Hayatta ne için savaştığımı bugün kendime tekrar hatırlattım. Yaşadığım tüm zorlukları kenara koyuyorum. Koymak zorundayım, zira bu şekilde yaşamanın bir anlamı olduğunu hissedemiyorum. Sosyal medyada saçma sapan hikayeler paylaşmayı bırakalı çok oldu. Zaten geçim derdi, mükemmeliyetçilik derken yaş ilerledikçe hem kendi problemlerimle hem de ülke problemleriyle boğulmaya başladım. Şimdi bazılarınız diyecek belki, hangimiz boğulmuyoruz ki diye… Haklısınız, haklıyız. Uzun zaman oldu yazmayalı. Yazacak çok şey var, ama duyguları, durumları ifade edecek kelime yok. Yine de bir yerlerden başlamak istedim. Pazartesi günü kendime 1 saat hediye edeceğim; bir şeyler yazabilmek, beğendiğim alıntıları sizinle paylaşabilmek için. Haftasonum zorlu bir sınava hazırlanmakla geçecek. Pazartesi günü ufak da olsa bir mükâfatım olacak. İnsan her şeyi dışarıdan beklememeli. Bizi en çok mutsuz eden şeylerden biri de bu zaten. Değer, hediye, sevgi beklemeyin; bunları kendinize hediye edin önce. Siz kendinize değer vermez zaman ayırmazsanız kimse bunu yapmamaya başlıyor sizin için. Harika bir haftasonu geçirmenizi diliyorum. Sağlıcakla kalın…
Yıldız TOKMAK












