Türkiye'nin kalbi #Ankara‘nın merkezinde 6 ayda yapilan bu 3.bombalı saldırı…
almost home
I'd rather be in outer space 🛸

★
noise dept.
🩵 avery cochrane 🩵
🪼
tumblr dot com
hello vonnie

⁂
No title available
EXPECTATIONS

Discoholic 🪩
Three Goblin Art
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year
Show & Tell
taylor price
untitled
Keni

ellievsbear
wallacepolsom
seen from Israel

seen from United Arab Emirates
seen from United Arab Emirates
seen from United States
seen from United States
seen from United States
seen from Iceland
seen from Brazil

seen from United Kingdom
seen from Malaysia
seen from Canada
seen from Poland

seen from Bangladesh

seen from Albania

seen from United States
seen from United States

seen from Finland
seen from United States
seen from Ecuador

seen from Spain
@unutkanmadam
Türkiye'nin kalbi #Ankara‘nın merkezinde 6 ayda yapilan bu 3.bombalı saldırı…
Hanginiz panda olarak doğmak isterdi? I
Feminizm “erkek düşmanlığı” değil, kadının toplumda ve yönetimde erkeklerle eşit haklara sahip olmasını destekleyen düşüncedir.
Kendimi doğuya hazırlamışken Tokat a atandım. Bu aralar çok garip şeyler oluyor.
Önceden olsa hasret duyduğum her şey için savaşırdım. Fakat uzun süredir büyük bir boşvermişliğin içindeyim. Boşvermişlik kuyusundan selamlar.
ya bana çok güzel film önersenize gece tayfa
çünkü içinde rain man falan olan kesin izlemeniz gereken bilmem kaç film listelerinden öğğğh geldi
the lobster ?
Oğuz Atay Okumak İçin 20 Neden: 1) Acının sınırlarını belirleyip, en engebeli düzlemlerde bile tutunamamanın ne demek olduğunu bütün insanlara gösterdiği için. 2) Metafiziğe başvurmadan ruhumuzun röntgenini çektiği için. 3) Bazı insanların hikayelerinin, sonu intiharla bitse bile acıklı olmaktan ziyade komik oluğunu, tıpkı tutunamamak gibi hep gülünç duruma düşmenin de o insanlar için yazgı olduğunu en acıklı sözlerle ve güldürerek ve acıklı sözlerle güldürmenin trajikomedisini her satırına sindirerek herkese varoluş dersi verdiği için.
4) Tutunamayanların kapağını açtıktan sonra şırıngayı damarımıza sapladığı ve onu okuduktan sonra okuduğumuz her kitapta eksiklik hissedip (Dostoyevski hariç) biraz burun kıvırmamıza sebep olduğu için. 5) Özendiğimiz yaşamların ve o yaşamları yaşayanların aslında nasıl acınası zavallılar olduklarını anlamamızı sağladığı için. 6) Dili özgürleştirip, noktalama işaretlerini tedavülden kaldırdığı metinlerde edebiyatın gerçek gücünü gösterdiği için. 7) Başımıza gelebilecek en tutkulu okuma serüvenini vadettiği için. 8) Mühendislerin de edebiyatçı hem de en iyisi olabileceklerini gösterdiği için. 9) Okuduktan sonra ruh sağlığınızı bozduğu, rahatınızı kaçırdığı, insanlara bakış açınızı değiştirdiği, acıyı içselleştirmenizi sağladığı, kendinizi kökünden koparılmış ayrık otu gibi hissettirdiği için. 10) Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti cümlesini hak edecek tek kitabı yazdığı için. 11) Hayattaki en trajik savaşın, insanın kendisiyle giriştiği savaş olduğunu ve ne yaparsak yapalım ruhumuzun kendi çelişkilerinden sonsuza kadar kurtulamayacağını beton çivisi gibi kafamıza çaktığı için. 12) Düşünce hızıyla da yazılabileceğini kanıtladığı için. 13) Joyce ,Musil, Proust… ustalığında metinleri çeviri kirliliğine uğramadan okuyabilmemizi sağladığı, bilinç akışı tekniğini dilimizde kullanan ilk ve tek yazar olduğu, hatta-bence- “ilk türk romancısı” ünvanını sonuna kadar hak ettiği için. 14) Selim Işık gibi edebiyat tarihinin en etkileyici anti kahramanını yarattığı için. 15) Ucuz toplumculuğa başvurmadan ve hiç bir mesaj kaygısı gütmeden en çarpıcı ve yapısal analizleri yaptığı; toplumu, bireyi, bireyin kendine yabancılaşmasını, yani konformizmin tehlikelerini Palahniuk’*ten 30yıl evvel hepimize anlattığı için. *Palahniuk; Fight Clup, Kukla, Gösteri Peygamberi gibi kitaplarıyla tanınan Amerikalı anti-konformist yazar. 16) Olric’le birlikte şizofreninin edebi zenginliğini fark ettirip, okuyan herkesin keşke benim de Olric gibi hayali arkadaşlarım olsa diye düşünmesini sağladığı için. 17) Klasik okuma kalıplarını tamamen ortadan kaldırdığı, istediğimiz zaman istediğimiz yerinden açıp istediğimiz kadar okuyup ayraç kullanmadan kapatıp devam etmek istediğimizde yine rastgele bir sayfa açıp dilediğimizce okuyabilme şansı verdiği için. 18) Kitapları neyi anlatıyor sorusuna doğru dürüst cevap veremedikçe, yukarlardan bir yerden en müstehzi ifadesiyle güldüğünden emin olup, soruyu sorana bir şeyler geveledikten sonra, başımı hafifçe yukarı kaldırıp benim de O’na doğru gülümsememi sağladığı için. 19) İnsanlardan ümidini hiç kesmediği, en çaresiz zamanlarında bile, herkes ona sırt çevirmişken, onlara “canım insanlar”diye seslenmekten hiçbir zaman vazgeçmediği için. 20) “Albayım”ın isim babası olduğu için…
Ali LİDAR
Ah..
Ehliyet alınca hayatım değişir zannetmiştim ama eve yine otobüsle döndüm.
Kaç sene geçti üstünden. ne kağıt bardaktan buz dağı yapan çocuğumu unuttum, ne kütüphaneye gidince Attila İlhan okumak isteyen 4. sınıf öğrencimi, ne de bana kaptan diyen miçomu unuttum. hepsi derin iz bıraktı bende.. hepsi "iyi ki gönüllü oldum" dedirtti bana.. 5 ARALIK DÜNYA GÖNÜLLÜLER GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN.
MUHTEŞEM bir çalışma… Savaşın ve dünyanın çirkin yüzünü gösteren fotoğrafları yeniden yorumlayan ve dünyanın gerçekte nasıl bir yer olması gerektiğini bizlere tüm çıplaklığı ile (Aktivist Gündüz Aghayev ‘in mükemmel calismasi)
Rüyamda Tunalı'dan Kızılay'a doğru yürüyorum. Hava kızıllaşmış güneş batmak üzere. Ellerim ceplerimde, ağzımda bal gibi tatlı bir türkü. Meclis'in önünden geçiyorum aheste aheste. Daha çok keyif almak için yavaşlatıyorum adımlarımı. Her şeye ilk defa görmüş gibi bakıyorum. Sonra uyanıyorum.
Ankara'yı özledim
Nefes almak bile yoruyor beni yoksa bu bedenimdeki yorgunluğu başka nasıl açıklarız?
Puh be bu ne biçim hayat.