“Who did this?” (laurel'dan gönderiyorum bunu ^^)
“Geçmişimden birileri. Bilmen ya da endişelenmen gereken bir şey değil.”

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from Germany
seen from Germany

seen from Malaysia
seen from Australia
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Canada

seen from United States
seen from Germany

seen from Chile
seen from United States
seen from United States

seen from United Kingdom
“Who did this?” (laurel'dan gönderiyorum bunu ^^)
“Geçmişimden birileri. Bilmen ya da endişelenmen gereken bir şey değil.”
"We're alone now, you could kiss me" (bailey'den gönderiyorum bunu. fsndfeksdn)
“Ne? S-sen benim seni öpmemi mi istiyorsun?”
☎ (matty)
diana, matty’nin kollarını onun vücuduna sarmasıyla beraber, ilk başta şaşırsa da, tereddüt etmeden yüzünde bir gülümseme ile o da kollarını genç adama dolamıştı. ikisinin arası hiçbir zaman kötü olmamıştı, hep iyi anlaşmışlardı, birilerine ihtiyaç duydukları zaman direkt birbirlerini arıyorlardı. ancak, o geceden sonra, aralarındaki ‘şey’ daha da güçlenmişti. diana’nın her zaman matty için özel hisleri vardı, ancak her şeyi o gece, gitarıyla penceresine geldiği zaman anlayabilmişti. ve, geç de olsa bunu fark ettiğine, ikisininde bunu fark ettiğine seviniyordu. [ bu ne içindi tam olarak emin olmasam da, şikayetçi olduğumu söyleyemeyeceğim. ]
"Wake up, hun." (sunry)
henry, şakaklarında inanılmaz bir ağrı ile uyanmıştı. en son ne zaman bu ağrıyı çekmişti, hatırlamıyordu, ancak her bahsine vardı ki gerçekten çok uzun zaman olmuştu. eh, norman osborn’un oğlu olmak, her an uyanık olmayı yoksa kendini bir tür hapisimsi bir kafeste bulacağını biliyordu. gözlerini açtığında, karışısında, seyretmekten çok zevk aldığı okyanus mavisi gözlerle karşılaştı. dün gece ne olmuştu, nasıl buraya gelmişlerdi... hafızası bulanıktı. ancak bu, yine de ağrısına rağmen yüzüne bir gülümseme yerleştirmesine engel olmadı, sadece summer ile konuşurken beliren gülümsemelerdendi bu. [ gerçekten uyanık mıyım, yoksa uyanmak istemediğim çok güzel bir rüyada mıyım??? ]
⁇ (summer)
Clara: GALİBA İÇKİ İÇERKEN YAKALANDIM.Clara: İsmini tam olarak bilmesem de eğitmenlerden birini burada gördüğüme EMİNİM.Clara: Bir saniye, ben okulda bile değilim.Clara: Eğitmenlerden birinin barda ne işi var? Clara: Bize yurda kilitleyip eğlenmeye falan mı çıkıyorlar bunlar sürekli?
‘’Ah, sessizce yanıma gelmeye çalışmanı tebrik etmeliyim ama yakalandın. Seni son görüşüm olduğundan korkmaya başlamıştım bak.’’
{ setmexonfire }
"Pekala, bir geceliğine, Paul Agatia'yı düşünme ve biraz eğlenmeye bak. Partideyiz yahu!"