Uzun süre önce başladı bizim hikayemiz. 2002-2003 sanırım samimiyetimizin miladı. Öncesi merhaba merhaba idi. Günlerden birgün benim için önemli olan birine kocaman bir hediye almıştım. Elim kolum da doluydu tabii. O halde minibüse binmeye çalışırken -yardım edeyim -dedi merhabalık tanıdığım çocuk. Seve seve attım kucağına yükümün yarısını ''o günden beri taşıyor ya '' . Minibüste yanyana oturduk. Okuldan dönüyordu (lise bilmem kaçtı) elinde romanlar vardı. Dikkatimi çekti. Hemen kitaplardan sohbet açıldı. Dilerse benim romanlarımı ödünç verebileceğimi söyledim. Ama kitabıma iyi bakması ve 1 haftada geri getirmesi şartımın olduğunu da ekledim.
Hemen kabul etti. O akşam bizim eve geldi 3 kitabımı alıp gitti. 3 -5 gün sonra evi aradı, müsaitsem kitapları geri getirecekti. İnanamadım bu kadar kısa sürede okudu ha dedim kendi kendime. Evleri bize yakındı, hemen gelmişti. Utangaç kapının önünde bekliyordu. Kitapları verip geri gidecekti. Sermoon sesimizi duyup kapıya geldi. Kısaca tanıştırdım. Sermoon zorla içeri davet etti. Mahçup içeriye girdi. Sohbet ettik, kitapları okudu mu diye testten geçirdim. Belirli bir süre sonra gitti. Arkasından sohbeti bitmedi. ---Sermoon bayıldı ne tatlı çocuk-- davet et gene gelsin dedi.
Sonrasında çook fazla zaman geçirmeye başladık. Kitaplar, müzik, yabancı dil, ortak tanıdıklar, tabu , gezi , bar, deniz derken biz birbirimizsiz yapamaz olduk.
Adı Sercan ablam Seray ee ben Sergül. Uzun süre önce kendimi Serrose yapmıştım. Sonra Seray Sermoon oldu ve en son aramıza katılan Serlife oldu. Herkes bizi kardeş sandı bozmadık, anne ayrı baba bir kardeşiz dedik-kekledik dünya alemi :)
Bu koca yürekli adam böyle girdi hayatımıza. Merak ediyorsunuz değil mi kim bu diye. Bu adam bizim herşeyimiz. Önceleri herkes yadırgasa da bu sıkı-fıkılığı artık herkes kabullendi. Biz üçümüz birbirimizi sonradan bulan kardeşleriz, dostlarız. Sanmayın çok iyi anlaşıyoruz ama birarada olmaktan çook zevk alıyoruz. Her birimiz farklı yönleri ile tat katıyor.
Herbirimiz kendine buyruk, farklı telden olunca tartışmalarımız da bir o kadar çok oluyor.Birbirimize kızarız, küseriz ama biz bizsiz yapamayız. Ortak hayallerimiz var.,Bir gün gerçek olacak.O gün gene biz beraber olacağız yanyana .
Balık önceleri azıcık kıskansa da Sercan'ı yüzyüze tanışıp ,bizi bir arada gördükten sonra o da kendine kardeş ilan etti Sercan'ı :))) balığın en büyük şoku, Sercan'ın bizim için Japonya'ya gelmesi oldu. Canım benim 3 ay birlikte yaşadık. O sürede balık da yeterince tanımış oldu :)
Zaten Sercan'ı sevmeyen ölsün!! 7 den 70 e uyum sağlayamayacağı kimse yok. Her ortamın adamı. Leb demeden anlar cümlemizin sonunu. En çok bu huyunu severiz zaten :) Bir de güzel fal bakar! Bana baktıkları hep tutar. Ailemizin İngilizce tercümanı :) Düğün zamanı gönüllü rehberimiz oldu canım benim.
Daha anlatacak çok şeyim var. Yazıp -silip duruyorum. Canım kardeşim benim seni ne kadar anlatsam bir o kadar az kalıyor. Yetmiyor bildiğim hiçbir kelime, sıfat seni anlatmaya. Evet çok banal ama sen hakikaten anlatılmaz -YAŞANIRSIN!
Ortam adamı , can yoldaşım, dert ortağım. Ablan olmaktan gurur duyuyorum ve eminim Seray da
duyuyordur.
İyi ki varsın İyi ki tanıdım Seni
Seni çok çok çok seviyorum!
Blogger dünyasına hoşgeldin!!! Yolun hep açık olsun.
Pazarlama, işletme , network alanında yazacak bildiğim kadarıyla bence bir göz atın.
ama her zaman en çok ben seveceğim :)))