“Hüzünlü bir ruh, insanı mikroptan daha hızlı öldürür.”
The Walking Dead 🎬
Mike Driver

oozey mess
official daine visual archive
he wasn't even looking at me and he found me

izzy's playlists!
No title available
macklin celebrini has autism
ojovivo
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
tumblr dot com

pixel skylines
"I'm Dorothy Gale from Kansas"
$LAYYYTER

tannertan36

@theartofmadeline
Claire Keane
KIROKAZE

No title available
𓃗
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
seen from Ukraine

seen from South Korea

seen from Malaysia

seen from Argentina
seen from United States

seen from Malaysia
seen from Bangladesh

seen from Malaysia

seen from Germany
seen from Greece
seen from United States

seen from Germany

seen from Malaysia

seen from Pakistan
seen from India

seen from United States

seen from United States
seen from United States
seen from Mexico
seen from Malaysia
@umudunhayali
“Hüzünlü bir ruh, insanı mikroptan daha hızlı öldürür.”
The Walking Dead 🎬
"Her karanlık kendisini sonlandıracak şafağın tohumlarını içinde taşır."
Bir yürekte;
"Diego Rivera ,İlyas,Raif efendi olmak ama hiçbir zaman bir yüreğe sahip olamamak". Kendi kör kuyularını kendileri kazanlar, bir gülüşe hasret yaşayanlar. Yaşamak sadece yaşamak ise evet onlarda yaşadı ama hep "Diego" olarak.
Anadolu'da geçen bir tren yolculuğunda okuduğum bu kitap her sayfasında, "Hiç, birileriyle aynı dünyada yaşamaktan utanç duyduğunuz anlar oldu mu?" sorusunu insanın yüzüne vuruyor. Tren boz kırın sessiz ve sessiz olduğu kadar gizemli olan köylerinden, kasabaların dan geçerken bazen yazarın yaşadığı acılar bazen de Sabahattin Ali'nin ; "Memleketin civarı hep bozkır, gözünün alabildiği kadar çıplak dağlar uzanıyor." sözünü aklıma getirdi.
Yazar; bir çocuğun ,bir doktorun, bir sinema oyuncusunun, bir aydının ve en önemlisi bir insanın gözünden Anadolu'nun acılarını aktarıyor.
Sevda çok uzaklarda, yıldızların da ötesinde
Bilmem nasıl yakalarım kuşlar, kuşlar
Ya umutlar biterse
Yansa yüreğim, acısa, korksam. Ölüm gibi, ölümden beter...
Dostoyevski şöyle yazmıştır: 'Sanat, insanlık için yemek ve içmek kadar büyük bir ihtiyaçtır. Güzelliğe ve onu somutlaştıran yaratımlara duyulan ihtiyaç insanlığın ayrılmaz bir parçasıdır ve bu olmadan insan belki de yeryüzünde yaşamak istemeyebilir. İnsan güzelliğe susar, güzelliği hiçbir koşul olmaksızın, olduğu gibi, sadece güzellik olduğu için bulur ve kabul eder; ne işe yaradığını ve onunla ne satın alınabileceğini sormadan önünde saygıyla eğilir'.
Hrant Dink: “Ben üç dil biliyorum: Ermenice, Kürtçe ve Türkçe. Benim içimde bu üç dil hiç kavga etmiyorlar, barış içinde yaşıyorlar.”
Derdin varsa git denize anlat. Kedilere, bulutlara anlat. Pencere pervazında çiçeklere anlat... İnsana dert anlatılır mı hiç?