Sevgili insan, biliyor musun.
Eskiden bir ben vardı ve bir de öteki.
Artık öteki yok
Çünkü ben yokum.
Şimdi tek bir şeyiz hepimiz.
Ve hiçbir şey.
Hiç ve tek arasında gidip geliyor varlığımız.
Sıfır ya da bir.
Bir ya da sıfır
Aynı anda hem bir hem sıfır.
Bilgisayar olsak ikili sistem derdik adına belki Ama ne var ki insanız ve ne desek yetmiyor tanımlamaya.
Ve canım insan,
Seni anlıyorum.
Zıt görünen tercihlerini bile.
Mesela
Sana et yememeyi seçtiren nahif vicdanını da anlıyorum
Kurban kesmeyi gerekli gördüren inancını da.
Anlıyorum seni artık.
Her gün biraz daha çok hem de.
Konuşmasan da benimle aynı dili.
Bazen ana dilimiz bile aynıyken.
Başka başka olsa da dünyalarımız
Hatta aynı odanın içindeyken bile.
Sen beni bense seni hiç tanımazken.
Ben seni, sen de beni çok iyi tanıyorken aslında.
Hiç görmediğim diyarlarda da olsan
Şu içimde taşıdığım yaşamak yükü, seninkinin tıpkısı.
Anlıyorum,
Neden o çiçekli bahçede oturduğunu, bir ot gibi
öylece.
Koca okyanusun içinde neden bir fanusta yaşadığını veya.
Neden ayağa kalkmadığını
Kulaklarını neden tıkadığını
Başını neden başka yere çevirdiğini.
Tüm bunları yaparken,
Hiçbir şey yapmazken yani
Kendini böyle olması gerektiğine nasıl da inandırdığını.
Anlıyorum
Neden kaçtığını,
Bile bile o bozuk yola neden saptığını,
Kendinden neden vazgeçtiğini
Özündeki o cılızlamış sesi neden orantısız bir güçle bastırdığını.
Kötülükten başka şansın olmadığına nasıl inandığını.
Neden kural aradığını,
Kurallara neden tahammül edemediğini,
Kendin olmak için nasıl çabaladığını,
Ve kendin olmaktan nasıl korktuğunu.
Neden tebrik edemediğini başarıyı.
Üzülmek bu kadar kolayken,
Neden sevinemediğini diğeri için.
Neden sımsıkı tutunduğunu bir ipe.
Neden koparıp attığını
Ve neden şüphe duyduğunu iplerin hepsinden.
Neden bunu tercih ettiğini.
Ya da şunu tercih ettiğini.
Neden bunu tercih edeni sevip şunu tercih edeni dışladığını.
Onlar ve biz haline neden getirdiğini hepimizi.
Ve bir de "onlardan" nefret etmek yetmeyerek bizi de parça parça edip, sadece minicik yeni "biz" ini sevmenin nedenini.
Anlıyorum.
İstiyorsun ki aynın olsun herkes.
Sen kendinin doğru olduğuna aşırı eminsin,
O kadar eminsin ki,
Karşındakinin de kendi doğrusundan en az senin kadar emin hissetme ihtimali bile önemsiz.
"Hayır, benim dediğim olacak, çünkü doğru bu!"
Anlıyorum.
Benim asla saygı duymayacağım şeyler var ama bana daima saygı duyulsun diye tutturmanı da anlıyorum.
Anlıyorum
Niye tüm bu tantana
Ömür denilen şu kısa günde.
Evet, anlıyorum.
Ama güzel insan, anlamak hak vermek demek değil.
Evet artık bir şeyleri anlıyorum.
Daha doğrusu, anlar gibiyim.
Bunlar ve birkaç şeyi daha.
Peki geri kalan sonsuz şey.
Onları anlamıyor anlamıyor anlamıyorum.
Ama ah insan, inanır mısın.
Bu yormuyor beni.
Beni, anlamak yoruyor.
Bilmemek yormuyor.
Bilmek yoruyor.
Bilmediğimi bilmek,
Belki hiçbir şeyi anlamadığımı, sadece anladığımı zannetmiş olma ihtimalimi bilmek.
Sevdenur Rabia
28. 07. 2020















