Kıymetli Şeylerin Tanzimi - Sezen Ünlüönen
Bu kitabı övebilmek için kitaptaki cümleler gibi cümleler kuramazsam kitabın değerini düşürür müyüm diye biraz endişeliyim. Bunun yanına bir de çok geniş olmayan kelime dağarcığımı ve hayatta bir şeyleri seyrekçe beğendiğimi de eklediğimizde, hayranlık duyduğum bir kitabı başkalarına methederken o hayranlığın niceliğini yeterince anlatamayacağım da beni endişelendiriyor. Tüm bu gerginlikten kendimi kurtarıp biraz kitaptan bahsedeyim desem bu kez de konuyu yüzeysel geçmek zorunda kalmak beni üzüyor. Hiçbir şekilde bu kitaba dair gerçekten ne hissettiğimi açıklayamayacağım için de sanırım bundan vazgeçmem gerekiyor. Kitapsa bunların tersine, sadece bende olduğunu düşündüğüm ve kimseye tam olarak açıklayamadığım bir hissi, bildiğim kelimeleri yan yana koyarak somutlaştırıyor. Beni bana da anlatıyor.
“Gülendam o güne kadarki hayatını - farkına bile varmadan- hep bir şeylerin hazırlığı olarak yaşamıştı. Sanki o güne kadar yapıp ettikleri bir tür ısınma, alışma devresiydi de bir an gelecek aniden gerçek öz hakiki yaşamı başlayacak, bugün yaşananlar hatıra olarak bile elde kalmayacak, iz bırakmayacaktı.”










