Don't miss out on this juicy tourist information!
seen from Russia

seen from United States
seen from United States

seen from Chile
seen from China
seen from United States

seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from Yemen
seen from China
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from United States
seen from China
seen from China

seen from Hong Kong SAR China

seen from United Kingdom
seen from United States
seen from China
Don't miss out on this juicy tourist information!
kind of biblically accurate angels
Vaha (gender selectable, F/M)
they're romanceable, so long that you're able to catch them.
known as simply The Spirit amongst your crew, they're believed to be the cause of the curse. You know they're bound to the ship -in the true sense of the word- unlike you. you don't remember if they truly are the reason for this, or if they are a victim of it as much as you are.
you seem to be the one they're the most familiar with, but who truly is this elusive, mysterious spirit?
Kadın o gün o evde hıçkırarak ağladı, gökyüzü ona eşlik etti.
Kadın kendince kaybetmişti fakat kazanan adam da değildi.
Hard to keep live plants in secret rooms after all
كمبوند فاها نيو زايد Vaha New Zayed
كمبوند فاها نيو زايد هو اخر المشاريع المميزة في قلب الشيخ زايد، والذي حرصت الشركة على توفير كافة الخدمات والمميزات به.
Vaha?
Belki de bu devasa çölde bir vahaya rastlamışımdır nihayet. Güneşten aldığı yakıcılığıyla bedenimi kavuran, canımı acıtan milyarlarca kum tanesinin içinde küçücük bir vahadır belki de ulaştığım bu yer.
İnsan yaşlandıkça belkiler, sanırımlar nasıl da artıyor cümlelerinde. Kesin kanaatler, yargılar komik gelmeye başlıyor düşündükçe. Ve gittikçe umut etmekten uzaklaşıyor birçok şeyi. Çünkü zamanla umut, kaygı verici bir hisle özdeşleşiyor ruhunda birikmiş tüm hayal kırıklıklarıyla.
Tüm gençliği boyunca seraplar arasında dolanır durur zavallı ruhlar. Seraplar göz alıcıdır, büyüler insanı. Ruhuna bir deniz gibi doluverir. Aldatıcı güzelliği gelip geçicidir, bilirsin. Gözlerini açtığında yılların geçtiğini ve kurumuş bir bedende boğulup kaldığını fark edersin. Kavurucu çöl sıcağı alev alev yakıp geçmiştir nefesini.
Asıl soru şudur: Bir insan, gerçekten bir diğerinin vahası olabilir mi bu hayatta? Bir insan, diğerine sadece ferahlık vermek için, nefes aldırmak için öylece durabilir mi kızgın kumların ortasında, hiçliğin göbeğinde, sabırla? Herkesin, her yerden ve herkesten kolaylıkla çekip gidebildiği şu kısa hayatta beklentisiz bir sevgi var edilebilir mi gerçekten? Peki ya binlerce yerinden kırılmış bir kalp önyargısızca kucaklayabilir mi bu sevgiyi? Tek bir damla suya hasret kalmış, kavrulmuş bir bedeni suyla doldurabilir mi bir vaha? Bu kadar kurumuşken boğulmaktan korkmak komik midir acaba?
İnsan acı çekmeye, kaybetmeye ve hatta yalnızlığa bile alışıyor, durumu kabulleniyor. Ama bunlara alıştıkça da yeni mutluluklara set çekiyor. Çünkü alışılmıyor hayal kırıklıklarına. Bir tek de ona alışılmıyor belki de. İşte tüm bu duygular ömründen akıp gittiğinde artık gerçek bir vahayla karşılaştığında tanıyamaz oluyor onu başta. Seraptan ayırt edemiyor hatta bazen. Ama gerçekten bir vaha olabildiğinde bir insan diğerine, o diğeri yıllarca alamadığı o ilk nefesi bütün vücuduna doldururken canı çok acısa da ikna oluyor gerçek olabileceğine, yeniden doğduğunu hissedercesine. Kana kana içiyor suyundan, yaşam akıveriyor kurak ruhuna. Kenara itiyor yaşanmışlıklar kutusunu. Umutsuzluğu kaldırıyor hemen rafa. Çünkü o ilk nefesle aynı anda bir neşe doluyor tüm vücuduna. Tüm bedeniyle varlığını hissediyor kendisinin. Bir süredir onu unuttuğunu hatırlıyor. Kuşatılmış, korunmuş hissediyor. Gömülüyor o vahaya. Orada kalmak, kaybolmak istiyor onunla.
29.07.2023 - İstanbul