İyi ki doğdun Tevfik Fikret!
Düşünce ve eserleriyle Türk edebiyatı ve ülkemizin çağdaşlaşma sürecine fikrî önderlik eden; yazar, şair ve öğretmen Tevfik Fikret, 158 yıl evvel bugün dünyaya gelmişti.
seen from United Kingdom

seen from Germany
seen from Germany
seen from United States
seen from T1
seen from South Korea

seen from United States
seen from United States
seen from Russia
seen from Australia
seen from Iraq

seen from Singapore

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States
seen from Russia
seen from Iraq
seen from United States

seen from Germany
seen from United States
İyi ki doğdun Tevfik Fikret!
Düşünce ve eserleriyle Türk edebiyatı ve ülkemizin çağdaşlaşma sürecine fikrî önderlik eden; yazar, şair ve öğretmen Tevfik Fikret, 158 yıl evvel bugün dünyaya gelmişti.
Stad'ın boşluğu artık çamurdan bir çayır, masanın üzerinde şaşkın bir kedi ve finalde yine bir banliyö treni...
Tevfik Fikret'in "Yağmur" şiiri Ankara'nın fırtınalı atmosferine ritm tutar gibi...
“Küçük, muttarid, muhteriz darbeler
Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz…”
I love Ankara, i love the rain...
Bahar, güzelliği ve çabucak geçişiyle sevgiliye kavuşmanın ta kendisidir.
Tevfik Fikret.
BUNLARI BILIYOR MUYDUNUZ ?
CAHİT SITKI
Küçükken yaramazlık yaptığı için babası tarafından pencereden aşağı sarkıtılmıştır. O günden sonra ölümden korkmuş ve eserlerinde hep “ölüm” temasını işlemiştir.
NAZIM HİKMET
Nazım Hikmet’in en değişik özelliği devamlı beyaz pantolon giymesiydi. İlham geldiğinde aklındaki sözleri hemen beyaz pantolonuna not alıyormuş. Tüm dünyanın tanıdığı bir şair olmak, böyle değişik özelliklere sahip olmaya bağlıdır belki de.
Bursa cezaevinde ıslak ıslak çok dayak yediği için onun en büyük korkusu su olmuştur.
ÖZDEMİR ASAF
"R" leri söyleyemeyen şair...
Bir gün matbaadan çıkıp Karaköy’e gitmek için bindiği taksinin şoförü sorar:
“Neğeye biğadeğ?” Utancından “Kağaköy” diyemez, “Eminönü” der. İner. Oradan Karaköy’e kadar yürür.
YAHYA KEMAL
Hiç evi olmamıştır. Ölene kadar otelde yaşamıştır. Nazım Hikmet’in annesine aşık olmuştur.
TEVFİK FİKRET
Aynı zamanda iyi bir ressamdır. Evinin planını da kendisi çizmiş ve evine isim veren ilk şairimiz olmuştur. En büyük takıntısı: Sol tarafında kimseyi yürütmemek.
AHMET HAŞİM
Hastalık derecesindeki takıntısı ise: Toprak yemesidir. Haşim’in şiirlerinde hep gün batımı, gece, ay ışığı, hüzün olmasının sebebi çirkin olmasından derler.
TOMRİS UYAR
Üç büyük şairi ( Turgut Uyar, Cemal Süreya, Edip Cansever) kendisine tutsak eden kadın… Bahsi geçen güzel.
CEMAL SÜREYA
Sevgili Cemal soyismindeki iki y’den birini bir iddia sonucu kaybetmiştir. Evet, soyismi tek “y” ile yazılıyor.
ORHAN VELİ
Ölümü belediyenin açtırdığı bir çukur yüzündendir. Çukura düşmesi sonucu başından yara almış ve ölüm sebebi bu olmuştur.
CEMİL MERİÇ
En ünlü sözleri kitap okumak üzerine olan Cemil Meriç gözlerinde oluşan bir rahatsızlık nedeni ile yazıları okumayacak duruma gelmiştir. Gözleri göremez duruma geldiğinde ise yakınlarının yardımı ile yazmaya devam etmiş hatta en verimli eserlerini gözlerinin görmediği dönemlerde kaleme almıştır.
SABAHATTİN ALİ
Sabahattin Ali su gibi Türkçesi ile kitaplarını kaleme almıştır. Kısacık ömründe hayata her daim pozitif düşüncelerle bakan Ali diksiyon takıntısına sahipmiş. Yanlış telaffuz edilen bir söz duyduğunda hemen bunu düzeltme girişiminde bulunurmuş. Hatta bu durumundan eşi Aliye Hanım oldukça rahatsızmış olur bunu da kendisine söylermiş. Sabahattin Ali bu olayı arkadaşlarına “ Aliye hanım bana bu yüzden fena içerliyor. Karı koca ağız tadı ile kavga edemiyoruz. Kavganın ortasında tutup diksiyon yanlışlarını düzeltiyorum” diye anlatırmış.
AHMET ARİF
Türkçeyi en iyi kullanan şairlerimizden Ahmed Arif aynı zamanda Zazaca, Arapça ve Kürtçe dillerini de biliyordu. Ata binmeyi daha küçük yaşlarda öğrenen Arif şahlanmayan ata binmezdi. Yaşamının büyük bir bölümünde günde 4 paket sigara içen Ahmed Arif tam bir sigara tiryakisiydi.
HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR
Kulağa sevimli gelen bir alışkanlık! Unutulmaz filmlerden olan Gulyabani filminin esinlenildiği aynı ismi taşıyan kitabın yazarı Hüseyin Rahmi Gürpınar temizlik hastasıymış. Öyle ki, bu özelliğinden dolayı hiç evlenmemiş ve devamlı eldivenleri ile gezmiş. Kendini sosyal ortamlardan soyutlayan büyük yazar evde örgü örmekten çok hoşlanır. Yurtdışından yeni örgü modelleri getirtirmiş. Aynı zamanda örmediği ve yazmadığı zamanlarda mutfağına kapanır ve ev reçelleri yaparmış.
YAŞAR KEMAL
Yaşamı boyunca Türk edebiyatına sayısız eser bırakan usta kalem Yaşar Kemal çocukluğunda pek bir talihsiz olaylar yaşamış. Babası Van’dan göç ettiği sırada yanına aldığı Yusuf isimli bir çocuğu kendi çocukları ile birlikte büyütmüş. Yusuf’un camide namaz kılarken babasını kalbinden bıçaklayarak öldürülmesine tanık olan Büyük yazar 12 yaşına kadar kekeleyerek konuşmuş. Sağ gözündeki durum ise daha küçük yaşlarda eniştesinin kurban kesmesini izlerken bıçağın bir anda fırlayarak Yaşar Kemal’in gözüne gelmesi ile kör olmasına neden olmuş.
ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
Söylenenler göre Ümit Yaşar yirmi üç kez, kendi sözlerine göre de üç kez intihara kalkışmıştı.
1973 yılında Ümit Yaşar Oğuzcan’ın on yedi yaşındaki oğlu Vedat Oğuzcan, Galata Kulesi’nden aşağı atlayarak intihar eder. Rivayet odur ki, cansız bedeni yerde yatarken avucundaki kağıtta bir not yazılıdır: “Baba intihar öyle edilmez, böyle edilir!”
Çok acı hikayeleri varmış, hepsini rahmetle ve özlemle anıyorum.
Bazı insanlar vardır ki, sen onlara hayatını adarsın, her şeyini verirken onlar seni sadece bir seçenek olarak görürler. Senin çabaların gözlerinde hiçbir şey ifade etmez, her adımın sana geri dönmeyen bir boşluktan başka bir şey bırakmaz. Senin mesajlarına saatler sonra cevap verirler, ama bir kelimenin ne anlama geldiğini asla anlamazlar. Sen hala bir umutla beklerken, onlar bir başka yolun peşindedirler, seni sadece zaman geçirilecek biri olarak görürler. Ama bir noktada uyanırsın. Bir an gelir ki, görürsün: Bu insanlar seni hak etmiyorlar. Onların hayatında seni bir seçenek yapanlar, seni bir köşeye atacak kadar kalpsizler. Senin sevgine, emeklerine, hayallerine değer vermek bir tür zulüm olur onlara. Ve işte o an, o acı verici kararı verirsin: Bırakmak. Bırakmalısın, çünkü bazı insanlar seni sevmek için doğmamıştır. Senin değerini anlamadıkları sürece, onlara bir parça dahi sevgini vermek, kendi kendine ihanet etmektir. Değerini bilmeyen, seni hak etmeyenlere bir şans daha vermek, en büyük hatadır. Bırak, çünkü unutulmaya layıklar ve sen onların kaybı olmayacaksın.
🌚
Sevgi misin, umut musun, sevinç misin sen?..
"Yazık ki hayallerimiz ne kadar parlak ise gerçekte o kadar karanlık içinde kalıyoruz."
-Senin İçin, Tevfik Fikret
Sarmış ufuklarını senin, gene inatçı bir duman.
Beyaz bir karanlık ki,
gittikçe artan ağırlığının altında her şey silinmiş gibi...