Demişlerdir ki: Velînin bir sıfatı da, kendisinde hiçbir korku halinin olmamasıdır; çünkü korku, ya ileride sevilmeyen bir şeyin başa gelmesinden ileri gelir yahut sevilen bir şeyin ileride elden kaçırılacağı endişesinden kaynaklanır. Velî ise, içinde bulunduğu vaktin derdindedir. Onun için gelecek beklentisi yoktur ki, (ileride olacak veya olmayacak) bir şeyden korksun.
Velî için (Allah'tan başka) bir korku olmadığı gibi bir ümit ve beklenti de yoktur. Çünkü ümit, ya sevilen bir şeyin ele geçmesi veya hoşlanmadığı bir şeyin ortadan kalkıp gitmesi için olur. Bunlar da şimdiki halde değil, ileride olacak şeylerdir. (Velî hali ile meşguldür, gelecek beklentisi ile avunmaz).
Velînin bir alâmeti de kendisinde herhangi bir üzüntü ve kederin bulunmamasıdır. Çünkü hüzün, kalbin katılığından (ve hakikate perdeli oluşundan) ileri gelir. Kim başına gelen şeylere rıza aydınlığı ve ilâhî emirlere uyma rahatlığı içinde olursa, artık onun için herhangi bir üzüntü olur mu?
(Kuşeyrî Risâlesi)












