“Sen tek başına, cihanın bütün haksız, canavarca düzenine karşı beni ayakta tutabiliyorsun.”
seen from United States

seen from Ukraine
seen from United States
seen from United States
seen from Türkiye
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from Yemen

seen from Brazil

seen from Brazil

seen from Brazil

seen from Yemen
seen from Russia

seen from United States

seen from United States
seen from Lithuania
seen from Netherlands
seen from Türkiye

seen from United States
“Sen tek başına, cihanın bütün haksız, canavarca düzenine karşı beni ayakta tutabiliyorsun.”
“Kederimi boğmak için içtim, ama yüzmeyi öğrendi lanet olası!”
“Bizim geçmediğimiz sokakların hikâyesi yoktur.”
“Bak Bir gün Beni Kırdığın Yerimde Şaşkın Oturuyorum”
“Bence en dayanılmaz, en korkunç durum uyanık olup da azap çeken bir ruhun duyduğunu anlatma olanağı bulamamasıdır.”
“Özgürlük, güç merkezleri tarafından sunulan şıklardan birini özgürce seçmekle sınırlı.”
Keating kendini çırılçıplak hissetti. Davis'in, Stengel'in, Francon'un bu odada hiçbir önemi yoktu. Oysa insanlar Keating'in insanlara karşı savunmasıydı. Roark'da ise insanlar diye bir kavram yoktu. Keating kendi değerini, diğer insanlara bakarak görürdü. Roark ona hiçbir şey veremezdi.
Çizmeye başladığında, elindeki işi düşünmemeye çalıştı. Tek düşündüğü, bunu Francon'un da, Stengel'in de, hatta Heyer'ın ve bütün diğerlerinin de yaptığı, yapabildiğiydi. Onlar yapabiliyorsa, kendisi de yapabilir demekti.