gidecek bir yerim olmadığında buraya geliyorum
The Bowery Presents
Mike Driver
Aqua Utopia|海の底で記憶を紡ぐ
Cosmic Funnies

Product Placement
2025 on Tumblr: Trends That Defined the Year

No title available
official daine visual archive

❣ Chile in a Photography ❣
Cosimo Galluzzi

Discoholic 🪩
ojovivo
Sade Olutola
PUT YOUR BEARD IN MY MOUTH

if i look back, i am lost

tannertan36

shark vs the universe
Sweet Seals For You, Always
hello vonnie
Xuebing Du

seen from United States
seen from United States
seen from Philippines

seen from United States
seen from New Zealand

seen from United States

seen from Côte d’Ivoire
seen from Honduras

seen from United States

seen from Sweden

seen from Sweden
seen from Brazil
seen from Venezuela
seen from Brazil
seen from France

seen from Brazil
seen from United States

seen from Jordan

seen from T1

seen from United States
@vb6bo
gidecek bir yerim olmadığında buraya geliyorum
çok küçük yaştan beri üzüldüğüm her an farkında olmadan kendimi yazı yazarken bulurdum. küçücük yaşıma ağır gelen her şeyden yazılarım sayesinde kurtulurdum sanki. içimdeki hisleri gözümün önünde görmek onları içinden söküp atmak gibiydi. bilinçli bir davranış değildi bu içsel bir dürtüydü adeta. kendine yara bandı olmak için bir çözümdü. sonra büyüdüm yani her şey böyle başlar ya zaten. değişir bambaşka biri olursun. kırmamak için kırılmayı alışkanlık haline getiren o çocuktan bambaşka biri oldum. üzüldüğümde artık yazmak istemiyorum. bu düşünceden bile nefret ediyorum hatta. kırgınlıklarımı öfkemi içimden atmak istemiyorum. her an hepsini hatırlamak yakıp yıkmak istiyorum.
Silik silik hatıralar, delik deşik bilinç altım.
beklediklerim bir dağ olmuş içimde. nice depremlere felaketlere dayanmışta bir kuş konunca üstüne yıkılıvermiş. Bense ne o dağda çiçek açtırabilmişim ne de içimden atabilmişim.
Ben eskiden saatlerce yazardım.az konuşur çok dinler çok yazardım.şimdiyse uzun uzadıya bakıyorum sayfalara.hala az konuşuyorum çok dinliyorum ama yazamıyorum.sanki bir şeyler bana sus diyor.zihnim bulutlanıyor kelimeler hisler birbirine karışıyor.ne hissetmem gerektiğini ne yapacağımı bilemiyorum.öylece duruyorum.duvardaki saat durmadan çalışıyor.onu da durdurmak istiyorum.arkada durmak bilmeyen sesler var.zihnimdeki seslerle insanların sesleri birbirine giriyor.Her biri zamanla giderek büyüyor, sığmıyor içime söküp almak istiyorum onları ordan ama yapamıyorum.
içimde azıcık bir umut var ve onuda kaybedersem artık toparlayamam
paramparça olmuşum da o parçaların her biri kalbime saplanmış sanki
sahne zaten bu kadardı.sen izlemeye devam ettiğin için neden perdeler kapandı diye isyan ediyorsun.
Gözlerim kuru,ellerimse hep ıslak
eğrelti duruyorum.beni nereye koyarsan koy olmuyor sanki.güneşte bile çiçeklerim soluyor benim.
keşkeler ve acabalar arasında bir uçurumum ben
çünkü sen kötü bir şey olur diye iyi olan her şeyden kaçıyorsun
bu sefer halledemiyorum
Başım ağrıyor. Kafamda garip garip düşünceler var, sanki onlar da ağrı yapıyor gibi.
büyük bir yenilgi aldı.öyleki günlerce sustu aylarca öylece durdu.arada elinizi koyar atıyor mu içerdeki, canlı mı diye kontrol ederdiniz.içerisi tamamdı ama dışarısı çürüyordu.acıdan hüzünden ve çaresizlikten.
kaybolacak kadar bile yerim kalmadı