"Yazmak, çıkmaz sokaklarda dolanmaktan ibaretti onun için; sonu bir yere varmayan uzun yürüyüşlere benziyordu. Sonu bir yere varmasa da sınırların dışına çıktığı duygusu ona iyi geliyordu."
seen from Türkiye
seen from Sweden
seen from Austria
seen from China
seen from Romania

seen from Slovakia

seen from Australia
seen from Egypt

seen from United States

seen from United Kingdom

seen from Brazil
seen from China
seen from China

seen from United States
seen from China
seen from United Kingdom

seen from United States

seen from China
seen from Slovakia
seen from Russia
"Yazmak, çıkmaz sokaklarda dolanmaktan ibaretti onun için; sonu bir yere varmayan uzun yürüyüşlere benziyordu. Sonu bir yere varmasa da sınırların dışına çıktığı duygusu ona iyi geliyordu."
“Ancak, en üzgün çocuğun kadar mutlu olabilirsin.”
"Beni sevdiğine bile inanıyorum. İşte bundan çok etkileniyordum. Beni çocuk yerine mi koyuyordu, henüz olgunlaşmadığımı mı düşünüyordu, yoksa güçlü bir varlığın güçsüz bir varlığa (beni öyle biri sanıp) içgüdüsel olarak duyduğu o acıma duygusuyla acıyor muydu bana... Bilmiyorum."
— Ölü Bir Evden Hatıralar, Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
“Nereye giderse gitsin insan, kendini de yanında götürüyordu, çarptığı cüzdanla son sürat koşarken elindeki paraları sağa sola saçan bir yan kesici gibi. Artık ne kendim, ne de başkaları için, yalnızca yazmak zorunda olduğum için yazıyorum. Defalarca dikilmiş bir yara yeniden yeniden açılıyor, kapkara bir kan sözcükler halinde kağıda damlıyordu. Kendi korkunç suretim beliriyordu yarattığım her evrende...”