sana çok üzülüyorum zişân. annen bilseydi böyle sessiz sancıların arasında delireceğini. seni hiç doğurur muydu.
Cosmic Funnies
EXPECTATIONS
YOU ARE THE REASON
NASA

ellievsbear
Misplaced Lens Cap
will byers stan first human second
untitled
trying on a metaphor
Game of Thrones Daily
I'd rather be in outer space 🛸

@theartofmadeline

Andulka

Origami Around
Claire Keane

pixel skylines

if i look back, i am lost
Show & Tell
sheepfilms
🪼
seen from United States

seen from Indonesia
seen from Russia
seen from United States
seen from Nigeria
seen from Colombia
seen from United States
seen from United Kingdom
seen from United States

seen from Brazil
seen from Australia
seen from Malaysia
seen from Philippines
seen from Bolivia

seen from Türkiye
seen from United States

seen from Malaysia
seen from United States
seen from France

seen from Malaysia
@usqueadmorte
sana çok üzülüyorum zişân. annen bilseydi böyle sessiz sancıların arasında delireceğini. seni hiç doğurur muydu.
yalnızlığıma yenilip, düşkünlüğümü başkalarına anlatacak olduğum ender zamanlardan sonra, hep kendimden nefret etmişimdir.
nitzsche ağladığında, irvin d. yalom*
“In loneliness, the lonely one eats himself; in a crowd, the many eat him. Now choose.”
— Friedrich Nietzsche (via wordsnquotes)
“istemeden varım ve istemeden öleceğim” ,
der ve ekler pessoa,
“olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle, hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum.”
ölecek kadar bile yokum. kurşun sıksam boşluğu vururum.
bize insan olduğumuzu hatırlatan şey acı duymaktır. başka türlüsü çürümedir.
frekansı bozulmuş bir radyo. kafamıniçindekafamıniçindekafamıniçinde. sustur radyoyu. sustur şu lanet olası şarkıyı. uğultuları kes. lütfen. lütfen. sustur şu fısıltıyı.
hiçbir yerde olamamak gibi bir şeyi yaşıyorum. sorun şu ki; gitmek istediğim bir yer bile yok.
Düşüncelerimle başa çıkamıyorum, hele ki aniden kafamda bağıran yabancıların sesleri yok mu... Onlara hiç dayanamıyorum. Kafamı duvardan duvara vuruyorum susmaları için, ama tabii ki susmuyorlar. Artık duvarlar dahi bana küfür ediyor, ben herkese ve herşeye zarar veriyorum. Üzgünüm, çok özür dilerim ama pes ediyorum. Ben zarar olmaktan çok yoruldum artık kimseye ne faydam olsun ne de zararım! İnsanların deyimiyle "intihar" ama gerçek anlamının "çaresizlikle huzuru arama" eylemine geçmeye başladım. Hatta uzun zamandır böyle yapıyorum. Ama hepinizden çok özür dilerim ki, Tanrı bile beni yanında istemiyor.
ruhani yalnızlığın içinde boğuluyorsun.
An vivere tanti est?
“Yaşam bütün bunlara değer mi?“
— Maximianus
Bakışın içinde nabız gibi atan sokağı hissediyorsan ve kapkara asfaltı ölü bir deri gibi söküp atan gecenin her nesnenin içinde kıvrılarak geçişine tanık oluyor ve bu rutini korkularının ağır ağır insanlaşması olarak kabulleniyorsan, ölümle arandaki tek farkın unuttukların olduğunun bilincine varmışsın demektir. Zihninin içinde yeni bir hayatı elde etmek adına çabalayan bu korkular önce cennetten kovulmanın bir yolunu bulmaya çalışacak. Ki cennet ve cehennem adına inandığı her şeyin senin yaşadıkların olduğunu fark ettikten sonra yapması gerekeni fark edecek. O da biricik günah olarak seni kabullenmektir.
bulantılar ve ağrılar. üzerimize akşam değil hüzün çöküyor josef. söyleyemediğimiz onca güzel şey boğazımızda soluyor. bakışlar dalıyor. bak bittik.
bin yaşında gibiyim. uyusaydım daha az yaşlanırdım. bin yıl yaşamış gibi. on bin kez kadınlarla yatmış gibi. artık yorulduğumu hissediyorum, attığım adımların yavaşladığına tanık oluyorum. bir gün o kadar yavaş yürüyeceğim ki, duracağım. yakında o da olacak.
içimde kocaman ölü bir beden taşıyorum
Kendini sevilmedigine inandırmışsın annen görse üzülürdü.
"dünyada çok önemli şeyler oldu. hem ölmedim yüzükoyun. hem alnımda yeryüzü, ölürüm dediğim yerde ev yaptım."