Edward Gorey ve Lemony Snicket gibi ilustratör- yazarların arasındaki haklı yerini de almış oldu. Kafka, ölümünden sonra yazdığı her şeyin yakılmasını vasiyet etmiş olsa da, öyküleri dışında sevgililerine/ babasına/ nişanlısına yazdığı mektuplar da dahil senelerdir süregelen bir otopsi yapıyoruz kendisine. Kafka’nın otopsisi bitmiyor, onun zihninden geçen karartılar Rohan Daniel Eason çizince daha da bakılası/ okunası/ iyiden iyiye parçalanıp didiklenesi bir hal alıyor. (blog adresi profildeki link'te) #cocuk#cocukedebiyati#cocuklarakafka#kafkaforkids#edwardgorey#franzkafka#kafka#lemonysnicket#matthueroth#mauricesendak#myfirstkafka#benimilkkafkam#oyku#rohandanieleason (at 180 Coffee Bakery)
Okuyuculuk* ...Hayatının ilk çeyreği de diyebileceğimiz o ilk on beş senede Dava’yı okuduysan, öncesinde ne okudun sen arkadaşım? Nereden buldun Dava’yı? Dostoyevski’yi sana kim verdi? Baban da mı Dostoyevski okurdu? Elbette babası da okurdu ve annesi Stefan Sweig romanlarına dolanırdı kimi geceler gördüğü rüyalarda. Amcası gittiği değişik ülkelerden özel basımlarını bulurdu bazı romanların, anneannesinin yazlık evlerinde kurulduğu şezlogun üzerinde saatlerce gömülü kaldığı romanlarının, anne va babasının yatak odasındaki gömme dolabın içinde koca bir hazine gibi sessizce onu beklediklerini bilirdi. Yani Dostoyevski/ Kafka ve diğerleri O’na kendiliğinden gelmişti. Yürümeyi öğrenir gibi, acıkınca yemek yer gibi, sıcak yaz günlerinde karavanı ile mahallede beliren dondurmacıya koştuğu gibi koşardı başlayacağı yeni romanın ilk sayfasını çevirmeye. (yani ben öyle hayal ediyorum en azından.)... **yazının devamı profildeki linkte** #rohandanieleason #toread#okumak (at Kadıköy'de)