Çocuk psikolojisini içinde barındıran filmleri çok seviyorum.Bu da onlardan biri.. İzlemek isteyenler Mubi Koleksiyondan bulabilir.
Vecide (2012)
Dir. Hayfa el Mansur
seen from Türkiye

seen from Germany
seen from China
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Indonesia
seen from Maldives
seen from China
seen from Singapore

seen from Türkiye
seen from Türkiye

seen from United Kingdom

seen from United States

seen from United Kingdom
seen from China
seen from Romania
seen from China
seen from United Kingdom
seen from Indonesia

seen from Malaysia
Çocuk psikolojisini içinde barındıran filmleri çok seviyorum.Bu da onlardan biri.. İzlemek isteyenler Mubi Koleksiyondan bulabilir.
Vecide (2012)
Dir. Hayfa el Mansur
wadjda, 98 dk, imdb: 7.6, 2012
Leydi Diyon, Prenses Mahmut ve Vecide’nin Hikayesi
Küçük büyük demeden herkesi seven Leydi Diyon ne diyeceğini bilmiyordu. Genelde Bilecik sarayında geçirdiği günlerde, her gün bir başkasına bir hikaye anlatır ve her ne derdi varsa buna çözüm bulmasını sağlardı. Şimdi ise ,havanın soğukluğundan olsa gerek, Prenses Mahmut’ un sarayın bahçesindeki hurma ağaçlarının çok hasta olması sebebiyle yaşadığı üzüntüsünü bir türlü geçiremiyordu. Bunun için cevapları bir arama motoru dışında nerede arayabilirdi? 1300 yıllarından beridir bilecikte ,google fiber sağolsun, İnternet pek hızlıydı. Zaten Kral, bütün ülkeye ücretsiz yüksek hızlı 8 milyon G gücünde kablosuz internet bağlantısı sunmak için zamanında yapılmış en büyük sosyal hizmet projesini başlatmıştı. Leydi Diyon bu soruna çözüm bulmak için heyecanla emretti “hemen bahçede favori mekanıma, bir bilgisayar kurulsun”. Hizmetkarlar teknolojik emirler almaya alışıktı. Ancak oda büyüklüğündeki bilgisayarlandan birini bahçeye kurmak sanıldığından daha zor bir işti. Bir hizmetkar “Ama Leydim, isteğinizin hemen gerçekleşmesi için, bir kaç bin yıl geçmesi ve diz üstü bilgisayarların ve hatta tabletlerin üretilmesi lazım” dedi. Leydi bu duruma başta sinirlenir gibi olsa da hemen kabul etti. Doğruydu çünkü hizmetkarın söyledikleri. Üstelik hizmetkarın söylediği şey çok inovatif bir yaklaşımdı. Bilgisayarların diz üstünde olması. Fantastik…
Bunun üzerine Leydi Diyon sordu, “Adın nedir”. “İsmim Vecide’ dir” dedi hizmetkar kadın. “Vecide mi?” o da ne olsa gerek diye aklından geçirdi Leydi Diyon. Antik bir isim miydi bu? Yoksa teknolojinin keşfinden sonra modernleşme etkisinde yeni üretilmiş bir kökenden mi geliyordu? Bir süre düşündü ve artık bu çağda bir ismin yada insanın kökenlerine olan bağlılığı sorgulamanın çok ilkel bir davranış olacağını ve leydilere yakışı kalmayacağını düşündü. Bu esnada, Vecide cevapladı “İsmim Samanyolundan binlerce kilometre uzaklıktaki bir galaksinin merkezine yakın bir noktadaki güneşinin adıdır” dedi. Leydi Diyon şok. “O zaman evvelden tezi yok, bir bilgisayar geliştirilmesini emrediyorum. Dizlerimin sınırını aşmayacak ve benimle her yere gelebilecek bir alet. Bu sürecin koordinatörünü ise Vecide olarak atıyorum.” Vecide şok. Ama Leydim… diyerek bir cümleye girecekti ki lafını Prenses Mahmut böldü, “Ama leydim, ben bunca vakit, çaresiz, hunhar hurma ağacı hastalığının bende yarattığı hüznün ardında bir gül gibi solacak mıyım?” Leydi Diyon bu soruya çok hazırlıklı değildi. Düşündü. Çok geçmeden en mantıklı çözüm önerisini buldu, “Evet” dedi. Prenses Mahmut şok. Üzüntüden hızla bıyıkları dökülmeye başladı. Bıyıklar döküldükçe Prenses Mahmut’ un güzelliğine başlangıçta herkes bir zeval geliyor sandıysa da bir anda farkedildi, Prenses Mahmut miss world güzeline bin basar bir güzelliğe erişmişti.
Vecide, Prenses Mahmutun güzelleşmesinin şokunu da atlatınca farketti ki sıradan bir hizmetkar kadından, şimdi bir teknolojik yeniliğin geliştirilmesinden sorumlu bakan olmuştu. Yoksa bakan olmamış mıydı? Leydi bakan demiş miydi? Bu anlam çıkarımıydı dediklerinden bilemiyoruz. Ama Vecide’ nin çok mühim bir pozisyonu olduğu kesindi artık. Üstelik Prenses Mahmut’ un bıyıkları dökülünce aklına epilatörü keşfetmek de gelmişti. Bu fikri bir süre daha ertelemeye karar verdi. Zaten kadınların derdi başından aşkındı. Üstelik hem kadınlar hem erkekler bıyıklı kadınları pek seviyordu. Henüz güzellik üzerine öyle rönesans estetiği etkileri yapışıp, moda devlerinin ortaya çıktığı kapital yıllara girilmemişti. Dolayısıyla kadının imajı medya tekelinde kontrol edilmiyordu. Medya yoktu. Sadece sosyal medya vardı. Henüz baskı ve kopyalama teknolojileri geliştirilmediğinden tüm yazışmalar internet üzerinden yapılıyordu. Neyse…
Çok zaman geçti, Vecide yaşlandı, Leydi Diyon’ un ahı gitti vahı kaldı, Prenses Mahmut kurudu öldü, dökülen bıyıkları Louvre müzesinde sergilenmeye başladı derken, Vecide diz üstü bilgisayarı yaptı. Bahçeye koydu. Projenin tamamlandığı gün çok heyecanlıydı. Ha bu arada Vecide’ ye verilen ünvan, Bakan değildi. Vecide Kaptan-ı Derya oldu zaman içerisinde. Online savaş stratejisi simülasyonlarına olan düşkünlüğü sağolsun, kasıp kavurdu bütün dünyadan generallerin filolarını. Şimdi ise bahçede heyecanla eserinin yanında dikilmiş duruyordu. Ölçüleri 45cmx30cm olan, derinliği ise 3cm olan bir diz üstü bilgisayar yapmıştı. Zaten en boy ölçüsü Leydi Diyon’ un bacaklarından alınmıştı. Her ne kadar Leydi Diyon şimdi çırpı bacaklı bir kadın olsa da sorun etmemişti bunu, gençlik yıllarının ölçülerinde kalmasını istemişti aletin.
Projenin tamamlandığının ve bahçede beklediğinin haberini alan Leydi Diyon tahtından fırlayarak kalktı. O kadar hızlı kalktı ki iki bacağı da oracıkta kırılı verdi. Acılar içerisinde bağırarak artık dizlerinin üzerine bilgisayar koyamayacağını farketti. Sesleri bahçeye kadar yankılandı. Vecide bunları duydu ve anladı. Anladı ki artık bir önemi kalmamıştı geliştirdiği projenin. Çaresiz çöpe attı diz üstü bilgisayarı. Sonra iki hafta içerisinde epilatörü üretti. Çok para kazandı. Çok ünlü oldu. O kadar ünlü oldu ki ilk bıyıkları olmayan kadın Prenses Mahmut’ un bıyıklarının konulduğu müze bile ziyaretçilerden gelen para ile karına kar kattı. İnsanlar önünde selfi çektirir, bıyıklarını almadan önce, Prenses Mahmut’ un kıllarının önünde bıyıklarını burmaya gelip haç yapar oldu.
Vecide de adı “Kraun" olan bir şirket kurdu, kadınlarla yetinmeyip erkeklerin göğüs ve kalça kıllarını da almaya yönelik cihazlar üreterek, kıllı erkeklerden hoşlanan geylerin fantezilerine ket vurarak kariyerine devam etti. Sonunda CEO oldu.
18.12.2015
Wadjda, 2012 Hayfa el Mansur
Eleştirisi; http://www.filmloverss.com/vecide/