mutlu değilim. salt bir yalnızlıktan aldığım hazzın çeyreğini dahi mutlulukla değiş tokuş etmem. bu, kanıksadığım bir durum olmaktan çok fazla öteye taşındı. sizin hareket alanınız daraldığında duyu ve koku alma mekanizmanız dahi hassaslaşıyor. günlük bir meselenin vehametine kulak kesilemiyorsunuz. tercih ettiğiniz bir zorunluluktan çok başka bir şey bu durum. sanırım benim kendimle meselem başka bir yolda ilerliyor. bu meselenin hiçbir noktasında insan yok. bundan korkmuyorum. bu durumdan hoşnutum.
sürüklendiğimiz bir alışkanlıklar örgüsü var. belli köşeleri olan, belli zamanlara ait bir alışkanlıklar örgüsü bu itilme. hiçbir şekilde yerinden oynatılamayan bir alışkanlıklar kararsızlığı. burada hiçbir şey kendi kararsızlığıyla bir yerlere vardırılamıyor.











