geçen cuma burnumdan ameliyat oldum. maalesef şekli hala eski çirkinliğinde. suratımın ortasında büyük bir dirayet ve azametle dikilmeye devam eden sevimsiz organımın, bu kadar çirkin olmasını gerektirmeyen işlevini tam olarak yerine getiremediği için, iç kısmına müdahele edildi.
ameliyat olan bir sürü insan gördüğüm halde hiç ameliyat olmamıştım. öncesinde "yea lokal anestezi oluyosa ben öyle yaptırırım abii narkoz qasarr" diye dolaşıyordum adeta bir çılgın gibi. aslında evet NARKOZ KASAR. gerçekten ameliyattan sonra kendine gelmeye çalışan insan çok acınası görünüyor. ama adam burnuma, görsem fenalık geçireceğim türlü türlü alet edevat sokucak, yakıcak kesicek bilmem ne. hastaneye giderken "eet komple bayılayım ben" diye karar vermiştim. ama zaten bunlar boşunaymış. fikrimi sormadılar bile :(
önce kan aldılar, akciğer röntgeni çektiler ki akciğer röntgeni niye her ameliyattan önce isteniyor bir bilen açıklarsa sevinirim. sonra beni odaya aldılar. beni uyutmakla görevli insan gelip sorular sordu. sonra serum takıldı ki aslında ameliyattan daha ürkünç olan şey beceriksiz hemşire-ince damar ikilisinin bir araya gelmesidir. neyse ki tek denemede derin bir BİSSSMİİİ ile damar bulundu. ben de öööyle yatmak durumunda olduğum için televizyon açtım. evlilik programı izledim. tam su gibi'nin en heyecanlı karar anı'ndayken hastabakıcı beni ameliyata götürmeye geldi. ben elimde serum yürüyerek ameliyathaneye gittim. hastabakıcı kafama bone taktı. terlik giydirdi, sanki ben yapamazmışım gibi. işte bunlar hep psikoloji.
ve ameliyathaneye girdim yine elimde serumumla. ay orası ne soğuk yermiş hakikaten. 3 kişi vardı, biri sedyeyi uygun hale getirdi. biri serumu taktı, elektrotlar (muydu onların ismi neydi tam bilemedim, hani ped yapıştırıyorlar ya göğüs bölgesine) takıldı. "azcık tırstım ben yea" dedim. beni kesime hazırlayanlar güldüler. korkma korkma dediler. sonra DAMARDAN VERDİLER İLACI. en son AY NOOLUYO diye giderayak paçozlaştığımı, birinin de "ne oldu?" dediğini hatırlıyorum. sonra gözümü odada açtım.
SONRASI ZULÜM................
ne kadar basit masit dense de neticede ameliyat. 2 güne iyileşirsin, 3 güne amuda kalkarsın, 5 güne dişinle kamyon çekersin falan gibi şeylere çok itibar etmemek lazım. ÜZÜLEREK SÖYLÜYORUM ARKADAŞLAR AMA TIP ZERRE İLERLEMEMİŞ. hala bir yerimiz kesilince kan akıyor ya bu ne biçim şey :(
ameliyat sonrası 3 gün cidden çileliydi. tamponları aldırdığımda ise inanamadım. çünkü tamponlar küçük parmağım kadardı. (bi bakarsanız siz de kendinizinkine, evet) yani onlar burnuma nasıl girdi, hadi girdi ben nasıl durdum, hadi ben durdum onlar nasıl yerlerinden tekrar çıktı? bütün bunlar aklıma durgunluk vermişti. ertesi gün görüştüğüm ikisi de tus'a hazırlanan doktor arkadaşlarıma adeta 3 yaşındaki çocuk hevesiyle TOOOM BO KODOORDOO diye parmağımı göstere göstere tampon büyüklüğünü anlattım ama tabi kime ne anlatıyorum. meğer benimkiler küçükmüş. genize akıntı olmasın diye çok daha büyükleri konuluyormuş. bütün havamı söndürdü allahsızlar :(
şimdi burnumun içinde yara var. (ne kadar ilginç değil mi?) kan pıhtıları, kuruluk falan. çılgın gibi ilaç içmem gereken dönemi atlattım. bakalım burnum tamamen iyileştiğinde allah demesini bekliyorum. demezse doktora dava açacağım.