soluklanmak.
seen from China

seen from Australia
seen from United States
seen from Lithuania
seen from Netherlands

seen from Singapore
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from China
seen from China

seen from Lithuania

seen from Netherlands
seen from China
seen from Russia
seen from United States

seen from Hong Kong SAR China
seen from United States
seen from China
soluklanmak.
Sana sarılmalar biriktiriyorum... Sana özlemler biriktiriyorum...
Biliyorum bir gün bütün bu özlemlerim son bulup sarılacağım...
Ellerimiz kavuşacak ve biz yeniden soluklanacağız.
Yeniden sakince derin nefesler alabileceğim...
bir mavilik
-kim +ben -kiminle +seninle -nerede + yeni pazarlarda -ne zaman +sonsuz zamanlarda bir mavilik süzülüyor seninle üzerimizde bir mavilik altımızda derin bir mavi sonsuzluk sarıyor içimi koşuyorum soluksuz kalana dek koşuyorum sana, bana, bize bir mavilik buluyorum soluklanıyorum sen de, ben de, biz de
Hayattan dışarı çıkıp soluklansam diyorsun.
Hayattan dışarı çıkıp soluklansam diyorsun.
Boşa kürek çektiğimi sanıyor ama diyorum ki buralarda gökyüzü daha güzel. Biraz durup izleyeyim dedim, tabii her an ilerlemiyorum sana göre. Ama bu dinlenme o kahvelerin tamamına bedel. Sadece derin bir şekilde soluklanıyorun, hepsi bu.
Bir soluklanalım.
Şöyle büyükadamların takıldığı bir kahvede soluklanasım var.
Arka fonda bir Ahmet Kaya şarkısı çalsın.
Kulak kabartayım yanımdaki amcaların muhabbetine,
bir elimde türkkahvem, diğer elimde seksenlerin ara sokak siyasetini anlatan bir kitap.
Karşı masam da cicim aylarında bir çift otursun.
Hafif bir rüzgar esintisi olsun, deniz kokusunu getiren.
Bir kaç kavak ağacı az ötede dans etsin.
Ceplerimd…
View On WordPress
Bazen hayallerinize ulaşmak için, düşen yapraklarınızın üzerinde soluklanırsınız... Mehmet Deveci