
seen from United States
seen from China
seen from China
seen from United Kingdom
seen from United States
seen from United States

seen from France

seen from Poland
seen from China

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from China
seen from Türkiye
seen from Brazil
seen from Thailand
seen from India
seen from Russia
seen from Malaysia
seen from South Africa
Bugün birkaç hayalime daha ölüm emri verdim.
Yazıyorum yine balkonda cümlelerimi yıldızlara,
Bu sefer elimde kahve yerine bir kadeh içki ile.
Kafam güzel olma yolunda,
Zihnimin içinde güzel olan bir tek sen varken.
Dönüp dolaşıyorsun zihnimin karanlık koridorlarında,
Ne arıyorsun diyorum buralarda.
Zihnim bomboş bir tünel zannediyorum,
Fakat boş zannettiğim her yerden bir adet sen çıkıyorsun.
Sen kimsin bazen onu da seçemiyorum,
Hele ki şu an hiç seçemiyorum.
Ölmek için yalvarırken aklıma geliyorsun,
Lanetler okuyorum zihnimdeki sana.
Her gece içiyorum neden içtiğimi bilmeden,
Her gece kafam güzelleşiyor yıldızlara bakarak.
Yıldızlar bana bir ninni misali huzur veriyor,
Kimse bunu bilmiyor lakin.
Sen bile bilmiyordun düşün,
Sen bile o kadar yakından tanımıyordun beni;
Beni en yakından tanıyan kişi iken bile tanımıyordun beni.
Her şeyimken hiçbir şeyimdin aslında,
Hiçbir şeyimken bile her şeyimdin oysa.
Ne yazdığımı bilmeden bu satırlarım sana,
Ne yaptığımı bilmeden bu hallerim sana.
Hayat daha da zorlaşıyor bu anlarda,
Hayat hep zordu oysa ki.
Ölüm çok cazip geliyor insana,
Peki neden intihar etmiyoruz o zaman?
Bunun cevabını arıyordum yana yakıla.
Yeter diyorum kendi kendime,
Yeter bu son kadeh,
Dilim damağım kuruyor düşüncelerden dolayı,
Son bir kadeh daha diyorum kendime,
Son bir kadeh.
Sonra n'olacak diyor bana kalbim,
Sonrası ölüm diyor bana beynim.
Çoğu insan kalbini dinler her zaman,
Fakat ben her zaman beynimi dinleyen biri olmuştum :)
Son mektubum bu sana,
Son feryat figan sana ağlayışlarım bu sana.
Bir daha ne duyacak, ne göreceksin beni.
Bunları özleyeceksin bile ant içerim,
Özleyeceksin ki beni düşürdüğün bu hâlin bir bedeli olsun.
Hoşçakal beni sevmiş gibi davranan kişi,
Hoşçakal son umudum olan kişi.
Veeee her ne olursa olsun şunu aklınızdan çıkarmayın :
Hayat ta tüm zorluklara rağmen göğüs germeye çalışmak bile bir insanın gücünü gösterir, pes etmeyin umudunuzu kaybetmeyin.
Size değer veren , önemseyen, seven o kadar çok insan var sizin bile farkında olmadığınız. Kendinize yıkılmadım diyebileceğiniz sürece kimse sizi yıkamaz. Seviliyorsunuz ve bu en büyük destekçiniz :)
Eğer ben seni affetsem, geceler seni affetmez, gözyaşlarım affetmez.
Yine gecenin bir yarısı,
Uyku tutmayan halimle oturuyorum balkonda.
Bakıyorum müptelası olduğum yıldızlara,
Tek yoldaşım olan o yıldızlara bakıyorum.
Gözlerimin altları mosmor,
Ruhum can çekişiyor,
Bedenimse dimdik hiçbir şey olmamış gibi ayakta.
Gözlerime bakan uykusuzluk der,
Gözlerimi gören ruh yorgunluğu der.
Zaten bu zamana kadar gözlerimi gören de olmadı.
Gördüklerini zannedenlere şöyle bi' bakıyorum,
Mazi olarak kalmışlardı benim için oysa.
Sadece biri var o mazide,
Ayrıntı olarak köşede duruyordu.
Bir o yaklaşmıştı gözlerimi görmeye.
O da gitmişti, başaramamıştı.
Sorun da etmedim zaten...
Sadece, küçük çocuğun duyduğu bir umut kırıntısı işlemişti kalbime,
Gittiğinde canımı yakan tek şey buydu,
Umut.
O gittiğinde umut etmeyi de bırakmıştım,
Artık hiçbir şeye umut etmiyordum.
Gerek de duymuyordum.
Umut etmek kadar aciz bir duygu yoktu kanımca,
Umut edecek kadar aciz duruma düşmemiştim daha da.
Bizim bir hikayemiz, romanımız yoktu belki de ama,
Bizim için yazılan küçük bir paragrafın sonu şöyle bitiyordu;
Sen geldin,
Umut ettim.
Sen gittin,
Umut etmeyi bıraktım.