Flaunt Magazin - Kris Wu
Tek bir şey söyleyelim : Kris Wu ile pek ortak noktanız yok.
Çin doğumlu, Kanada’da büyümüş artist’e farklı olarak, büyük ihtimalle uluslararası gişe hasılatında 550 milyon dolar brüt çeken bir filmde asla oynayamazsınız.
Aynı zamanda, bahse girerim ki , ülkenizden iTunes listesine single ile #1 olan ilk kişi olamazsınız. Her zaman elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağınız gibi, büyük bir Avrupa moda evi için bir kampanya yürüten Çin mirasının ilk kişisi olma ihtimaliniz gün geçtikçe daha da azalıyor.
Ancak, eğer bu size bir teselli olacaksa, bugün Dünya gezegeninde, 27 yaşındaki Wu gibi küresel bir ün ve şöhret kazanmış olduğunu iddia eden az insan var.
Ve yine de, muhtemelen onu hiç duymadığınızı çok iyi biliyor. Onunla bir mayıs gecesi, Koreatown’da Break Room 86'da (karaoke bar) tanıştığımda, bunu değiştirmek için çok fazla şey yaptığını açıkladı bana.
“Bazı insanlar benim aptal olduğumu düşünüyorlar — takımım bile bana bazen eve dönüp (Çin) çok para kazanabileceğimi söyler.”
Wu, halihazırda üstlenmekte olduğu değişen kariyer geçişi hakkında şunları söylüyor: “Çin'e, eve dönersem ve belli bir yapımcıyla çalışmak istediğimi söylediğim an aynen şöyle olur” *parmağını şıklattı* (Ç/N: Her istediği anında olur anlamında)
“Ama ben hepsinden vazgeçtim ve buraya geldim” dedi. Herhangi bir sorun olmadan, duyacağınız sinir bozucu bir ses, Wu. Sık sık bu kadar kaba tutum sergilemez, genellikle sorulara havalı ve sakin bir cevap verir — bu kuşkusuz, hem doğuştan gelen özgüvenin hem de yıllarca süren medya eğitiminin sonucu.
Bu açık yanıt isteyen bir soru, esasen : Amerika'da ve Kore'de bir efsane olarak kendini kanıtlamış olan biri, liste başarısı arayışı içinde Amerika'ya yerleştiğinde yeniden baştan başlamış gibi mi hissediyor ? Fakat eğer ilk başta savunma yaparsa, hızlı bir şekilde daha keskin bir tavır takınır.
“Çin'de müzik ile çalışan ve yaşıtım olan hiç kimsenin bunu yapmaya cesaretleri yok” dedi Wu, boynunun etrafındaki şahane tenis zincir, bardaki düşük ışığın bir parıltısını yakalıyor. “Evdeki çocuklara (Çindeki) bunun yapılabilir olduğunu göstermek istiyorum. ”
Ama ilk olarak, Kris Wu'nun bu dünyası hakkında bir tanıtım yapalım, tabi bunu sizin ilk girişiniz olarak varsayarsak. (İsminin telaffuzu - “W” yumuşak, bu yüzden “woo” (wu) dan ziyade “oo” (u) ya fonetik olarak daha yakın)
Kanada'ya çocukken ailesiyle göç ettikten sonra Wu, 18 yaşında SM Entertainment adlı bir yetenek yönetim şirketi tarafından keşfedildi. K-Pop gruplarının nasıl bir araya getirildiğini ve çıkartıldığını merak ediyorsanız, SM Entertainment gibi şirketler doğrudan kaynak bunun için.
Wu da dahil olmak üzere on iki genç adam, EXO adı altında birlikte seçildiler, hazırlandılar ve bir araya getirildiler. Pitbull-esque club pop'tan Bieber-esque club pop'a uzanan bir ses ile EXO, 2012 yılında Asya müzik pazarını temelden fethetti. On yıldan fazla bir süredir platine giden ilk Koreli kökenli sanatçılardı. Şarkılar çıkardılar. Video’lar yayınladılar. Sonuç: 21 yaşında, Wu milyonlarca fanatik hayranı, arenalarda tur tarihleri ve bir mega yıldızlığın sağladığı tüm erişim ile dolu bir programa sahipti.
Ama 2014 yılında, Wu, bir erkek bandında olmakla birlikte mikro yönetimden ve yaratıcı baskıdan bıkmıştı ve ondan önce tek başına solo sanatçı olarak devam etmeye karar veren Justin Timberlake gibi solo olarak devam etmek istedi — ancak SM Entertainment ile yaptığı kayıt sözleşmesinden, “insan haklarının ihlali” ile ilgili hâlâ etkin bir mahkeme davasıyla meşgul olmadan önce değil.
Bu içerik çok gibi görünüyorsa, hikaye asıl burada çılgınlaşıyor.
2014 yılında Wu sadece ilk kez “Kris Wu” olarak kaydedildi. (Doğum isminin aslında Li Jiaheng olduğu göz önüne alındığında korkutucu alıntılar olabilir.)
Her ne kadar artık resmi olarak kendi başına duruyor olsa da, ilk yayınladığı şey - Tiny Times 3 adlı ana akımı Kore olan bir film müziği parçası - hala KPop idi : gitarın yayları, piyano sesi ve “Yağmur damlaları rüzgarla çiçeklere savruluyor” gibi sözlerle. Ancak ufukta bir seri büyük yeniden yapılanma vardı.
2015'ten itibaren Wu, Çin gişesini fethetti. 2015 ve 2016 yılları arasında altı Çin filminde başrol oynadı. Bu « The Mermaid » filmi, ülke tarihindeki en yüksek hasılat yapan film haline geldi. Burberry ile bir kapsül koleksiyonu yaptı. Met Gala’da kırmızı halıda yürüdü ve Justin Bieber ile birlikte NBA All-Star Ünlüler Maçında oynadı. Daha önce bir yıldız olsaydı, o şimdiye Asya kıtasının üzerinde sallanan, büyük bir paparazzi mıknatısı olurdu.
Ama yine de, Wu memnun değildi. Bir sonraki geçiş Çin realite TV programı « The Rap of China » ile geldi. Akıl almaz bir yetenek yarışma programı, Rap aslında « American Idol » gibi, ama şarkıcılar yerine genç Çinli rapçiler katılıyor.
Yüksek reytinglerin nedeni programda Wu'nun rolünün küçük bir rol olmaması, ve ayrıca rap kültürünün Çindeki ilgisinin patlamasından sorumlu olarak görülüyor — Wu, Simon Cowell kalıbında sürekli yargılayan jüriden uzak.
Çinli seyircilere, yarışmacıların umutlarını elmas mikrofonuyla yok eden, yüce bir badboy rapçi olarak takdim edildi. (eğer bu kulağa harika gibi geliyorsa, bunun nedeni harika olması) Ve bu, büyük ölçüde, Amerikan hip-hop’u Çin pazarına eklemeye çalışan Wu'nun versiyonu.
“Müzik ile Doğu ve Batı için köprü olmaya çalışıyorum” diyor. “Müziğin Jackie Chan'ı olmak istiyorum - böylece Çin müziği hakkında konuştuğunuzda, benimle ilgili konuşursunuz.”
Eğer bu hırslar kulağa büyük gibi geliyorsa, Doğu ve Batı'yı birleştirmek açısından oldukça büyük bir başlangıcı olduğunu düşünenilirsiniz.
2017’de Travis Scott ile “Deserve” adı altında bir şarkı yayınladı, ki bu şarkı modern hip-hop formülünün tüm göstergelerini içeriyor. iTunes indirmelerinde 1 numaraya ulaştı ve büyük Amerikan şirketleri dikkatini Wu'ya verdi. Universal, daha önce görülmemiş bir uluslararası anlaşmaya imza attı.
Şimdi, Wu, birçok dilde kaydedilen ve yayınlancak olan “melodik tarzı rap” albümünün ilk uzun metrajlı albümünü hazırlıyor. Bir çıkış tarihi henüz sabitlenmedi, ancak önümüzdeki altı ay içinde bekleniliyor. “Sadece kırmaya çalışıyorum” diyor bana. “İnsanlar seslerimin ne hakkında olduğunu bilmiyor olabilirler ve albüm onların öğrenmeleri için.”
Wu, milyonlarca sosyal medya takipçisini güvenilir bi şekilde indiren ve stream yapan baza dönüştürmeyi umuyor.
Universal ve Burberry gibi Batı'nın çıkarları, Wu'yu destekleyerek ne yaptığını biliyorlar. Giderek küreselleşen bir kültür geleneğinde, tüm seyirciler eşit seviyede durmakta ve Çin daha fazla ekonomik egemenliği üstlendikçe, milyonlarca insanın orta sınıfa geçmesiyle birlikte, dünya üzerinde daha önemli bir pazarı olmayabilir artık. Bu, Pasifik'in iki tarafındaki büyük önbellek ile birkaç figürden biri olan Wu'yu, uluslararası hip-hop alanında son derece kârlı ve güçlü bir adam haline getirebilir. Onu hiç duymamış olsanız bile. Henüz.
Flaunt Magazine x Kris Wu Film : https://www.youtube.com/watch?v=Geaq93FKpsQ














