Aslında böyle değildi hikayenin doğrusu
Ne ben müdahale edebildim
Ne de bir an evvel gelsin istedim sonu
Olmayana çağrı gibi
Hiç dinmeyen ağrı gibi
Her gece bir öncekinden daha zavallı gibi
Doğru cevap bende ama nedir acaba bunun sorusu?
Var olma korkusu.
Ve içimde duvarlara, kayalara tırmanan o çocuklar
Ne gün gelir, ne iş olur da
Birazcık uslanırlar?
Beynime saplanan ağrı,
Sorusuz binlerce cevapları
Avuçlarına boşaltsam kuytuda
İçin rahatlar mı?
Senin içinde benim karakterime uyacak
Şöyle sakin bir köşe var mı?
Gözlerimi kaçırmadan bakıyorum gözlerine
Aramızda var biliyorum
Aşağı yukarı ikibindörtyüzonbeş kilometre
Bu mu engel?
İlüzyondur kilometreler
Bir varmış bir yokmuşlara gebe
Ve gerçeklerden fersah fersah uzak
Anlatılmış tüm hikayeler.
Eskimiş gibi yüzün ya da eskitilmiş
Mary Jane'e yakınsın
Ama gülüşün tahrip edilmiş
Söyle kim özlememiş?
Görmeden özlenir miymiş?
Bu gemi aslında çoktan geçip gitmiş ama
Kıyı güvenli, huzur güvenli, güven önemli
Anla.
Bence hâlâ biraz daha vakit var
Havanın kararmasına.
Ah bu karmaşa.
Bulanıklaştıkça görüşün ve batmaya hazırlanırken güneş denizin bir ucunda,
Beni hatırla.
Kelimelerine sarılmışken ben sımsıkı
Bir içi var bu düşün bir de dışı,
Dal içine, korkma
Böyle yapar çünkü deniz kızları.
Benden göremeyeceksin mahvoluşa övgüleri
Ama biliyorum, eskidendi o kahramanlık öyküleri
Ne dağlar delinmeye el verişli
Ne de çöller çekici
O yüzden gerçeğe yüzümüzü dönüp
Dua değil, umut etmeli.
Güneş batıyorken hazır,
Derin derin bak
Ve gör beni.
Duygulara, hayallere, gerçeklere
Böl, bölüştür beni.
Bu içimi hınca hınç dolduran huzursuzluk
Ve bitmek bilmeyen sanrılar
Senin elinde, nefesinde sona ermeli.













