Sen hiç kağıttan uçurtma yaptın mı ? Uçurdun mu sokakta ? Sen hiç gazetelerdeki karikatürleri kesip biriktirdikten sonra zımbayla birbirine tutturup dergi gibi yaptın mı ? Sen hiç pil bulamadığın Walkman'i eski pillerle çalıştırıp cızıltılı dinledin mi ? Sen hiç el feneriyle yorganın altında kitap okudun mu ? Sen yılbaşına yakın televizyonda gördüğün monopoly tarzı oyunları gerçekte sahip olamayıp kağıda kendince oyunlar çizip, kutu köpüğünden zar yapıp kendi kendine oynadın mı ? Sen kalem pilin üstüne kağıt yapıştırıp ona yüz, elbise çizip kahraman figürleri yaptın mı ? Sen hiç ceviz kabuğunun altına karton koyup kaplumbağa yaptın mı ? Sen hiç kürdanla minik çıtalı uçurtma yaptın mı ? Sen hiç kola kapağına üzeri figürlü çikolata kapları yapıştırıp oynadın mı ? Sen hiç eline geçen her çengel bulmacayı çözene kadar sakladın mı ? Sen hiç platonik sevdiğin kız için sınıf değiştirdin mi ? Sen hiç o kızla denk gelebilmek için arkadaşının yerine nöbet tuttun mu ? Sen biriktirdiğin tasoları baban sobaya attı diye ağladın mı ? Senin hiç babanın sürekli dövmesi yüzünden burnun çatlayıp arasıra kanadı mı ? Sen hiç okula giderken dızolar tarafından yemek paran çalınıp üstüne bi de dayak yedin mi ? Sen hiç annenin komşudan aldığı ekmek parasını çalmak isteyen dızolara çalmasınlar diye yalvardın mı ? Sen hiç o şerefsizlerin çaldığı parayı annene söyleyemediğin kaybettim dediğin oldu mu ? Sen hiç annenle aslında orda olmadığını bildiğin parayı aradın mı ? Sen hiç yatarken tüm dünyada ki herkese iyi kötü diye ayırmadan dua ettiğin oldu mu ? Sen hiç askerde ankesörlü telefonla sevdiğin kızı aradın mı ? Sen hic o kız tarafından askerde nöbet kulesindeyken sebepsiz yere terkedildin mi ? Sen hiç sevdiğin kızı başkasıyla dudak dudağa öpüşürken gördün mü ? Sen hiç yaşadığın gecekondu da gece yerden geçen fareden korkup çişini tuttun mu ? Sen hiç en yakın arkadaşın tarafından yenildiğin bi maç sonrası küsülüp hiç konuşulmamaya maruz kaldın mı ? Sen hiç yarım saatlik yemek molanda sevdiğin kıza şiir yazdın mı ? Sen hiç o kız uyurken sabah telefona bakınca mutlu olsun diye yüzlerce duygusal mesaj attın mı ? Sen hiç sen çok iyi birisin ama ben paralı birini istiyorum diye şiirler yazdığın kız tarafından terkedildin mi ? Sen hiç üzüntün belli olmasın diye annenin yanına gitmediğin oldu mu ? Sen hiç çalıştığın yerde iş kazası geçirip sonra o işten hiçbir şey alamadan sepetlendin mi ? Sen hiç fotoğraf bile çekemeyecek kadar, saçını bile düzeltemeyecek kadar soğudun mu herşeyden ? Sen hiç bir kıza selam bile yazmayacak hâle geldin mi ? Sen hiç tek arkadaşın kendin olarak görüp kendi kendine konuştun mu ? Sen hiç seni terkeden kız için yazdığın şiirin ses kaydıyla ara sıra ağladın mı ? Sen hiç o kadar kitabı iç sıkıntısı yüzünden okudun mu ? Senin hiç can sıkıntısı ve stresten saçında egzema olup genç yaşında saçında sakalında beyazlıklar oldu mu ? Sen hiç hâlâ büyümediğin, büyümeye alışamadığın, sürekli eski şeylere özlem duyduğun oldu mu ? Sen hiç mardin askeriyeden havalimanına kadar elinde valizle yürüdün mü ? Sen hiç sürekli bi umut edip bi şeyler deneyip yine bi yere varamadığın oldu mu ? Sen hiç çığlık çığlığa bağırmak isterken kimse tarafından görülmediğin, bi hayalet muamelesi yapıldığın oldu mu ? Sen böyle bi internet ortamında yıllardır WhatsApp 'ına birinden mesaj gelmediği oldu mu ? Sen hiç 750 dakikalık paketinde 740 dakika olarak günü geçtiği oldu mu ? Sen hiç o şerefsiz, adi, piç erkeklerle aynı kalıba konup ön yargılara maruz kaldığın oldu mu ? Sen hiç elinde poşetler olan bir kıza sırf yardım olsun diye kapıyı açtığın için o kızdan küfür yedin mi ? Sen hiç bu durumun olduğu günün gecesinde camı açıp ağladığın oldu mu ?
Daha anlatılmayan ve anlatılamayacak şeyler. Yıllardır kimseye mesaj atmıyorum, burdan yazan olursa cevap veriyorum. Hiçbir kızı rahatsız edecek bi tavırda bulunmuyorum. Hatta bu saatten sonra tekrar birini o saf temiz duygularla sevebilir miyim onu da bilmiyorum. Ben hâlâ küçük bi çocuğum. Yaş olarak çocuk olmasam da büyüklüğe dair hiçbir şey yaşamadım. Ne bir tatile gittim, ne restorana. Ben arkadaşlar ailesiyle tatile giderken yazın oto sanayide çalışan kirli kazaklı çocuktum. Buz tutmuş asma kilidi elim dona dona çakmaklı ısıttım, boyumdan büyük demir kapıyı burnum aka aka ittim. Titreye titreye çöp varilinden olan sobaya araba lastiği atıp yaktım. Herşeyi geç buldum erken kaybettim. Benim ulaşabildiğim zaman o şeyin çoktan modası geçmiş olurdu.