gidecek bir yerim olmadığında buraya geliyorum

#extradirty
todays bird
Xuebing Du
Sade Olutola
TVSTRANGERTHINGS
Cosmic Funnies

Andulka
Sweet Seals For You, Always
occasionally subtle
dirt enthusiast

roma★
almost home
let's talk about Bridgerton tea, my ask is open
he wasn't even looking at me and he found me
Lint Roller? I Barely Know Her
trying on a metaphor

⁂
Today's Document
DEAR READER
Misplaced Lens Cap

seen from United States
seen from United States

seen from United States
seen from United Kingdom
seen from Malaysia
seen from Canada

seen from China

seen from United States
seen from Belgium
seen from United States
seen from Canada
seen from Brazil
seen from United States
seen from United States
seen from Germany
seen from United States
seen from South Africa

seen from Ukraine
seen from United States
seen from Romania
@vb6bo
gidecek bir yerim olmadığında buraya geliyorum
çok küçük yaştan beri üzüldüğüm her an farkında olmadan kendimi yazı yazarken bulurdum. küçücük yaşıma ağır gelen her şeyden yazılarım sayesinde kurtulurdum sanki. içimdeki hisleri gözümün önünde görmek onları içinden söküp atmak gibiydi. bilinçli bir davranış değildi bu içsel bir dürtüydü adeta. kendine yara bandı olmak için bir çözümdü. sonra büyüdüm yani her şey böyle başlar ya zaten. değişir bambaşka biri olursun. kırmamak için kırılmayı alışkanlık haline getiren o çocuktan bambaşka biri oldum. üzüldüğümde artık yazmak istemiyorum. bu düşünceden bile nefret ediyorum hatta. kırgınlıklarımı öfkemi içimden atmak istemiyorum. her an hepsini hatırlamak yakıp yıkmak istiyorum.
Silik silik hatıralar, delik deşik bilinç altım.
beklediklerim bir dağ olmuş içimde. nice depremlere felaketlere dayanmışta bir kuş konunca üstüne yıkılıvermiş. Bense ne o dağda çiçek açtırabilmişim ne de içimden atabilmişim.
Ben eskiden saatlerce yazardım.az konuşur çok dinler çok yazardım.şimdiyse uzun uzadıya bakıyorum sayfalara.hala az konuşuyorum çok dinliyorum ama yazamıyorum.sanki bir şeyler bana sus diyor.zihnim bulutlanıyor kelimeler hisler birbirine karışıyor.ne hissetmem gerektiğini ne yapacağımı bilemiyorum.öylece duruyorum.duvardaki saat durmadan çalışıyor.onu da durdurmak istiyorum.arkada durmak bilmeyen sesler var.zihnimdeki seslerle insanların sesleri birbirine giriyor.Her biri zamanla giderek büyüyor, sığmıyor içime söküp almak istiyorum onları ordan ama yapamıyorum.
içimde azıcık bir umut var ve onuda kaybedersem artık toparlayamam
paramparça olmuşum da o parçaların her biri kalbime saplanmış sanki
sahne zaten bu kadardı.sen izlemeye devam ettiğin için neden perdeler kapandı diye isyan ediyorsun.
Gözlerim kuru,ellerimse hep ıslak
eğrelti duruyorum.beni nereye koyarsan koy olmuyor sanki.güneşte bile çiçeklerim soluyor benim.
keşkeler ve acabalar arasında bir uçurumum ben
çünkü sen kötü bir şey olur diye iyi olan her şeyden kaçıyorsun
bu sefer halledemiyorum
Başım ağrıyor. Kafamda garip garip düşünceler var, sanki onlar da ağrı yapıyor gibi.
Yaşamı buldum sandığı her yerde biraz daha yok sayılırdı
büyük bir yenilgi aldı.öyleki günlerce sustu aylarca öylece durdu.arada elinizi koyar atıyor mu içerdeki, canlı mı diye kontrol ederdiniz.içerisi tamamdı ama dışarısı çürüyordu.acıdan hüzünden ve çaresizlikten.