Misplaced Lens Cap
occasionally subtle

Origami Around

if i look back, i am lost
taylor price

oozey mess

Kaledo Art

roma★
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
todays bird
Cosimo Galluzzi
Game of Thrones Daily
Show & Tell

tannertan36

#extradirty
ojovivo
Peter Solarz
Keni
will byers stan first human second
seen from United States

seen from Liechtenstein

seen from United States

seen from Australia
seen from India
seen from Colombia
seen from Mexico
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from Malaysia

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from Australia
@tombiksair
Tahta pencereler Soğuk buz gibi kaldırım Avaz parçalanıyor Isınmıyor hiç Kara dumanda boğul Görsen utanırsın Yaşasan Yaşanmıyor Çok yoruldum Direk dipleri çöp Aydınlanmıyor Camımıda silmiyor Sürekli yağıyor Perde ardı ışık Sessiz duvarlar Tavanda yağmur tane sesleri Kediler geçiyor Başınıda seven yok Sokak lambası camdan içeri giriyor İçerside dağınık Kendine de küsmüş Kimsesi yok Çok yorgunum Neden sadece gözlerime yağıyor Yağmur Dörtlüsü yanıyor arabanın Bir köşede Sokakta çıkmaz Hangi sokak çıktı ki Salak eve kendini kitlemiş Yardım istiyor Sokakta dilenci Soluk aldırmıyorda Gerçekten çok yoruldum Az daha gitse yolu görmeyecek Çakmak satıyor Kent merkezinde 90 yaşında Hiç utanmıyor bu yaşta İhalesiz iş yapmaya Yüzüne baksan ahlaklı sanırsın Terbiyeden yoksun Kimsede sıvazlamamış sırtını Yüzünede gülmemiş Ben çok yoruldum Kafasını kaşıyor Yoksul Kafasında bitler Sularda kesik Burnunda Belli belirsiz Çocuk çığlıkları etrafta Akşama hatta birazdan olmadan Kornalarla Kaldırımda gerçekten buz gibi Kimsede kaldırmıyor İhalesizi Kimsede Yorgunum
İçimdeki sessizliğin
Çığlıklarına sebep acılar
Şurdan gidemedim
Çok hastayım
Evde bi yığın çöplük var
Kapının önüne koyamıyorum
Bir sabah herkesten önce uyanacağım
Hepinizi terkedeceğim
Nasibim değilmiş demek için
Bir ömür gitti
Dokunsalar ağlardım
O hisside hissetmiyorum
O gün öldüm
Ama günü aklımda değil
Bi çiçek bıraksalar mezarıma affederim
Ama nasılsın lafını bile duymuyorum
Çok itildim ya
Oda sevmemiş hissinin tarifi yok
Boğazdan düğümler
Düğümlerde boğalacağım
Tek el üstünde tutulduğum an
Tabutta olucam sanırım
Şu kelimeler kaleme alırken bile
Her kelimesinde mola veriyorum
Yoksa hıçkıra kıçkıra ağlayacağım
Hepinize teşekkür ederim
Ben bu kadar güçlü olmak istememiştim
Az önce gördüm seni
Eni boyuna upuzun biriyle
İçim ürperdi
Yolum yokuş sonu evdi
Şuan nerde olduğumu bende bilmiyorum
Kendimi kaybediyorum
Kendimi unutuyorum
İçime birşey oturuyor
Kalkamıyorda
Sanırım benden
Hiç birşey olmucak
Benden birşey olmazda
Yaşamak ne kadar da acıymış
Ne kadar ayıp birşey
Çok geliyorsun
Sığamıyor
Bi kaldırıma dahi seni hor görüyor
Ne kadar kabusmuş yaşam
Kabuslarım bile daha kalabalıktı
Dar geliyor
Nefes alırken yaşam
Ben buraya çokum
Ki uzaktanda olsa
İçime de sığamıyorum
Kimseye derdimi soramıyorum
Ağlamaktan başka çare bırakmadın
Baksan göğsümde koca bi yarık var
Ama hala oralardayım
Birşeylere üzülüyorum da
Canım her yandığında bayılıyorum
Ben buraya sığamıyorum
Komşumun kedisi ölmüş
Herkesten çok ağladım taziye de
Ben hiç babamın gözyaşlarını görmedim
Gerçi başımı sevdiğini
Oğlum dediğini de duymadım
Kendi içime sığamıyorum
Fazla oluyorum
Taşamıyorum da
Dokunamıyorum kendime
Gölgelerde hissediyorum
Yaşımı
Gerçi ne zamandır
Bunu yaşıyorum
Ne zamandır
Nefes alamıyorum
Bazılarını hiç unutamıyorum
Kimseye anlatamıyorum
Herkese yetiyorum da
Kendime geç kaldım
Artık yazamıyorum
Elim kalem tutmuyor
Duygularım ölüyor
Ben gülüyorum..
Öyle acıyor ki solum
Soldanım
Daha fazla günah etmeden
Zalimlere benzemeden
Alsın yanına istiyorum
Çünkü gerçekten çok yoruldum
Ağlarken nefes alamıyorum
Evde ağlayamıyorum
Sokakta insanlar
Midem kalkıyor artık ağlamaktan
Göğsüm yorgun
Sadece ona anlatabiliyorum
Çok yoruldum demekten başka
Bir kelime dahi gelmiyor aklıma
Çok yorgunum
Hayat kendimi özel zannetmekle geçti
Oysa bir ur gibi yaşadım
İçime attıklarımmış beni hasta eden
Gece uyutmayanlar onlarmış
Her baktığım çevrem iyi
Kim düştüyse koştum kaldırdım
Ben düşerkende sormadılar
“Nasılsın”
Kendime hissizleşmişim
Kendimi tanımadan bu yaşıma geldim
Umut var mı
İnan bilmiyorum
İnan kaçıyorum kendimden dahi
Kimseye yük olmamak için
Herkesin yükünü sırtlandım
Kendi yüküm için geri döndüm
Hep anlaşılmak istediler
Anlamadan yargıladırlar gittiler
Ne kadar çabalasamda
Olmuyor
Ne ilerim var gidemiyorum
Kendimi affedemiyorum diyince
Aklıma herşey geliyor
Bişeyler anlatıyorlar
O an aklıma düşüyor bir saçma düşünce
Onuda affedemiyorum
Çok düşünüyorum
Pişmanlıklar
Vazgeçişler
Dökülen gözyaşları
Uzanıyorum ve düşünüyorum
Gökyüzünde
Tavanda
Unutamıyorum
Dikiz aynasına bakmaktan
Vazgeçmeliyim
Kendimden vazgeçmemeliyim
Çok yoruldum
Olur olmadık yerde sinirlenip
Vurup kırasım geliyor
Anneme sığınıyorum
Onada birşey anlatılmıyor
Kafaya takıyor
Yorgunum çok aşırı
Olur olmadık konuşuyorum
Kendi kendime
Deli sanmasınlar da
Telefonu açıyorum hemen
Ondanda nefret ediyorum
Kimseye anlatamıyorum
Varsa yoksa yazıyorum
Biliyorum ki anlattığım
İki gün sonra vurur beni
Asla saklamaz içinde
Biliyorumda
Vazgeçemiyorum kendime anlatmaktan
Neye yorgunum kime kırgınım
Hepsine
Herkese
Ama en çokta kendime sanırım
Bir kendimi affedemiyorum
Pişmanlıklar değil bunlar
Kurduğum hiç bir hayalin peşinde koşamıyorum
Bişeyler hep arkamda
Ve sürekli beni çekiyor
Bu yüzden de kendimi suçluyorum
Bahanelerden kaçamıyorum
Ben kendimi de sevmiyorum
Kararmış hava
Gökyüzünde gözyaşları
Silemedim hiç
Benimde silen olmadı
Kendime yaslandım öyle yürüdüm
Kimseye güvenmedim
Muhtaçta olmadım
Kendime yaslandım yürüdüm
İki yudumda
Bi kaç adım daha
Nefessizim
Nefretimden
Nefes almayı unuttum
Uyuttum kini mi
Öfkelerin gözüne uyku girmedi
Unutmayacağım
O gün sıra bana geldiğinde
Sizide uyutmayacağım
Herkes kapısını kapatınca
Ardını bilemezsin
Nasıl geldiğimi buraya
Ben dahi bilmiyorum
O köprü üstünde az içmedim
Dua ettim biri itsin diye
Ölmedim
Burdayım
Günahımla
Soluk soluğa
İnancım yok
Mahçup geçiyor bir ömür
Kafa hep başka yerde
Bacaklarım tedirgin
Ümitsiz
Geldi geçti bir ömür
Bazı lokmalar öyle dizilmedi boğazıma
Her akşam bayatını yedim ekmeğin
Buruk oldum en iyisini yerken herkes
İnan bakmadan fiyatına yiyemedim
Sularımı temiz içemedim hiç
Kana kana doyamadım da
Bir gün temiz gidemedim eve
Birisine muhtaç olmanın
Kırıklığını asla bilemiyeceksiniz
Küsüp gitti içimde herşeye dair hevesler
Çünkü hepsi kaldı boğazımda
Şansta yok ki
Babam itti önüme bayatları
Bir gün de iki kelam güzel söz etmedi
Varım dedim
Kendime yeterim dedim
Anama yetemedim
Kendimde konuya dahil
Sigara dindirdi biraz
Oda yokuşlarımı kesti
Her köşe başı soluk soluğa
Hayatı kovalıyorum sanırsın
Konu sigara aslında
Ben o treni çok oldu kaçıralı
Şu köşeyi dönsem yakalarım dediğim
Her köşede tökezliyorum
Beni yakın gördüklerim sevmemiş
Başkasından beni anlamasını bekleyemezdim
Bazı geceler vardı
Açı açına uyumuşuz
Öyle ki aklımdan çıkmıyor
Soba yanmıyordu
Zehirlenirmişiz
28 yaşına gelince anlıyorsun
Hiç bir sapa gelmeyişinin ağırlığını
Her köşede mahçup
Her köşede gözlere okyanuslar
Geceleri yastık ıslatmalı
Duyulmasın diye sesin
İçene ağlıyor insan
Ya bi köşede sıkarım kafama
Ya dası yok
Bahçeme senin için
Bir bir güller diktim
Solmadan gel de gör
Gör ki sevin
Gör ki açsın yüzündeki gülücüklerde
Kalbimdeki kelebeklerde
Geç kalma fazla vaktim kalmadı
Mezarımda sularsın aynı gülleri
Gelip sarsman gerek beni
Zaman çok hızlı gidiyor
Yaşanmamışlar için
Pişman olmadan
Bir umut daha var
Oda ölüyor kadın
Kokunu almıyorum
Bi eksiklik hissediyor bedenim
İçimde yoğun bir boşluk
Acıtıyor içime işleyen şu yoksulluk
Bazen diyorum ki
“Şu içime batanın
Sen olduğunu bilmesem kaktüs derdim”
Adımlar anlamsız
Herşeyi görüyorumda
Zihnim uykuda sanki
Geçtiğim hiç bir adımı hatırlamıyorum
Boğazımda bi yumru var
Yutkunsam geçerde
Yutkunamıyorum
Bu da beni haliyle boğuyor
Gece gökyüzüne anlatıyorum
Hava kararıyor
Ardından yağmur
Gecenin aydınlığıda kayboluyor
Bir kağıda yazılabilirdi güzelliğin
Elim varmaz
Elim gitmezde
Korkarım
Nasırlı ellerim tutmaz kalem
Aklım ermez sana değer cümleler
Değmez en iyi kelimeler sana
Uzunca sana
Başlasam yazmaya bitmez
Yetmez sayfalar
Bir ömür yetmez
Her köşeye bırakıyorum
Seni
Anımsatan sözler
Özlüyorum kokuna dokunamıyorum
Sensizlikle yaşlanıyorum
Sensizliğe alışıyor
Kendimi affediyorum
İçimde bir çocuk var
Her gece susmuyor
Sular seller uyuyamıyorum da sesinden
Bir susasarsa eğer
Son bulur belki uykusuzluk
Bunca düşünce
Bazen elinden tutsam diyorum
Nereye götürsem
Koşsam onunla
Bu seferde ben ağlıyorum
Eve giriyorum annem var
Dışarda hınca hınç insan
Hiç bir yere sığamıyorum
Şu içimdekinin
O çocuk olduğunu bilmesem
Kaktüs der geçerdim
Her kabuk bağlamış yarayı kanatır durur
Hatırlatır hayalleri
Hiç ulaşamayacağım hayalleri
Üzgünüm küçüğüm
Ben ayakta zor durmaktayım
Eve gelmek istemiyorum
Evden çıkmak istemiyorum
Göğsümün bi tarafları ağrıyor
Acıyor alevler içinde
Gözyaşları söndürmüyor
Alevin dumanları
Boğazımda yutkunamıyorum
Çok ağır geliyor yaşam
Çok zor geliyor yarına uyanmak
Uyuyamıyorum
Uyusam bile kısa sürüyor uykular
Dinlenemiyorum
Göğsüm rahat gün görmüyor
Sadece sigaralarla iyi anlaşabiliyorum
Neye dokunsam ağır geliyor
Sözcükler ağır geliyor artık
Kimseyle konuşmak istemiyorum
Kimseye anlatamıyorum
Kimseyi istemiyorum.
Gerçekten istemiyorum
Nefes almak bile