Gücüm kalmadı, omuzlarımı taşıyamıyorum. Yıkılmak ve yok olmak, eriyip, akıp gitmek istiyorum. Su olup, denizlere karışıp dünyada insanların, hırsların, günahların, yalanların ve korkuların olmadığı nehirlerde yüzmek istiyorum. Artık insanlardan öyle çok korkuyorum ki zehirli bir yılandan da çok. Onun sana yapabileceklerini bildiğin vahşi tavrı insanların içinde bulunan kin ve cahillikten daha korkutucu değil. Gerçek bir savaşın ortasında değil, beşeri psikolojik vakaların arasındayım. Bu bir hapishane. ‘Elalem ne der?’ hapishanesi.
Şimdi içimde hala bir çocuk var. Biraz sevgi, biraz umut, biraz korku dolu. Yükselen her seste titreyen bir kalp. Bağırsın bırak, bağırsınlar biraz daha. O sesler yükseldikçe benim ruhum küçülecek ve ben en sonunda, yok olacağım.









