Castle of St. Peter - view from English Tower over castle and towards Bodrum on mainland
Halicarnassus - April 1907
No title available

@theartofmadeline
hello vonnie
Noah Kahan
YOU ARE THE REASON
I'd rather be in outer space 🛸
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

Origami Around

Game Changer & Make Some Noise

Love Begins
taylor price
todays bird
macklin celebrini has autism

roma★

blake kathryn
NASA
The Bowery Presents
Sweet Seals For You, Always
No title available
Interview Vampire Daily

seen from United States

seen from United States

seen from United States

seen from New Zealand
seen from United States

seen from El Salvador
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from United States

seen from United States

seen from United States
@tourismdatabase
Castle of St. Peter - view from English Tower over castle and towards Bodrum on mainland
Halicarnassus - April 1907
Date taken: December 1899
Photographer: Gertrude Bell
Location: Ephesus - Turkey
Modern location: Ephesus
Subject date: Hellenistic/ 1 -2nd C
Source : Gertrude Bell Archive - '' Newcastle University Library ''
Türk milletinin tabiat ve âdetlerine en uygun olan idare Cumhuriyet idaresidir. 1924 (Atatürk’ün S.D. III, S. 74)
Gelecek nesillerin Türkiye de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz!Bilâkis, Türkiye’nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de tereddüde düşmeyeceklerdir.
Onlar, kolaylıkla anlayacaklardır ki, çürümüş bir hanedanın, halife unvanıyla başının üstünden zerre kadar uzaklaşmasına imkân kalmayacak surette muhafazasının mecburî kılan bir devlet şeklinde, cumhuriyet idaresi ilân olunsa bile, onu yaşatmak mümkün değildir. 1927 (Nutuk II, S. 831)
Cumhuriyetimiz öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir. Cumhuriyet bedava da kazanılmış değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı yapmağa hazırız. 1923 (Atatürk’ün S.D. III, S. 71)
Temeli büyük Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı bedbahtlardır.
Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri olmaz. Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz yürümeğe devam edecektir.1926 (Atatürk’ün S.D. III, S. 80)
Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Lübnan "Heliopolis" Baalbek'te bulunan Antik Çağ'dan günümüze ulaşmış en güzel ve en iyi durumdaki tapınaklardan birisi. M.S. İkinci yüzyılın sonlarına doğru inşa edildiği düşünülüyor.
Peripteral plana uygun olarak inşa edilen tapınağın 50 adet korint düzeni sütunu bulunuyor ki bunlardan tapınağın ön tarafındaki 6 tanesi yivlidir. Sütunların uzunluğu ise şaşırılacak bir uzunlukta 21,5 metredir. Ön cephesinde 8 adet sütun bulunması nedeniyle octastyle bir tapınaktır. İç tarafında ise tapınağın iki kenarında 6'şar adet yivli korint tarzı duvara bitişik yarım sütunlar yer almaktadır.
Yine yapının içinde bir küçük tapınak daha yer almaktadır ki tanri Bacchus (Yunanlar Dionysos derler)'ün kült heykeli bu küçük tapınakta yer almaktaydı.
Temple of Bacchus at Baalbek - '' Lebanon ''
Kültür ve Turizm Bakanlığı, bünyesindeki 105 müze ve ören yerinin de gişe ve kontrol sistemlerini özelleştirmek için düğmeye bastı. Bundan böyle bakanlık bünyesinde bulunan 105 müze ve ören yerinin işletmesini de özel sektör üstlenecek. Özel sektör bu müze ve ören yerlerinden elde edilen gelirin sadece yüzde 20’sini bakanlığa verecek.
Evet yanlış okumadınız %20 sini bakanlığa verecek .
Muze, tarih oren yeri bilgisi olmayan kisiler buralara nasil sahip cikar?
Binlerce işsiz arkeolog ve turizm universite mezunu varken neden güvenlik firmalarına alınan vasıfsız insanlar çıkarılacak bu tarihi güzelliklerimizin vitrinine?
Su anda hediyelik esya satisi yapan mekanlar, önlerindeki ayrik otunu temizlemekten acizlerken dünyaya kendimizi bu şekilde mi lanse edeceğiz ?
Şehit çocuklarının giremediği Efes Antik Kentine kim nasıl bir aidiyet hissi duyuyor.
Trabzon'daki Ayasofya Müzesinde yılda 70-80 bin ziyaretçi alan bu yerde tuvaletlerin keyfe keder ücretlendirilmesi ve bu yolsuzluktan elde edilen gelir daha dün gibi hafızalarda değilmi ?
Bergama Müzesinde çalışanların elektronik bastıkları biletleri yırtmayarak tekrar satış yapıp yolsuzluk yaptıklarının belgelenmesinin ardından kaç gün geçti?
Özelleştirme ile gelen olumlu havanın hissedildiği sektörler yok değil fakat bazı alanlar vardır ki korunması ve elde tutulması kaçınılmaz olan .Ören yerlerimiz , tarihi zenginliklerimizin uğrayacağı deformasyon ve özelleştirme kapsamında şirketlerin bünyesinde çalıştıracağı elemanların ziyaretçiler ile girecekleri diyaloglar şu an kafanızda canlanıyor olmalı .
Turizm'de sezonu uzatma çabaları ve alternatif turizmi canlandırma mücadelesine alınan bu kararın ne kadar destek olacağını önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz.
Semih KUŞKAYA - '' Özelleştiremediklerimizdenmisiniz ? ''
Eski bir Rus hapishanesi olan Karostas Cietums oteli, bu özelliğini hala korumaktadır. Resepsiyona vardığınızda, elinize kelepçeler takılıyor, size ait tüm eşyalara el konuluyor ve tatil süresince sadece ekmek ve su ile besleniyorsunuz.
Otel her yıl, 1 mayıstan 1 ekime kadar açık kalıyor. Ayrıca otelin perili olduğuna dair söylentiler de bulunmaktadır. Tatiliniz sırasında garip sesler duyar, eski mahkumlardan birinin hayaletini görürseniz şaşırmayın.
Karostas Cietums Hotel
Günümüz reklamcılık sektöründe ürünün marka değerini arttırıcı örnekleri bulmak gerçekten zor. Hele ki ticari kaygı ile tüketicinin algı metabolizmasını yerle bir edecek reklamlar gün geçtikçe artmakta.
Rakiplerimizin ürünlerini kullananlara : '' Babalar gününüz kutlu olsun '' - Durex
Tahtalıköy Turizm : '' Sürat , Konfor , Emniyet ''
Metro city girişindeki tabelada '' Biz sizi havada karada severiz '' - ETS
Bir iç çamaşırı reklamı '' Ya incir yaprağı ya biz ''
Samsun'da özel bir hastane '' Morgun kapısına kilit vurduk ''
Bir çok banka reklamında %20 leri bulan faizler yerine '' Dosya masrafsız size özel 0.7 faiz ile anında kredi '' anında! yani hemen banka kapısından girer girmez hiç birşey sormadan parayı elinize sıkıştırıyorlar.Vampirliklerini sevimli gösterme çabaları ile bankalar bu kategoride öncü rol üstleniyorlar.
Yurdum insanının bu yaratıcılığı söz konusu olunca bu örnekleri çoğaltmak mümkün.
Bu alanda yine ayrıcalıklı olmak için gerçeği yansıtmayan sloganlar ile turizm sektörü de gayet formda.
En Gizli Yer :Kime göre, neye göre? Sen pek dolaşmıyorsan ve önüne çıkan ilk garip yeri “en gizli yer” olarak lanse ediyorsan bu senin dar dünyanın bir yansıması.
Güneşin hiç batmadığı yer : Güneşi , sıcağı seven insanlar tabiki var ama hep güneş altında olmak istemeyenlere bu durumu neden empoze ediyorsun !
Sakın Kaçırmayın : Peki, kaçırırsam ne olur? Gelip kulağımı mı çekersin! Neyin kaçırılıp neyin kaçırılmayacağına izin verinde gezgin olarak bizler karar verelim.
Egzotik : İşte bu kelime bende nefret sularını dalgalandıracak kadar etkin. Ne egzotiği Allah aşkına! Farklı mı demek istiyorsun ?, sen yabaniysen sana her şey egzotik zaten.
Cennet : Bu beklenti yelpazesini sonuna kadar açan bir cümle . Turist otele bir gidiyor , sabahın 6'sında aylak gibi şezlonglara saldırıyor yer kapmak için. Kahvaltıda yumurta için savaş zamanlarındaymışçasına azimle kuyruk bekliyor 2 saat .
Hazine : Cidden gidilen yerde hazinemi var? Fiilen bir kazıya katılıp hazinemi bulacağız ?
Nefes kesen : Soruyorum, tarif ettiğin şeyi görünce cidden nefesin mi kesildi. Yani fiilen nefessiz mi kaldın. Ne gerek var bu kadar abartıya?
Akdeniz'in Ege'nin Karadeniz'in İncisi : Sahili yosun taş dolu , denize girmek için bot giymen gerekli ama inci ! Otellerin alt yapı sorunlarının bitmediği ülkemizde turistlerimize kendi dışkısı ile selamlaşarak yüzme fırsatı sunuluyor bu inci gibi olan sahillerimizde.
Geri dönmek istemeyeceksiniz : Pardon ? Napacaksınız dönmek istemeyenlerle bir koloni mi kuracaksınız ?
Reklamlarımızın dürüst , samimi ve insanlara salak muamelesi yapılmadan kurgulanması umudu ile ..
Semih KUŞKAYA - '' Algı Hırsızları ''
Mimar Dang Viet Nga tarafından, ünlü usta Antoni Gaudi'ye ithafen, onun çizgilerine sadık kalınarak yapılmış olan bu otelin her odasına bir hayvanın adı verilmiş.
Da Lat kentinde bulunan bu otele yerliler “deli evi” diyorlarmış.Geleneklerine oldukça bağlı Vietnam’da gayet sıradışı mimarisi ile dikkat çeken bu otelde kuşlar, ilginç örümcek ağları, alışagelmedik hayvanlar da görmek mümkün. Asimetrik inşa edilmiş odalar, dönen koridorlar, farklı odaları birbirne bağlayan köprülerle tamamen gizemli bir atmosfer oluşturulmuş sıra dışı bir yapı.
Hang Nga Guesthouse Otel - '' Da lat , VIETNAM ''
Brain Chocolate
Tortuga Restourant
Courage
Homeless
Graffiti on the wall of the hotel.
Baskı insana doğru bildiği şeyi yanlış yaptırır.
Hangimiz yaşamadı bu sendromu okullarda ?
Impact !
An Egyptian noble of the Eighteenth Dynasty hunting birds with a boomerang and decoys. He stands in a reed-boat which floats amidst the papyrus clumps, and a cat retrieves the fallen birds. In the boat with him are his wife and son.
British Museum
From a Theban Tomb - Painting
A relief of the Saitic Period, representing an old man playing upon a harp, and a woman beating a drum. Offerings of food and flowers are placed before them.
Alexandria Museum
Photo by E. Brugsch Pasha